Son Dakika


Filenin Sultanları Adını Finale Yazdırdı: Çin’i Set Vermeden Geçen Türkiye, Brezilya’nın Rakibi Oldu!
Batı Şeria’da Meşru Direniş: İşgalci Baskınına Karşı Halk Onurunu Savundu
Siyah-Beyazlılar Avrupa’ya Avantajla Başladı: Beşiktaş 1-0 Midtjylland
Başakşehir Rövanş İçin Umutlu: Inter Turku Engeli İstanbul’da Aşılamadı
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi Yolunda Avantajı Kaptı
Bill Gates’ten Yapay Zeka ve İklim Krizi Çıkışı: “Gelecekte İnsan Gücüne Gerek Kalmayacak”
Arkadaşlarım M.K.T. ve E.K. geçenlerde beni ziyaret ettiler. Güncel sohbetlerden sonra söyleşi, Osmanlı İmparatorluğu’nun son 150 yılına geldi. Arkadaşım E.K.; Osmanlı İmparatorluğu’nun son 150 yılının iyice kavranılması için bu dönemin finans tarihinin bilinmesi gerektiğini, çünkü bu dönemde Avrupa ile kurulan finansal ve ticari ilişkilerin imparatorluğun siyasi hayatını belirlediğini söyledi.
Osmanlı’nın Son 150 Yılı ve Finansal Savaşlar
Bu dönemin baş aktörleri kısaca II. Mahmud’dan başlasa da en önemli figürü II. Abdülhamid’dir. Diğer tarafta ise bir Fransız bankası olan Crédit Mobilier ve bir Avusturya bankası olan Österreichische Creditanstalt für Handel und Gewerbe vardır. Yani bu üç önemli figür, belki de 2. Dünya savaşına sebep olacak sonuçları doğurmuştur.
Crédit Mobilier, Yahudi Pereire kardeşler tarafından 1852 yılında Fransız İmparatoru III. Napolyon’un desteği ile kuruldu. Creditanstalt bankası ise 1855’te Salomon Mayer Rothschild tarafından kuruldu. Bankanın finansörleri; Esterhazy, Palffy, Schwarzenberg, Fürstenberg, Auersperg ve Chotek gibi soylu aileler olup bizzat Habsburg İmparatoru Franz Joseph’in onayı ile kurulmuş ve bankaya özel statü verilmişti. İmtiyazlı bir bankaydı; isminin başında “K.K. Privilegiert” (İmparatorluk ve Kraliyet İmtiyazı) ibaresi vardı. Bu banka, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun finans kapitaliydi. İmparatorluğun merkez bankası gibi çalışmıştı; hatta 1918’de imparatorluk yıkılmış olmasına rağmen bu banka tüm Orta Avrupa’yı kontrol etmeye devam ediyordu. 1931’de iflas ettiğinde, Habsburg da gerçekten bitmiş oldu.
Bu iki bankanın (Fransız Crédit Mobilier ile İngiliz Rothschild destekli Creditanstalt) rekabeti ve kavgası, sadece onları değil 19. yüzyıl dünyasını ve Osmanlı İmparatorluğu’nu şekillendiren bir finans savaşıdır. Bu savaşın en şiddetli cephesi ise demir yolları ve Osmanlı’nın borçlanma süreci olmuştur. Bu iki bankanın rekabeti Osmanlı İmparatorluğu’nu tamamen borç batağına sürüklemiştir. 1875’te moratoryuma gidildi (Ramazan Kararnamesi); çünkü borçların ana parası bir yana, faizleri bile ödenemiyordu.
Bu iki banka arasındaki savaşı Rothschild kazandı, Crédit Mobilier iflas etti. Ancak iflas eden Osmanlı maliyesine karşı Fransız bankaların temsilcileri ve Rothschildler, alacaklarını tahsil etmek için Düyun-ı Umumiye’yi kurdular. Abdülhamid, denge siyaseti gayesiyle borçlanma çeşidini çoğaltmak istedi ve Deutsche Bank’ı da devreye soktu. Çünkü İmparatorluk, Fransız ve İngiliz (Rothschild) bankaları arasında sıkışıp kalmıştı. Ancak bu alternatif hamle de borçların daha da artmasından başka bir işe yaramadı.
Araya girerek sordum: “Bu üç banka ve İmparatorluğun, Abdülhamid’in serveti ne oldu?”
M.K.T. bu soruyu şöyle cevapladı:
a) Sanıldığının aksine Galata bankerleri (Kamondo, Zarifis, Baltazzi vb.) ve Crédit Mobilier, Osmanlı Bankası’nı kurdu. Crédit Mobilier bir yatırım bankası olmasına rağmen, Osmanlı bütçesinin yarısından fazlası faize gittiği ve borcu borçla ödemek zorunda kaldıkları için yatırım yapmaları mümkün olmamıştır. Sonuçları da çok ağır olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Antlaşması gereği imparatorluk borçlarını Fransız temsilcilere ve Rothschildler’e son kuruşuna kadar ödemiştir.
b) Crédit Mobilier, 1932’de Banque de l’Union Parisienne ile birleşti; 1973’te ise Crédit du Nord ile bütünleşti.
c) Creditanstalt’ın sermayesi ve finansörlerinin servetleri —Mari annemden duyduklarım ve hatıra defterinde yazılanlara göre— Avrupa bankaları, bilhassa Deutsche Bank fonlarını kullanmaya devam ettiler. Bu finansör ailelerden Esterhazy, vakıf üzerinden Deutsche Bank ile çalışmaya devam etmektedir. Bu hususta anlatılan özel detaylar da söz konusudur.
Dostlarımın anlattıklarına yeri geldiğinde eklemeler yapacağım. Sultan II. Abdülhamid’in serveti hem Osmanlı döneminde hem de Cumhuriyet sonrasında büyük hukuki tartışmalara konu olmuş, devasa bir mal varlığını kapsamaktadır. Bu servet temel olarak dört ana grupta toplanmaktadır:
1. Şahsi tapuları T.C. Hazinesi’ne devredildi.
2. Yurt dışı bankalardan Deutsche Bank ve Crédit Lyonnais (Fransa)’da varlıklarının olduğu biliniyor.
3. Tahttan indirildiğinde büyük bir miktar parayı orduya bağışladı.
4. Yurt dışında kalan tapuları?
Şimdilik burada bırakıyorum.
Devam edecek…
Necati YÜZÜAK
Etiketler: Abdülhamid'in Serveti » Avrupa Bankacılığı » Bankacılık Tarihi » Crédit Mobilier » Creditanstalt » Demiryolu Siyaseti » Deutsche Bank » Düyun-ı Umumiye » Ekonomi Tarihi » Finans Savaşları » Finans Tarihi » Galata Bankerleri » Habsburg İmparatorluğu » II.Abdülhamid » İktisat Tarihi » Osmanlı Borçları » Osmanlı İmparatorluğu » Ramazan Kararnamesi » Rothschild Ailesi » Tarihsel AnalizYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
25 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
20 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Spor, Tüm Manşetler
19 Temmuz 2026 Bilim ve Teknoloji, Eğitim, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
16 Temmuz 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler