Son Dakika


Filenin Sultanları Adını Finale Yazdırdı: Çin’i Set Vermeden Geçen Türkiye, Brezilya’nın Rakibi Oldu!
Batı Şeria’da Meşru Direniş: İşgalci Baskınına Karşı Halk Onurunu Savundu
Siyah-Beyazlılar Avrupa’ya Avantajla Başladı: Beşiktaş 1-0 Midtjylland
Başakşehir Rövanş İçin Umutlu: Inter Turku Engeli İstanbul’da Aşılamadı
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi Yolunda Avantajı Kaptı
Bill Gates’ten Yapay Zeka ve İklim Krizi Çıkışı: “Gelecekte İnsan Gücüne Gerek Kalmayacak”
Küresel ölçekte infial yaratan Epstein davası gibi skandallar, modern dünyanın “gelişmişlik” maskesinin ardındaki karanlık dehlizleri iyice deşifre etmiştir.
Batı, uzun yıllardır özgürlük ve bireysel haklar adı altında pazarladığı yaşam tarzının, aslında ahlaki bir çöküşe ve insani değerlerin metalaşmasına zemin hazırladığını gizleyemez hale gelmiştir. Genç nesillerimiz için bu iğrenç tablolar, sadece birer magazin haberi değil; vatanın, aile bağlarının ve manevi değerlerin bir toplum için ne denli hayati bir zırh olduğunu gösteren acı birer tecrübedir.
Tarihsel sürece baktığımızda, Batı’nın sömürgeci aklının “medeniyet” kavramını daima bir operasyon aparatı olarak kullandığını görürüz. İnsan hakları ve demokrasi söylemleriyle dünyayı selamlayan bu zihniyet, perde arkasında kendi refahı için kan, gözyaşı ve ahlaki erezyon bırakmıştır. Oysa bizim tarih hafızamızda Endülüs’te 800 yıl süren ilmi derinlik ve Osmanlı’nın 650 yıl boyunca farklı inançları adaletle bir arada tutan nizamı vardır. Ecdadımız, gücün sarhoşluğuna kapılmadan, fethettiği topraklara önce “emanet” bilinciyle yaklaşmış ve insan onurunu her şeyin üstünde tutmuştur.
Bugün yaşadığımız aksaklıklar ve eksiklikler, bu sağlam mayanın yok olduğu anlamına gelmez. Aksine, dünyanın içine düştüğü bu manevi buhran, bizim kadim medeniyetimizin yeniden şahlanması için en büyük gerekçedir. Bu uyanışın anahtarı ise ne sadece teknolojide ne de sadece ekonomidedir; asıl anahtar, bizi biz yapan “İslam ahlakı”ndadır. İslam’ın sunduğu ahlak nizamı; zayıfı koruyan, emanete hıyanet etmeyen ve her türlü aşırılıktan arınmış bir denge üzerine kuruludur.
Sonuç olarak, Batı’nın kokuşmuş buhranlarından kurtuluşun reçetesi, İslam’ın izzetli duruşunda saklıdır. İslam ahlakı, bireyi sadece kendi nefsinin kölesi olmaktan kurtarıp “eşref-i mahlukat” (yaratılmışların en şereflisi) mertebesine yükseltir.
Bizler, bu ahlakı hayatımızın merkezine alarak; adaleti, merhameti ve dürüstlüğü yeniden yeryüzüne hakim kılmak zorundayız.
Bu mukaddes yürüyüşte en büyük güç, siz gençlerin bu hakikati idrak etmesi ve İslam’ın tertemiz ahlakıyla donanarak geleceği inşa etme azmidir.
Unutulmamalıdır ki, ahlakı sağlam olan bir toplumun yıkılması imkansızdır.
Ayetullah COŞKUN
Etiketler: Ahlaki Uyanış » Batı’nın Gerçek Yüzü » Endülüs Mirası » gençlik ve gelecek » İnsan Onuru » İslam Ahlakı » Kadim Miras » Küresel Buhran ve Kurtuluş » Manevi Zırh » Medeniyet Bilinci » Milli Değerler » Osmanlı Vizyonu » Tarihsel Adalet » Vatan Sevgisi » Yeniden Büyük Türkiye.Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
25 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
20 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Spor, Tüm Manşetler
19 Temmuz 2026 Bilim ve Teknoloji, Eğitim, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
16 Temmuz 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler