Son Dakika


Şampiyonlar Ligi’ne Kötü Başlangıç: Galatasaray, Sporting Deplasmanından Eli Boş Döndü
MU’DAN ANU’YA VE ASYA’DAN AMERİKA’YA: 20.000 YILLIK TÜRK KÖKÜ VE 6 SOMUT DELİL
FİLENİN SULTANLARI ÜST ÜSTE 2. KEZ AVRUPA ŞAMPİYONU OLDU
Kağıthane’den Milli Takım’a: Keskinler Spor Kulübü’nün Gururu Habil Kenesarı Türkiye Kick Boks Şampiyonu Oldu!
MU’DAN DÜNYAYA: KAYIP YAZININ VE 4 KOL TÜRK GÖÇÜNÜN GERÇEK SAHİPLERİ
Filenin Sultanları Sırbistan’ı Geçerek Avrupa Şampiyonası’nda Finale Yükseldi
Dünyanın hızla değiştiği hepimizin malumu. Teknolojinin baş döndürücü şekilde hayatımızın her aşamasına hükmetmeye devam ediyor.
Bir taraftan tüm gücüyle mücadele eden bir yapı ilmik ilmik işleme yaparak insanın her santimetresinde dokumalar yapmaya devam ediyor.
Yapay zeka hayatımızın hızla merkezi haline geldi. Bir tanrı algısıyla yeni nesil neredeyse her şeyi yapay zekaya sorar hale geldi. İçinde her şeyi barındıran bilgi bankası önünüze her şeyi saniyeler içerisinde sunduğunda afallayıp kalıyorsunuz.
Bunu yaşı kırkın üzerinde olan insan bir yere oturtabilir ama ilerleyen zamanlarda yeni nesil bu algoritmayı zihninde çok daha farklı bir yere oturtacaktır.
İnsanlığı ele geçirmek için mücadele eden yeni nesil savaş modellerinin en önemlisinin başında hiç şüphesiz insanın her hareketini her hamlesini takip etmek net bir şekilde başı çekiyor.
Her hareketinizin takip edildiği, hangi sitelere girdiğinizin, hangi yolu kullandığınızın, gezdiğiniz tozduğunuz, yediğiniz içtiğiniz her şeyin, zaaflarınızın, zevklerinizin bir algoritma tarafından takip edildiğini düşündüğünüzde aslında insan adına korkunç bir sürecin kapıya dayandığını görüyoruz.
Bir süre sonra şunu diyecekler:
Algoritmik tanrı beni her yerde görüyor.
Gerçek yaratıcıyla yapay zeka yaratıcısı arasında zihnini nereye odaklaması gerektiğini bilemeyen bir insan nesli…
Banka hesabından para hareketlerinden, yediği içtiği her şeyden takip altında tutulan bir insan, bir zaman sonra yaşamın ne kadar zevksiz ve anlamsız olduğunu düşünerek yoğun bir şekilde hiç şüphesiz intiharlara yönelecektir.
Çünkü bu gidiş insan ruhuna uygun bir gidiş değildir. İnsan için durum böyleyken, sınırları olan devletler için acaba durum nasıl?
Yeni nesil savaş stratejisi nasıl bir süreci önümüze getiriyor?
Askersiz, insansız, büyük oranda yapay zeka teknolojileri ile donatılmış bir savaş dönemi devletlerin stratejik merkezlerine çok yakında oturmuş olacak.
Bunun demoları İran-Amerika-İsrail savaşında kendini fazlasıyla gösterdi ve hâlâ da göstermeye devam ediyor. Eski tip savaş teknolojilerinin, devasa gemilerin, savaş uçaklarının pek fazla öneminin olmadığı dönemdeyiz. Teknolojik gelişimler savaş konusunda da baş döndürücü hakikatleri önümüze seriyor.
İHA’lar, SİHA’lar, kamikaze dronelar… Füzeler sadece görebildiklerimiz.
Peki ya görmediğimiz, bilmediğimiz frekans silahları, iklim değişikliği teknolojileri, bulutlara dokunan yön veren gelişmeler, deprem silahları, ses bombaları, biyolojik zehirlemeler, aşılar, insan beynine ve kanına giren hücreler, ilaçlar, zehirli tohumlar, daha neler neler…
İnsanlık tarihin hiçbir evresinde bu kadar geniş bir komployla karşı karşıya kalmamıştır. Birey ve ulus kavramının kendi ülke sınırlarının dışına itildiği, kendi ülkesi ve insanı için başka yerlerde kurulan masalarda alınan kararlarla hamleler yapılan ve bu hamleyi kimin yaptığını hiç kimsenin anlayamadığı bilmediği bir sürece tarih hiçbir zaman kaydetmemiştir.
En acı olan da insanoğlu gelecek tarihte başına gelen hiçbir musibetin neredeyse kimden geldiğini anlamadan ölüp gidecektir.
Dünya, sınırları olmayan bir algoritma tarafından işgal altındadır fakat ne yazık ki bunun farkında bile değiliz.
Artık yeni nesil savaşlar döneminde ülkelerin sınırları hiçbir şey ifade etmeyecektir. Çünkü düşman uzaktan sana dokunmayı çözeli çok oldu. Artık yapay bir dünyada yapay insanlar olarak yaşamaya devam edeceğiz. Yaşamaksa bunun adı…
Küresel çatışmaların tam merkezinde olan Türkiye, batı ile geliştirdiği ilişkisini, NATO ile yapılan yeni anlaşmaları, doğudan gelecek Çin’e karşı kurulan bir paktın tam ortasında durmaktadır.
Bu yönüyle eski nesil savaş stratejisinin can çekiştiği şu dönemde doğu-batı ekseninde orası çatışmalarda Türkiye, ABD, İsrail, Avrupa ve Türkiye, İran, Rusya, Çin ilişkileri tarihin en derin akıl oyunlarını, satranç hamlelerini ortaya koymaya devam edecek ve eski nesil savaş modellerinin yeni nesil savaş stratejileri ile kaotik bir dünyayı nasıl inşa edeceğini hep birlikte izleyeceğiz.
Yeni nesil fiziki savaş sürecinin İran-Amerika arasında sürdüğü şu dönemde İran’ın algoritmik zekanın merkezi olan batıya karşı verdiği mücadele eğer başarıya ulaşırsa dünya, insanlık adına muazzam bir başarıyı elde etmiş olacaktır.
Belki de bu başarı sayesinde hayatımızı işgal eden yapay zekalar kalbimizde değil de sadece kullanımımız da olacaktır.
İran ve Türkiye bölgenin bana göre sigortasıdır.
“Onlar insanlık için tuzak kurarlar ama tuzak kuranların en hayırlısı Allah’tır.”
Allah, insanı ele geçirmeye çalışan ve bunu büyük oranda başaran zalimlere fırsat vermesin.
Allah, İran’a ve kadim Anadolu topraklarında var olan milli Türk devletine yardım etsin.
Fatih Alim DAŞPNAR
Etiketler: algoritmik sistem » batı ekseni » dijital kölelik » dünya siyaseti » Fatih Alim Daşpınar » Gelecek Projeksiyonu » jeopolitik analiz » küresel strateji » siber savaş » Stratejik Güvenlik » teknolojik savaş » türkiye iran ilişkileri » uluslararası ilişkiler » yapay zeka çağrısı » yapay zeka tehlikesi » yeni nesil savaşYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
09 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Tüm Manşetler
09 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tarih, Tüm Manşetler
07 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
07 Eylül 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler