Son Dakika


MU’DAN ANU’YA VE ASYA’DAN AMERİKA’YA: 20.000 YILLIK TÜRK KÖKÜ VE 6 SOMUT DELİL
FİLENİN SULTANLARI ÜST ÜSTE 2. KEZ AVRUPA ŞAMPİYONU OLDU
Kağıthane’den Milli Takım’a: Keskinler Spor Kulübü’nün Gururu Habil Kenesarı Türkiye Kick Boks Şampiyonu Oldu!
MU’DAN DÜNYAYA: KAYIP YAZININ VE 4 KOL TÜRK GÖÇÜNÜN GERÇEK SAHİPLERİ
Filenin Sultanları Sırbistan’ı Geçerek Avrupa Şampiyonası’nda Finale Yükseldi
Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Türkiye’mizin her tarafı ayrı bir güzel, her köşesi ayrı bir macera ve her yöre insanımız ayrı kültürlere sahip. Geçen gün Düzce tarafına gitmiştik, güzel bir macera yaşadık. Gayemiz bir fındıklık görmekti. Sohbet güzel, insanlarımız güzel…
Fındık hasadı sezonunun başlamasıyla birlikte Karadeniz’in dağlık arazilerinde ve zorlu toprak yollarında en büyük yardımcı olan pat-pat araçları, üreticilerin yükünü hafifletmeye devam ediyor. Tarım ve ulaşım faaliyetlerinin vazgeçilmezi haline gelen bu özel tasarım araçlar, hem yüksek tırmanma kabiliyetleri hem de geniş kasalarıyla fındık bahçelerinden harman yerlerine güvenli ve hızlı bir taşımacılık imkanı sunuyor.
Cuma namazına geçtik. Köy ise Yığılca, Aksaklar köyü. Sordular nereden geldiniz, dedik ki İstanbul’dan. Herkes birbirini tanıyor. Dedeleri gelmiş ve yerleşmiş, ekmişler, biçmişler ve o bölgeyi yurt edinmişler. Namaz öncesi ilk tanışma ve sohbet yapıldı, namaz sonrası sohbet ve muhabbet devam etti. Konuştuk, konuştuk; kimlerdensin, kim kimin nesi, şuradaki fındıklık kimin, onun altındaki cemaatten filana ait, onun komşusu vs.

Düzce’nin Saklı Maceraları: Pat-Pat ile Dağlara Doğru
Sonra yeni tanıştığımız bir büyüğümüz bizi yemeğe davet etti, gittik ve güzelce o gün ne çıkmış ise birlikte yedik, biraz daha sohbet ettik, çayımızı içtik. Sıra geldi fındıklık görmeye. Nasıl gideriz, nasıl buluruz, ada parsel bilgisi vs. konuşuldu. Dediler ki siz oraya araba ile gidemezsiniz, peki ya nasıl olacak?
Benim oğlan sizi götürür, ona da peki dedik. Meğer o bölgede her evin bir “pat pat” dedikleri bir aracı var. Önden mazotunu koyarsın, arkası römork şeklinde küçük bir taşıt. Sağlam motosiklet ve traktör karışımı bir tekerleri var, arkada ya eşya taşımaya ya da insanın bindiği, arkası römorklu ufak bir araç. 17-25 beygir gücü, Lombardini veya başka motor. Vites vs. elle manuel çalışıyor. Köy merkezinden 3-4 km mesafeyi, hızı 5-10 km/sa ile ancak 30-40 dakikada geçiyorsunuz.
Ama inişler çıkışlar tam bir off-road sporuna benzer. Yollar zemin kayalıklar üzerine bir çeşit toprak dökülmüş ve iyice sertleşmiş toprak zemin. 1 hafta önce az yağmur almış, yer yer oyuklar var yollarda ama bizim “pat-pat” ine çıka yoluna devam ediyor. Belki de bunu bir anane veya ata sporuna dönüştürmek mümkün olabilir.

O bölge tamamen fındık yetiştirmekte ve gelirinin bir kısmını fındıktan elde etmekte. Her evin önünde bezler serilmiş, fındıklar kurutulmaya, sonrada satışa sunulmayı bekliyor. Ya toprak mahsullerinin belirlediği fiyattan devlete verecekler, parasını devletten alacaklar veya özel tüccarlara verecekler, hemen nakte çevirecekler. Çalışkan insanlar; herkesin gidemeyeceği dağ taş her tarafı ekip biçerek kullanılır hale getirmişler.
Uçsuz bucaksız dağlar fındık bahçesi. Bazı yerde ayı, yaban domuzu geliyormuş, onun için önlem almışlar; güneş panelinden elektrik ve sınıra tel örgü çekmişler. Koruma amaçlı elektrik verilmiş, mahsule zarar veren hayvanlara engel olmak istemişler.
Sadece bir şey üzüntü verici; o kadar güzel bir ortamda ve yeşillikler içinde Yığılca’da fındık bahçeleri yakınında hatta içinde 2021 yılında faaliyete geçen büyük bir çimento fabrikası yapılmış, karşılıklı dağ tamamen toz ve beyazlar içinde. O bölgede hem hayvancılığa hem fındık bahçelerine zarar vermiş; o kadar çorak ve tarım dışı yerler varken neden buna izin verilmiş hiç anlaşılır değil. Onun yerine bir müteşebbis hem çikolata vb. üretebilir hem fındıktan yapılan farklı ürünler için bir fabrika kurabilirdi, hatta fındık kabuğundan kağıt paranın ana malzemesi vb. üretim yaparak fındığın tamamı her yönü ile değerlendirilebilirdi.
Sadece fındık geliri olan bir köy yerine bir “pat-pat” sporu yapmak ve daha teçhizatlı ve daha deneyimli şekilde hem pat-patlarla o engebeli yollardan fındık sezonunu etkilemeden yarışma, seyir harikası bir çalışma yapmak herhalde yerinde olur. 2-3 metre genişliğindeki pat-pat yolları 3-4 km mesafeden daha fazla yapılabilir, daha elverişli tur düzenlenebilir, parkurlar yapılabilir. Seyir yerleri düzenlenerek insanların katılımı sağlanabilir, hatta 500-1000 rakımlı tepelere, keçi yollarına tırmanma, dağ yürüyüşü sporu düşünülebilir; gençlere yepyeni ufuklar, yepyeni bir uğraşı oluşturulabilir.

Dağlar yüksek olduğu için teleferik vb. araçlarla hem turizm amaçlı hem de ihtiyaç amaçlı üniteler yapılabilir. Memleketimizin her köşesi cennet, her köşesi ayrı bir güzel, her yeri farklı etkinliklere sahne olabilecek potansiyele sahip. Yeter ki biz düşünelim ve uygulamaya koyalım, sağlıklı günler dileğiyle.
Fethullah FAKIOĞLU
Etiketler: alternatif sporlar » dağ turizmi projeleri » doğa turizmi yığılca » düzce aksaklar köyü » fakıoğlu » Fethullah Fakıoğlu » fethullah fakıoğlu kimdir » fındık bahçesi off road » fındık üretimi düzce » karadeniz yayla turizmi » macera turizmi türkiye » pat pat aracı » pat pat sporu » pat pat turizmi » tarım ve turizm » yerli off road » yığılca çimento fabrikası » yığılca düzceYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
07 Eylül 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler
07 Eylül 2026 Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Tüm Manşetler
06 Eylül 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler