Son Dakika


BU YÜZYIL AF DİLEME YÜZYILIDIR
Ümmetin Yiğit Evladı Aliya İzzetbegoviç’i Vefatının 23. Yılında Rahmetle Anıyoruz
Bizim de Suçumuz Var
AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE İNANÇ HÜRRİYETİNİN EVRENSEL SINAVI
Bir Başörtüsünden Fazlası Var, Bilesin Azerbaycan
FIRTINA VE KARTAL’IN AVRUPA ZAFERLERİNDEN PAZARTESİ DERBİSİNE…
Tarih boyunca medeniyetin, yazının ve nizamın tek bir merkezden doğup dünyaya yayıldığı gerçeği, Batılı araştırmacıların eserlerinde istemeden de olsa itiraf ettiği bir hakikattir. James Churchward’ın kaleme aldığı “Kayıp Kıta Mu” kitabı da bu gerçeğin en somut basılı kanıtlarından biridir. Kitabın arka kapağında Mısır’dan Burma’ya, Hindistan’dan Japonya’ya, Orta Amerika’dan Güney Amerika’ya kadar uzanan coğrafyalarda hep aynı evrensel sembollerin ve geleneklerin izi sürülür. Churchward bu büyük medeniyetin izini Pasifik’te arayadursun; tarif ettiği insan tipi, semboller ve nizam kurma davası doğrudan Türk milletinin köklerine işaret etmektedir.

Yazının ve Nizamın Merkezi: Aran’dan Dünyaya
Churchward’ın eserinde “Beyaz veya buğday tenli, koyu iri gözlü, yumuşak bakışlı, düz siyah saçlı” şeklinde tarif ettiği o kadim insan tipi, başka bir milletin değil, bizim atalarımızın yani Kenger’in ve Aran’ın taşıyıcılarının eşkalidir. Biz yıllardır bu topraklarda ve dünya tarihini incelediğimizde şu net hattı gördük: ANU → KENGER → ARAN → GÖKTÜRK → DÜNYA. Yazı, dil ve nizam tesadüfen elli ayrı yerde türemedi; bir merkezden çıkıp dünyaya yayıldı. Churchward coğrafyayı, sembolleri ve efsaneyi anlattı; biz ise Aran’ın 22 harfini, Göktürk’ün taşını ve Futhark’ın aslı olan damgalarımızı ortaya koyduk. İkisi birleştirildiğinde tablo netleşmektedir: Yazı da bizden çıktı, ırk da merkezden çevreye yayıldı.
Japonya ve Samoyed Türkleri Bağı
Bu bağlamda Japonya ve Samoyed Türkleri arasındaki bağ, tarihin en büyük ezberlerini bozan bir diğer delildir. Yıllarca “Kore’den Japonya’ya göç edenler” masalını anlatanlar aslında yönü gizliyorlardı. Japon tarihçilerin çalışmalarından ve köken araştırmalarından anlıyoruz ki Kore’ye giden de Japonya’ya yerleşen de Türk boylarıydı. Sibirya’dan inen Samoyed Türkleri, Pasifik kıyılarına ve adalara geçerek Jomon ve Yayoi kültürlerinin temelini attılar. Japoncada Altay dil ailesinin izleri, eklemeli yapı ve Manyo Kana’nın Göktürk damgalarıyla olan akrabalığı asla tesadüf değildir. Churchward’ın Mu haritasında saydığı Japonya, aslında Mu’nun kanını taşıyan Samoyed Türklerinin yurdudur.
Anu Medeniyeti Sonrası Üç Kol Göç
Anu medeniyeti sonrası Türkistan coğrafyasından yayılan göç dalgaları, dünyaya nizam verme davasının en büyük kanıtıdır. Bu göçler rastgele hareketler değil, bilinçli ve sistemli bir nizam yayılımıdır. Tarih bize bu büyük göçün temel kollara ayrıldığını açıkça göstermektedir:
Güney Kolu (Hindistan): ANU → KENGER → ARGUN/ARAN hattından güneye inenlerin kurduğu medeniyettir. Bunun en yakın ve parlak tarihi kanıtı, 1526’da Delhi’de kurulan Türk soylu Babür İmparatorluğu’dur. Hindistan’ı 300 yıl adaletle yöneten, Tac Mahal’i inşa eden ve sarayında Türk kültürünü yaşatanlar bu kolun çocuklarıdır. Churchward’ın Hindistan’da bulduğu evrensel semboller bu medeniyetin izleridir.
Doğu Kolu (Asya ve Uzakdoğu): ARAN → GÖKTÜRK → SAMOYED hattı üzerinden Kore, Çin içleri ve Japonya’ya uzanan koldur. Samoyed Türklerinin taşıdığı kültür ve devlet aklı bu coğrafyayı şekillendirmiştir.
Batı Kolu (Avrupa): GÖKTÜRK → FUTHARK hattıyla İskitlerden Hunlara, Göktürklerden Viking runlarına kadar uzanan ve Avrupa’nın kuzeyine yazıyı ve nizamı taşıyan koldur.
Doğu-Ötesi Kolu (Amerika): Bering Kara Köprüsü’nü aşarak Amerika kıtasına kadar uzanan ve orada türeyen koldur.

İnanç Delili: Türk Şamanı ve Kızılderili Kültürü
Dil değişmiş, coğrafya değişmiş, kıtalar ayrılmıştır; ancak en büyük delil inancın ve ritüellerin değişmemesidir. Türkistan’daki kadim Şaman inancı ile Amerika’daki Kızılderili şamanlarının gelenekleri birebir aynıdır. İkisinde de davul çalarak göğe yönelme, tütsü ve ateş yakma, totemler, hayvan ruhlarına saygı ve ata kültü tam bir mutabakat içindedir. Kan ve inanç değişmemiştir çünkü kaynak tektir: ANU.
Bugün Churchward’ın “Mu rahibi” dediği kişi Şaman’dır; o Şaman ise öz be öz Türk’tür.
Elimizdeki bu güçlü belgeler, yazıtlar, harfler ve 4 kollu göç teorisiyle birlikte tarihi yeniden yazmaktayız.
“Mu’nun gerçek sahipleri” Türklerdedir ve nizamın mührü her coğrafyada aynı damgayla vurulmuştur.
Necati YÜZÜAK
Yazarın bu yazısına bağlı olarak yazı dizisi:
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
20 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler
20 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler