Son Dakika


Filenin Sultanları Tarih Yazdı: Milletler Ligi’nde ŞAMPİYON TÜRKİYE
Yeni Nesil Savaş Stratejisi
Filenin Sultanları Adını Finale Yazdırdı: Çin’i Set Vermeden Geçen Türkiye, Brezilya’nın Rakibi Oldu!
Batı Şeria’da Meşru Direniş: İşgalci Baskınına Karşı Halk Onurunu Savundu
Siyah-Beyazlılar Avrupa’ya Avantajla Başladı: Beşiktaş 1-0 Midtjylland
Başakşehir Rövanş İçin Umutlu: Inter Turku Engeli İstanbul’da Aşılamadı
Yıl 1933… Mektubu yazan Einstein, muhatabı ise Atatürk’tü.
Einstein mektubunda; “Sayın Ekselansları; Hitler Almanyası artık biz Yahudiler için oldukça zor ve yaşam imkânsız hale geldi. Burada, hepsi ilim ve bilim insanı olan 40 kişi var. Lütfen onları ülkenize kabul ediniz. Çalışmaları karşılığında sizden hiçbir ücret talep etmemekteler” dedi.
Mektup Türkiye’ye gelir. Dönemin bürokrasisi, bunun yasalar gereği uygun olmadığını bildirerek talebi geri çevirir. Bu olaydan Atatürk’ün haberi olduğunda, acil olarak Almanya ile temasa geçilir. Bu 40 bilim insanı, aileleriyle birlikte trenle Haydarpaşa Garı’na gelir ve orada karşılanırlar. Ardından Atatürk, İstanbul’daki Darülfünun’u kapatır ve yerine İstanbul Üniversitesi kurulur. Bu değerli bilim insanları, uzun yıllar ülkemize hizmet ederler.
Düşünebiliyor musunuz? Karanlıklar ülkesi Almanya’dan, aydınlıklar ülkesi Türkiye’ye bu insanları getiren yegâne sebep nedir?
Türkiye’de artık Cumhuriyet ile başlayan; adalet, akıl, bilim ve düşünce ekseninde yürütülen demokrasi yolundaki adımlardır. Bunları Türk milletine ve insanlığa hizmet olarak sunan ise Atatürk’tür.
Bu konuda düşünceye dalmışken, aklıma Avrupa’daki Yahudi düşmanlığı ve eziyetlerine karşı Türk milletinin ilk neler yaptığı geldi. Yıl 960… İspanya Yahudilerinin önderinden, Hazar Türklerinin Kağanı olan Kağan Yusuf’a bir mektup gelir. Yahudi hahamı mektubunda “Siz kimsiniz?” diye sorar.
Kağan Yusuf ise şöyle cevap verir: “Sen mektubunda bizim hangi halktan, hangi boy ve kabileden geldiğimizi soruyorsun. Biz Togarma’nın oğlunun oğullarından, Yafes’in oğullarından geliyoruz. Atalarımızın şecere kitaplarında Togarma’nın on oğlu olduğunu bulduk. Onların adları şöyledir: Birincisi Agiyor, ikincisi Tiras, üçüncüsü Avar, dördüncüsü Uğuz, beşincisi Biz-i, altıncısı T-r-na, yedincisi Hazar, sekizincisi Belger, dokuzuncusu Savar…”
Biz Hazar’ın oğullarından geliyoruz. O, bu oğulların yedincisidir.
Bu bilgilerin tamamı tarihi bilgi ve belgeler üzerine yazılmıştır.
Konumuza dönersek; dünyadaki Yahudilerin sığınağı yine Türkler olmuştur. Yakın tarihte, Osmanlı Devleti’nin İspanya’dan Türkiye’ye getirdiği 250 bin Yahudi ve ailesinin gelişinin 500. yılı kutlandı. Tüm Avrupa’da katliam yapılarak yok edilmek üzereyken, yine Türkler tarafından korumaya alınarak kurtarıldılar. Yine karanlıklardan aydınlığa Türkler sayesinde çıktılar.
Buradaki esas mesele şudur: Bugün dünyanın en etkili finans ve askeri gücünü elinde bulunduran siz Yahudiler, geçmişi düşünmeli; binlerce yıldır size kol kanat germiş bu asil milletin hakkı olan yer ve konumu iade etmelisiniz.
Unutmayın; sizler karanlıklardan Türkler sayesinde aydınlığa çıktınız. Bugün bu kadim geleneğin yeni temsilcilerinin hakkının iadesi ve hak ettikleri yerin teslim edilmesi, sizlere çok büyük bir değer katacaktır. Lütfen bunu unutmayınız.
Vesselam.
Necati YÜZÜAK
Etiketler: Albert Einstein » Atatürk » bilim tarihi » Cumhuriyet Bilimi » Darülfünun » Hazar Kağanlığı » Hoşgörü Medeniyeti » İnsan Hakları » İspanya Yahudileri » İstanbul Üniversitesi » Kadim Dostluk » Necati Yüzüak » Türk Misafirperverliği » Türk tarihi » Yahudi GöçüYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
26 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Teknoloji, Tüm Manşetler
26 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Tüm Manşetler
26 Temmuz 2026 Bilim ve Teknoloji, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
26 Temmuz 2026 Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler