Son Dakika


MU’DAN ANU’YA VE ASYA’DAN AMERİKA’YA: 20.000 YILLIK TÜRK KÖKÜ VE 6 SOMUT DELİL
FİLENİN SULTANLARI ÜST ÜSTE 2. KEZ AVRUPA ŞAMPİYONU OLDU
Kağıthane’den Milli Takım’a: Keskinler Spor Kulübü’nün Gururu Habil Kenesarı Türkiye Kick Boks Şampiyonu Oldu!
MU’DAN DÜNYAYA: KAYIP YAZININ VE 4 KOL TÜRK GÖÇÜNÜN GERÇEK SAHİPLERİ
Filenin Sultanları Sırbistan’ı Geçerek Avrupa Şampiyonası’nda Finale Yükseldi
Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Gazze’deki rehineler meselesinde Hamas’ı hedef alan ve Ortadoğu’yu “cehenneme dönmekle” tehdit eden son açıklamaları, bölgedeki kronik şiddet döngüsünün asıl kaynağını tekrar tartışmaya açtı. Trump ve Batılı müttefiklerinin söylemi sürekli olarak Hamas’ı “terörist” ve istikrar bozucu bir güç olarak işaret etse de, bölge halklarının ve küresel vicdanın büyük bir kesimi, kan dökülmesinin temel ve devam eden kaynağının Siyonist İsrail’in işgalci politikaları ve uluslararası hukuk ihlalleri olduğu konusunda net bir görüşe sahiptir. Bu eylemler, sadece ahlaki değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler kararları uyarınca da suç teşkil etmektedir.
Tehdit Söyleminin Perdelediği Gerçek: İşgal ve Abluka
Trump’ın ultimatomu, mevcut çatışmanın sadece bir semptomuna odaklanmaktadır. Bu yaklaşım, Filistinlilerin on yıllardır süren acılarını ve şiddete başvurmalarının ardındaki kök nedeni göz ardı etmektedir.
Ortadoğu’da huzursuzluğun ana kaynağına inildiğinde, tarihsel veriler ve güncel durum şu gerçekleri ortaya koymaktadır:
Toprak Gaspı ve Yerleşim: İsrail’in 1967’den beri Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü askeri olarak işgal etmesi ve bu topraklara yasa dışı yerleşim birimleri inşa etmesi, iki devletli çözüm olasılığını yok eden en büyük faktördür.
Gazze’nin Abluka Altına Alınması: İki milyondan fazla insanın yaşadığı Gazze Şeridi’ne uygulanan abluka, bölgeyi devasa bir açık hava hapishanesine çevirmiş, ağır bir insani krize neden olmuştur.
Bu bağlamda, Hamas’ın varlığı ve eylemleri, işgale karşı verilen bir direnişin sonucudur; asıl tehdit, Filistin yaşam alanlarını ve ulusal umutlarını sistematik olarak yok eden Siyonist projenin ta kendisi İsrail’dir.
BM Kararlarıyla Tescilli Suçlar İşlemiştir
İsrail’in Filistin topraklarındaki politikaları, sadece eleştiri konusu olmakla kalmamış, aynı zamanda uluslararası toplumun en yetkili organı olan Birleşmiş Milletler (BM) tarafından defalarca mahkûm edilmiştir.
Yasa Dışı İşgal ve Yerleşimler: BM Güvenlik Konseyi’nin, özellikle 242 (1967), 338 (1973) ve en son 2334 (2016) sayılı kararları, İsrail’in Filistin topraklarını işgalini sonlandırmasını ve yerleşim faaliyetlerini durdurmasını talep etmektedir. BM kararlarına göre, işgal altındaki topraklara sivil nüfus yerleştirmek (yerleşimler kurmak) Cenevre Sözleşmeleri uyarınca bir savaş suçudur. İsrail bu kararlara rağmen yerleşim faaliyetlerine hız kesmeden devam etmektedir.
Uluslararası Sularda Güç Kullanımı: Gazze ablukasını kırmak isteyen insani yardım filolarına uluslararası sularda yapılan askeri müdahaleler, uluslararası deniz hukukuna aykırıdır ve sivillere karşı güç kullanılması, ağır insan hakları ihlallerini beraberinde getirmiştir.
Aktivistlere Baskı: Uluslararası sularda aktivistleri alıkoyma, yargılama ve hapse atma girişimleri, protesto ve seyahat özgürlüğünün ihlali olmasının yanı sıra, bir devletin kendi yetki alanını uluslararası alana taşıyarak hukuku zorladığının açık bir göstergesidir. Bu nedenle, alıkonulan aktivistlerin derhal serbest bırakılması hayati önem taşımaktadır.
BM kararlarının on yıllardır İsrail tarafından görmezden gelinmesi, uluslararası hukukun etkinliğini ciddi şekilde zedelemekte ve İsrail’in kendisini hukukun üstünde gördüğü algısını güçlendirmektedir. Bu durumda yapılacak şey bellidir. İsrail, BM üyeliğinden hemen çıkarılmalı ve Netenyahu yargılanmalıdır.
Küresel Vicdanın Kayması ve Çözüm Yolu
Son çatışmalarla birlikte küresel kamuoyu, İsrail’in eylemlerinin hukuki ve ahlaki boyutunu daha net görmektedir. Artık Ortadoğu’ya kalıcı huzurun gelmesi, sadece HAMAS’ı hedef alarak değil, BM kararlarına uyularak Siyonist işgale son verilmesi ve Filistin halkının meşru haklarının teslim edilmesiyle mümkün olacaktır. Trump’ın planları, sorunun kökenini adreslemediği sürece, Ortadoğu’daki şiddet ve istikrarsızlık sürmeye mahkûmdur.
Hamas’a selam, direnişe devam.
Ayetullah COŞKUN
Etiketler: ABD Başkanı Donald Trump » aktivistler derhal serbest bırakılsın » aktivistler serbest bırakılsın » ayetullah coşkun » Birleşmiş Milletler » Birleşmiş Milletler kararları » BM » cehenneme dönmekle tehdit etti » Cenevre Sözleşmesi » Filistin halkının meşru haklarının teslim edilsin » Gazze » Gazze’nin Abluka Altına Alınması » Hamas » işgale karşı verilen bir direniş » köşe yazısı » Küresel Sumud Filosu Aktivstler » makale » Ortadoğu'da Asıl Tehdit Siyonist İsrail'dir » rump ve Batılı müttefikleri » Sumud Filosu » Terörist İsrail » uluslararası deniz hukukuna aykırıdırYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
09 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tarih, Tüm Manşetler
07 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
07 Eylül 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler
07 Eylül 2026 Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Tüm Manşetler