Son Dakika


Şampiyonlar Ligi’ne Kötü Başlangıç: Galatasaray, Sporting Deplasmanından Eli Boş Döndü
MU’DAN ANU’YA VE ASYA’DAN AMERİKA’YA: 20.000 YILLIK TÜRK KÖKÜ VE 6 SOMUT DELİL
FİLENİN SULTANLARI ÜST ÜSTE 2. KEZ AVRUPA ŞAMPİYONU OLDU
Kağıthane’den Milli Takım’a: Keskinler Spor Kulübü’nün Gururu Habil Kenesarı Türkiye Kick Boks Şampiyonu Oldu!
MU’DAN DÜNYAYA: KAYIP YAZININ VE 4 KOL TÜRK GÖÇÜNÜN GERÇEK SAHİPLERİ
Filenin Sultanları Sırbistan’ı Geçerek Avrupa Şampiyonası’nda Finale Yükseldi
Bu kadar dijital ortamın, bu kadar kolaylığın, bu kadar teknolojinin, bu kadar bilginin, bu kadar görselliğin, bu kadar yoğunluğun olduğu bir dönemde kitap okumak da neyin nesi? Bu kadar koşuşturmanın olduğu bir ortamda kitap mı okunur? Kitap okumak cahil insanların işi. Nasıl olsa herkes her şeyi biliyor, her konuda ahkâm kesebiliyor. Kitap okumaya ne gerek var? Niye vaktinizi kitapla geçiresiniz? Cep telefonunda, internette ve sosyal medyada o kadar dolaşılacak yerler varken kum kuşu gibi kitabın sayfalarına mı gömüleceksiniz?
İroniyi bir tarafa bırakalım.
Millet olarak kitap okumuyoruz. Okuyanlar da parmakla gösteriliyor. Kitap okumuyoruz. Çünkü düşünemiyoruz. En kıymetli düşünce mekanizmamız kilitlenmiş durumda. Beyinlerimiz adeta dondurulmuş. Düşünüyoruz gibi görünüyoruz ama gerçekte düşünemiyoruz. Her şeyi biliyoruz gibi kendimizi gösteriyoruz ama aslında cahiliz. Sloganik bilgilerle kendimizi avutuyoruz. İnsanlarımız kendilerine göre, keyiflerine göre, zevklerine göre düşünüyorlar. İlmi kurallara göre düşünme yeteneğimizi yitirdik. Düşünmeyen insandan kitap okuması beklenemez elbette!
Eğitim kurumlarımızda uyu uyu yat uyu felsefesiyle yetiştirilen insanlar nasıl kitap okusunlar, nasıl düşünebilsinler? 2026’ya geldik, bilgi çağında yaşıyoruz ama hâlâ ezbercilikle eğitim sistemimiz devam ediyor. Uyuyan insanlar hiç kitap okuyabilirler mi, hiç düşünebilirler mi?
Okumayı engelleyen en önemli unsurun internet olduğu bahanesi ortaya atılıyor. İnternet ile cep telefonu bir araya gelince ayrı bir dünya oluşturduğu doğrudur. Teknolojinin bütün incelikleri cep telefonu bünyesinde toplanınca kitap devre dışı kaldı iddiası bahanesinin mutlaka gerçeklik payı vardır. İşin aslı ise öyle değil. Bir milletin kültürü, dini, dili ve okuma alışkanlığı ailede başlar. Ailede anne baba kitap okursa ve çocuğuna da okumayı özendirirse, daha sonraki yıllarda bu alışkanlık sürüp gider. Tabii sadece aile yetmiyor, okul ve çevre faktörü de büyük önem taşıyor. Bu açıdan sorunu sadece teknolojiye bağlamak doğru değildir. Öyle olsa Japonlar da aynı durumda olurdu. Araştırmalara göre dünyada teknolojiyi en iyi kullananlar Japonlardır. Aynı zamanda dünyada en çok kitap okuyan millet de Japonlardır. Halkın yaklaşık yüzde 70-80’i kitap okuyor. Ortalama bir Japon vatandaşı yılda 10-12 adet kitap okuyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 0,1 ile yüzde 4,5 arasındadır. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Raporuna göre 173 ülke arasında 86. sırada yer alıyoruz.
Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, internet ne kadar gelişirse gelişsin, kitle iletişim araçları ne kadar yaygınlaşırsa yaygınlaşsın, uydu sistemine dayalı görüntüler ne kadar inkişaf ederse etsin, bilgi ve kültürün temel kaynağı kitaptan geçer. Kitapla insan gelişir ve olgunlaşır. Kitapla ufku açılır. Kitapla kendini ve dünyayı tanır. Kitaplar sessiz öğretmenlerdir. Kitapla sağlam bilgi sahibi olunur. Kitap okumak isteyen için hiçbir engel yoktur. Gelişmiş ülke insanlarının refah seviyeleri ne kadar yüksek olursa olsun mutlaka kitap okurlar. Geri kalmış ülke insanlarında ise kitap okuma yerine kolaycılığa kaçarak görüntüsel olaylarla oyalanırlar. Bu yüzden okumayan, düşünmeyen insanlar kolaylıkla yönlendirilmeye, kullanılmaya ve güdülmeye mahkûm olurlar.
Bizim ülkemizde az da olsa kitap okuyan iki kesim vardır. Birincisi İslami kesim. İkincisi solcu kesim. İslami kesim hem kendi ideolojisine uygun kitapları okuyor, hem de karşıt ideolojileri öğrenmek için okuyor. Solcu kesim ise yalnız kendi düşüncesindeki kitapları okuyor. Sağcı kesim diye bilinen, her düşünceyi ve her hareketi mübah gören bu kesim ise hemen hiç kitap okumuyor. Bu kesim de Türkiye’de çoğunluğu ve Türk milletinin genel karakteristik yapısını oluşturuyor. Hem Allah hem yallah diyerek günü kurtarmaya çalışıyor. Can sıkıntısından okumak zorunda olduğu kitaplar da fantezi türünden romanlar ve macera kitaplarıdır.
Mustafa K. TOPALOĞLU
Etiketler: bilgi çağı cehalet » dijital çağda kitap » düşünmeyen toplum » internet ve kitap okuma » japonlarda kitap okuma » Kitap okuma alışkanlığı » kitap okumanın önemi » kitap okumayan toplum » kültürel yozlaşma ve kitap » mustafa k topaloğlu » okuma alışkanlığı araştırması » sosyal medya ve kitap » teknoloji ve kitap » türk eğitimi ve ezbercilik » türkiye kitap okuma oranlarıYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
09 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Tüm Manşetler
09 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tarih, Tüm Manşetler
07 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
07 Eylül 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler