logo

reklam

Üçüncü Bin Yılın İlmi Disiplini

Üçüncü Bin Yılın İlmi Disiplini

“İNSANÎ ve SOSYAL GELİŞİM”

 

İnsanî ve Sosyal Gelişim, bizim varlık sebebimizle özdeşleşen bir çizgi haline geldi. 1985’lerde Erciyes Üniversitesi’nde katıldığım “Üniversite Sanayi İşbirliği Sempozyumu” ile belki ilk tohumları zihnime serpildi. Yoğun ve tatlı, Üniversite eğitimim sonrası, İstanbul’un kültürel atmosferiyle beslendi. Öğretmenlik ve asistanlık, dış ilişkiler müdürlüğü, eğitim uzmanlığı ve akademisyenlik döneminde toprak ile kısmen buluştu. En önemli açılımlarından birini, vatanî görevim esnasındaki “Rehberlik ve Danışma Merkezi“ndeki çalışmalarım ve aldığım sonuçlar oluşturdu. Oradaki pratik ile tezimizin teorik buluşması “Kur’ân’da İNSAN Tipleri ve Davranışları” kitabını şekillendirdi.

Daha sonra “Hayatın Akışı” ve “Hayat Sermayesi” köşe yazıları, “3.Göz’den Hayatımız” TV programı ve www.eminsert.com web sayfası ile ciddi kamuoyu ilgisi ve desteği gördü. Akdeniz, Karadeniz, Marmara, İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, İngiltere, Hollanda ve Almanya’daki program ve görüşmelerle farklı açılımlar yapma fırsatı buldum. Şu anda kabuğunu kırıp yeşererek meyve verecek bir durumdadır.

Tarihi ve sosyal sorumluluk sürecinde, her insanın hayata gelmesinde bir gaye ve hedefinin olduğu düşüncem etkilidir. Sahanın tartışılmaz otoritelerinden Sayın Prof. Dr. Doğan CÜCELOĞLU’nun Elazığ’da öğretmenlerimize verdiği bir konferans önemli bir açılıma vesile oldu. Konferans sonrası, görüşmeler ve Sayın Cüceloğlu’nun kitabımızı okuyup değerlendirmesi üzerine, İstanbul Ulus Parkındaki boğaz manzaralı bir mekânda 2 saatlik görüşme sonunda “Siz bu sahada ekol olursunuz” teveccühü bize “tarihi ve sosyal bir sorumluluk” yüklemiştir.

Bu ekol olabilecek arka plan şahsımızdan ziyade bizi besleyen kaynak ve değerlere ait bir durumdur. Kökünden beslenmeyen hiçbir ağacın meyvesi olmaz. İnsani ve sosyal gelişim; bilimsel bilgi, evrensel, insanî, ahlakî ve ilahî değerler ile ihtiyaç ve beklentilere uygun açılımlar yapacak yaklaşım tarzlarını da içerir.

İnsanî ve sosyal gelişim; kamu, iş dünyası ve eğitim camiası arasında etkin iletişim sürecini başlatıp verimlilik stratejileri üzerinde çalışacaktır. Devlet-millet kaynaşma ve bütünleşmesine hizmet edecektir. İnsanî, ailevi kurumsal, toplumsal ve küresel gelişim açılımlarıyla üçüncü bin yılda mihver ülke olma yolunda çalışmalar yapacaktır. Kuvvetler ayrımı prensibini etki tepkiden ziyade, anlama ve çözüm üretmeye hizmet eder hale getirecektir. İnsanımızın ihtiyaç ve beklentilerine uygun açılımlar yapacaktır. Sosyal sermayeyi en üst düzeyde kullanıp verimlilik stratejileri geliştirecektir.

Bu güne kadar birçok, kişi ve kuruluş ile bu fikir ve düşüncelerimi paylaşma fırsatı buldum. Her konuştuğum kişi cesaretlendirici geribildirim ile insanımızın ve toplumun ihtiyaç duyduğu bir alan olduğunu ifade ediyorlar. Kamuoyuna da açılım yapan bu isimlerden bazıları şunlardır: Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şahin KARASAR, Rektör Yardımcısı Antropontoloji Uzmanı Prof. Dr. Betül ÇOTUKSÖKEN, Prof. Dr. Ahmet CİHAN, Prof. Dr. Bilgin AYDIN, Prof. Dr. Kadir CANATAN, Dr. İlhami Fındıkçı, Muhammed BOZDAĞ, Prof. Dr. Ahmet Maranki, Dr. Davut İBRAHİMOĞLU, Prof.Dr. Mehmet BEKAROĞLU, Prof. Dr. Saim YEPREM ve Prof. Dr. Ahmet COŞKUN.

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) bünyesinde veya uygun görülen bir üniversitemize bağlı olarak kurulabilecek “İnsanî ve Sosyal Gelişim Enstitüsü (İNSGE)” kurumsal koordinasyon sağlayarak çok sağlıklı açılımlar yaparak hizmet üretebilecektir.

2009-2011 başkent tecrübemiz ve 2011 yılından itibaren İstanbul Medeniyet Üniversitesindeki çalışmalarımız, İSMEK, Belediyeler, Okullar, Milli Eğitim Müdürlükleri, KYK, Dernekler, Eğitim Bir Sen gibi birçok kurumdaki faaliyetlerimiz, İNSGE’ye ciddi bir boyut kazandırmıştır.

Yerli ve Milli HAYAT İNŞASI Platformu çalışmaları güzel bir ivmeye vesile olmuştur. İnsanî ve Sosyal Gelişim’e ilgi gösterecekler ile görüşmeler yapılarak, insanımızın hayat kalitesine ciddi katkılar sağlanabilir.

Nitekim Maltepe Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesindeki İnsanî ve Sosyal Gelişim dersi bunun en güzel meyvesi gibidir.

Bilindiği üzere küresel anlamdaki değişim sürecine, Türkiye’den başlatılacak açılımlara ihtiyaç büyüktür. Batı’nın zayıflaması ve doğunun kıpırdanışları arasında mihver ülke Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik ve kültürel arka plan bu noktada önem arz etmektedir.

Dr.Hüseyin Emin Sert

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
322 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...