Son Dakika


Filenin Sultanları Adını Finale Yazdırdı: Çin’i Set Vermeden Geçen Türkiye, Brezilya’nın Rakibi Oldu!
Batı Şeria’da Meşru Direniş: İşgalci Baskınına Karşı Halk Onurunu Savundu
Siyah-Beyazlılar Avrupa’ya Avantajla Başladı: Beşiktaş 1-0 Midtjylland
Başakşehir Rövanş İçin Umutlu: Inter Turku Engeli İstanbul’da Aşılamadı
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi Yolunda Avantajı Kaptı
Bill Gates’ten Yapay Zeka ve İklim Krizi Çıkışı: “Gelecekte İnsan Gücüne Gerek Kalmayacak”
İnsanlar “idare” ile, kurumlar ise mevzuat ile yönetilir. Mevzuat yönetimin kabuğu, idare sanatı ise özüdür. Deneyimli bir İlçe Milli Eğitim Müdürü, “Yönetimin ilk kuralı idare etmektir,” demişti. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünün bir anlamı da bu değil midir?
Mevzuat, insana hizmet amacıyla oluşturulan kurumların sevk ve idaresi için bir gerekliliktir; ancak idare sanatı tam burada devreye girer. İyi yöneticilik, mevzuatın labirentlerinde kaybolmadan, ihtiyaçlara öncelik veren kararlar alabilmektir. Bu ise hata yapma kaygısını doğru yönetebilecek bir risk alma yeteneği gerektirir.
Bir şarkıda denildiği gibi: “Onun arabası var, güzel mi güzel; şoförü de var, özel mi özel; bastı mı gaza, gider mi gider; maalesef ruhu yok, onun için şansı yok.” İnsanı merkeze alan lider ile mevzuatı merkeze alan yönetici arasındaki farkı anlamak için bu sözler çok manidar değil mi?
Bürokrasi; yönetimin özü olan “insan memnuniyetini”, kurumun kabuk kısmı olan “büro işlerine” feda etmiştir. Latince kökeniyle “masaların egemenliği” anlamına gelen bürokrasinin sonu; Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünün aksine, bir eski Türkiye geleneği olan “devlet için insan” anlayışına hapsolmaktır.
Bir yönetici, Şeyh Edebali’nin sözünü düstur edinerek göreve başladığında, önce “hiçlik makamı”nı anlamalıdır. Nasreddin Hoca’nın bir fıkrasında dendiği gibi:
– “Kimsin?”,
– “Mutasarrıf.”
– “Sonra ne olacaksın?”
– “Vali.”
– “Daha sonra?”
– “Vezir.”
– “Peki ya dahası?”
– “Sadrazam.”
– “Ondan sonra?”
– “Hiç.”
Hoca tebessüm ederek der ki: “Ben şimdiden senin en son geleceğin makamdayım.”
İnsanları birer dosyadan ibaret gören bürokratik yaklaşım belki düzen sağlar ama insanı göz ardı eder. Unutulmamalıdır ki; insanı yaşatacak yöneticilik vasfının ilk dersi, hangi makama gelinirse gelinsin, “hiçlik makamı”nı serlevha ederek vazifeye başlamaktır.
İdris ŞEKERCİ
Etiketler: adalet » Bürokrasi » Devlet Yönetimi » etik değerler » Hiçlik Makamı » Hizmet Kültürü » hoşgörü » İdare » İnsan Odaklılık » İnsan Onuru » Kamu Yönetimi » Kurumsal Kültür » Liderlik » Liyakat » Masaların Egemenliği » mevzuat » Şeyh Edebali » sosyal devlet » Yönetici Vasfı » Yönetim SanatıYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
25 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
20 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Spor, Tüm Manşetler
19 Temmuz 2026 Bilim ve Teknoloji, Eğitim, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
16 Temmuz 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler