logo

reklam

EN GÜZEL İBN-İ HALDUN SÖZLERİ

EN GÜZEL İBN-İ HALDUN SÖZLERİ

İbn-i Haldun sözleri, 700 yıldır eskimiyor…

İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur.

Her akıl, gücünün yetmediği ve idrak edemediği şeyleri inkâr eder.

İlim bir kuyu, tartışma ise onun kovası gibidir.

Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer.

Kalpleri müteferrik olanların akılları birleştirilemez.

İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni bir şeyler atmazsanız, kendi kendini öğütür.

Coğrafya kaderdir.

Her şeyi takdir eden Allah’tır ve O’ndan başka Rab yoktur.

Akletmek Müslümanlar tarafından terk edildi ve bu yüzden zelil bir hale düştüler.

Merhamet, masum olduğu için her kalbe misafir olmaz.

Kıtlık zamanlarında insanları açlık değil, alışmış oldukları tokluk öldürür.

Adaletsizlik medeniyeti mahveder.

Barbarlar savaşla yenip fetheder, medeniyetse sulhla fethedeni fetheder.

Mağluplar galipleri taklit ederler.

Çünkü insanların, başkalarının mükemmelliğini ve kendilerinden üstün olduklarını kabullenmeleri çok az görülecek bir durumdur.

İnsanı açlık öldürmez, alıştığı tokluk öldürür.

İlme yasak koyanlar veya insanları yalanla meşgul edenler, aklın ve insanlığın en büyük düşmanlarıdır.

Gayri memnunlar medeniyet kuramazlar.

Peygamberler bile, başkalarını yenmek için, kendileri gibi düşünen yol arkadaşları bulmak zorundadır.

Devletler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölürler.

İnsanların, başkalarının mükemmelliğini ve kendilerinden üstün olduklarını kabullenmeleri çok az görülecek bir durumdur.

Zulüm, umranın harap oluşunun habercisidir.

Şehirlerin de bir ruhu vardır. Bir şehirde yaşayan insanlar zamanla yaşadığı şehrin ruhuyla karakteristik açıdan özdeşleşirler.

Bil ki mantık ilminde esas, ispat etmektir.

Öğretmenler, bilim sahibi olma yolunda öğrencilerine kitaplarını ezberletirler. Ancak bilimsel tartışmalarla ve münazaralarla, konuları ve sorunları zihinde yerleştirme suretiyle kestirilebileceğini unuturlar.

Durumdan duruma geçişler bütünüdür her şey. Bu değişmeler ve geçişler, kişilerde, sürelerde, kent ve kasabalarda olduğu gibi, tüm evrende, ülkelerde, kıtalarda, zamanlarda ve devletlerde de olur.

Bil ki kötü ve yerilmiş ahlaktan uzaklaşıp, üstün bir ahlaka ve kişiliğe sahip olmak, ancak kişinin kendisinde bir kemal ve yeterlilik vehmetmesiyle ve insanların kendisinin ilim ve sanatına muhtaç olduğunu hissetmesiyle gerçekleşir.

Aklın birçok mertebeleri var. Önce dış dünyanın idraki: Taakkul. Taakkul demek tasavvur demektir, buna akl-ı temyizi de derler. İnsan bu meleke ile faydalıyı za­rarlıdan ayırır.

İbn-i Haldun, kent yaşamının insan psikolojisi ve davranışları üzerindeki etkisini şöyle açıklar: Kentliler, kendilerini rahatlık ve kaygısızlığın döşeğine salıvermişler, mutluluk ve bolluğa gömülmüşler, mallarını ve kendilerini koruma işini, yönetenlerine, valilerine, yargıçlarına ve sürekli koruma görevlilerine bırakmışlardır. Çevrelerini kuşatan kale duvarlarının, önlerinde dönüp dolaşan bekçilerin ve nöbetçilerin sağladığı güvenceyle uykuya dalmışlardır. Hiçbir kaygı, uyarı heyecanlandırmaz onları. Ellerinden kaçabilecek avları da yoktur. Alabildiğine iyimserlerdir ve kendilerini güvenlik içinde bulurlar.

İbn-i Haldun Kimdir?

İbn-i Haldun, modern historiyografinin, sosyolojinin ve iktisadın öncülerinden. 14. yüzyıl düşünürü, devlet adamı ve tarihçidir.

Eski ve soylu bir ailenin çocuğu olan İbn-i Haldun 27 Mayıs 1332 tarihinde Tunus’ta doğdu. Gençlik yıllarında dönemin ünlü hocalarından fıkıh, hadis, tefsir, akaid, mantık, felsefe, matematik, tabiat bilimleri, dil bilimleri, şiir ile edebiyat dersleri almıştır. 20 yaşındayken ülke yönetimini elinde tutan Beni Hafs hanedanından Sultan Ebu lshak’ın kâtipliğine getirilmesiyle de siyasi yaşamı başlamıştır.

Bu dönemde Fas Emin Ebu İnan kendisini bilim meclisine kabul etmiştir. 1362 yılında da İspanya’ya giderek eski bir dostu olan Gırnata Emiri Ebu Abdullah Muhammed’in hizmetine girmiştir. Bir süre sonra da Kuzey Afrika’ya dönerek Bicaye’de başvezirlik makamına getirildi. Bunun yanında ilmi çalışmalarını da devam ettirdi.

1366’daki yönetim değişikliği üzerine de vazifesinden ayrılarak kabileler arasında dolaşmaya başladı. Daha sonra 1374 senesinde İspanya’ya dönmek zorunda kaldı. Fakat siyasi sürtüşmeler sebebiyle ülkeden çıkarılarak yeniden Afrika’ya gönderildi. Siyasi çalkantılardan bıkıp usanan İbni Haldun, bu dönemde İbni Selame denilen bir kaleye yerleşmiştir. Kendisini bütünüyle ilmi çalışmalara vererek ünlü eseri Mukaddime’yi 1374’de burada tamamladı. 1382 yılında da Mısır’a giderek Kahire’de bulunan medreselerde müderrislik yapmaya başladı. Bunun yanında Hicaz, Kudüs ve Suriye’ye de seyahatler düzenledi. İbni Haldun 1406 yılında Kahire’de hayata gözlerini yumdu.

ESERLERİ:

– Kaside-i Bürde şerhi
– İbn Rüşd felsefesi hakkında bir risale
– Kitab el-Mantık
– Kitab el-Hisab
– Marakeş sultanına yazılan bir risale
– Şiire dair bir risale
– Mukaddime

Etiketler: » » » » »
Share
1119 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...