Son Dakika


Filenin Sultanları Tarih Yazdı: Milletler Ligi’nde ŞAMPİYON TÜRKİYE
Yeni Nesil Savaş Stratejisi
Filenin Sultanları Adını Finale Yazdırdı: Çin’i Set Vermeden Geçen Türkiye, Brezilya’nın Rakibi Oldu!
Batı Şeria’da Meşru Direniş: İşgalci Baskınına Karşı Halk Onurunu Savundu
Siyah-Beyazlılar Avrupa’ya Avantajla Başladı: Beşiktaş 1-0 Midtjylland
Başakşehir Rövanş İçin Umutlu: Inter Turku Engeli İstanbul’da Aşılamadı
İnsan, çoğu zaman dünyayı değiştirebileceği illüzyonuyla yaşar. Oysa dünya, sinsi bir dişli gibi içine aldığı her şeyi kendine benzetmek, yontmak ve sıradanlaştırmak üzerine kuruludur. Çoğu insan, bu devasa çarkın içinde daha fazla para, daha yüksek bir makam veya daha geniş bir çevre uğruna kendi hakikatinden vazgeçer.
Üstad Sezai Karakoç, tam da bu noktada bizi biz yapan o sarsılmaz özü hatırımıza getirir:
“Dünyanın değiştiremediği adamlara ihtiyacımız var; parayı bulunca ahlakını kaybetmeyen, gücü bulunca adaletini kaybetmeyen, makamı bulunca merhametini kaybetmeyen, kalabalığı bulunca kardeşliğini kaybetmeyen, değiştirilemez Müslümanlara ihtiyacımız var.”
Bu sözün işaret ettiği hakikat şudur: İnsanın asıl kalibresi, yoklukta değil varlıkta, zayıflıkta değil güçteyken ölçülür. Henüz parası yokken dürüst olanın ahlakı ancak servetle tanıştığında tescillenir. Elinde hiçbir yetki yokken adaletten bahsetmek kolaydır; asıl mesele, tek bir imzayla kaderleri değiştirebilecekken o adalet terazisini titretmemektir. Makam sahibi olduğunda merhametini yitirenler, aslında o makama kadar olan yolculukta insanlıklarını birer birer geride bırakmış olanlardır.
Sessiz Bir Çürümenin Eşiğindeyiz
Bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük kriz, ekonomik veya siyasi değil “şahsiyet” krizidir. Kalabalıkların gürültüsüne kapılıp kendi sesini kaybedenler, güç karşısında eğilip bükülenler ve paranın rengine göre karakter değiştirenler, toplumsal çürümenin asıl mimarlarıdır. Karakoç’un “değiştirilemez” dediği insan tipi, bir donmuşluğu değil, kökleri gökyüzüne uzanan bir sabitliği ifade eder. Eğer biz, her esen rüzgârda yönümüzü değiştiriyorsak, rüzgârdan bir farkımız kalmamış demektir.
Burada çok kritik bir gerçeği haykırmak gerekir: Eğer dünya seni değiştirdiyse, artık senin dünyayı değiştirecek tek bir cümlen bile kalamaz. Şunu iyi bilmeliyiz ki; cüzdanı dolarken vicdanı boşalanlar, yükseldikçe içindeki merhameti kurutanlar ve güç sarhoşluğuyla adalet kılıcını yanlış sallayanlar, sadece kendilerini değil, içinde yaşadıkları medeniyeti de yıkarlar.
Dünya seni değiştirdiğinde, sadece bir “insan” eksilmez; hakikatten bir parça kopar. Eğer bugün aynaya baktığında Karakoç’un saydığı o erdemlerin sende azaldığını hissediyorsan, bil ki kaybetmeye başlamışsın demektir. Unutma; dünya seni dönüştürdüğünde artık sen “sen” değilsin, sadece sistemin bir parçası, sıradan bir nesnesin.
Şahsiyetini paraya, makama ve güce kurban edenlerin sonu, tarihin karanlık dehlizlerinde kimliksiz birer gölge olarak kalmaktır. Ya dünyayı değiştirecek o sarsılmaz adam olursun ya da dünyanın öğütüp yok ettiği bir kalabalık.
Seçim senin ama bedeli ebedidir.
Vesselam.
Ayetullah COŞKUN
Etiketler: adalet ve güç » Ahlaki yozlaşma » ayetullah coşkun » değişmeyen değerler » dürüstlük sınavı » erdemli insan » islam düşüncesi » karakter eğitimi » karakter manifestosu » makam ve merhamet » manevi direniş » modern çağın eleştirisi » şahsiyet inşası » Sezai Karakoç » toplumsal çürüme » vicdan muhasebesiYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
26 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Teknoloji, Tüm Manşetler
26 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Tüm Manşetler
26 Temmuz 2026 Bilim ve Teknoloji, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
26 Temmuz 2026 Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler