Son Dakika


Filenin Sultanları Adını Finale Yazdırdı: Çin’i Set Vermeden Geçen Türkiye, Brezilya’nın Rakibi Oldu!
Batı Şeria’da Meşru Direniş: İşgalci Baskınına Karşı Halk Onurunu Savundu
Siyah-Beyazlılar Avrupa’ya Avantajla Başladı: Beşiktaş 1-0 Midtjylland
Başakşehir Rövanş İçin Umutlu: Inter Turku Engeli İstanbul’da Aşılamadı
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi Yolunda Avantajı Kaptı
Bill Gates’ten Yapay Zeka ve İklim Krizi Çıkışı: “Gelecekte İnsan Gücüne Gerek Kalmayacak”
Konuyu Maturidi’nin baktığı gibi bakan birisi olarak onun üzerinden yorumlayan birisiyim.
KÖTÜLÜK problemine yaklaşımında Hikmet kavramının rolü çok büyüktür. Çünkü ona göre evreninin her bir parçası hikmetli bir yaratıcının varlığına işaret eder. Dinsel ve sosyal olayların çözümünde öncelikli olarak bir yaratıcıya inanmak gerekir. Yani Tevhid’e! Bu yok ise insan sözde Müslüman ise de mutlaka o bir yerlerde şirk ve gaflet içindedir. Onun için önce Allah (c.c.) varlığına ilişkin delillere bakmak gerekir.
Maturidi Allah’ın varlığına ilişkin sunduğu delilerin temelini evrenin yaratılmış olduğu fikri oluşturur.
Evrenin tüm parçaları, bir bilginin ve kudretin eseri olduklarını gösterir. Biz onun tüm parçalarına baktığımızda kendilerini var edecek bir bilgi, şuur, irade ve kudretten yoksun olduklarını görmekteyiz. O halde onları var eden sonsuz bir bilgi, irade ve kudret sahibi varlığın bulunması gerekir.
Birincisi; evreni oluşturan cisimlerin, hareket-sükun, sertlik-yumuşaklık, sıvılık-katılık gibi geçici niteliklerini/arazları taşıyan temel yapı taşları konusundaki aynaların/cevherlerin her biri, diğerine bağımlı ve muhtaç bir tarzda bulunmaktadır. Bu durum, evrenin varlığında başkasına muhtaç olduğunu gösterir. Varlığında başkasına muhtaç olan ise kendi kendisini var edemez.
O halde evren, kadim/başlangıçsız olmayan yaratılmış bir varlıktır. Çünkü kadim olanın temel özelliklerinden birisi, varlığında başkasına muhtaç olmaması, ezeli olarak kendi kendisine var olmasıdır.
İkincisi; evrendeki bilgi edinme kabiliyetine olan en yetkin varlıklar bile kendilerinin aksayan yönlerini düzeltmek ten acizdir.
Üçüncüsü; biz, evreni oluşturan cisimlerde zıt unsurların bir araya geldiğini görmekteyiz. (Ateş ve suyun odunda, biri yanıcı diğeri yakıcı olan hidrojen ve oksijen atomlarının suda bulunması gibi) Akıldan, bilgiden ve kendi kendilerini yönetebilecek bir kudretten yoksun olan bu birbirlerine zıt parçaların kendiliklerinden bir araya gelmeleri, birbirlerinden ayrılıp uzaklaşmadan varlıklarını sürdürmeleri nasıl mümkün olabilir.
Dördüncüsü; evreni oluşturan parçalardan çoğu yok iken sonradan var olmakta, zamanla büyüyüp gelişmektedir.
O halde bu sistem evrenin tümüne hakim olmalıdır. Bu durumda sonlu ve sınırlı parçaların sonsuz statüsünde görünmeleri mümkün değildir.
Beşincisi; iyileşme-kötüleşme, küçülme-büyüme, güzelleşme-çirkinleşme ve bütünleşme-parçalanma gibi evrenin her tarafında rastladığımız olgu ve olaylar, sürekli bir değişimin yaşandığına tanıklık etmektedir.
Her değişim ve yeni oluşum ise yokluğa açılan bir kapıdır. O halde yokluğa mahkum görünen parçalardan oluşan evren, kendiliğinden var olan kadim/öncesiz konumunda görülemez.
Evreni oluşturan parçaların hiçbirinde, kendi kendisini var edebilecek, bir akıl, irade ve kudret bulunmamaktadır. O halde evren, kendi kendisine var olan sonsuz bir bilgi, irade ve kudret sahibi varlık tarafından yaratılmış olmalıdır.
Yani her şey HİKMET’i anlamak olmalıdır.
Maturidi, hikmetin “Kur’an-sünnet”, her şeyin hakikatini doğru olarak kavrama ve kötülüklerden kaçınıp iyiliği elde etme yeteneği gibi çeşitli anlamlarına işaret ettikten sonra şöyle bir tanımlamada bulunur.
HİKMET her şeyi kendisine uygun olan yere koymak, her hakkı hak sahibine ulaştırmak. Bir başka tanıma göre ise Hikmet, “işleri muhkem ve sağlam yapmaktır. HİKMET’in zıttı olan SEFEH’e nispetle yapılan tanımıdır. SEFEH, “eylemlerin tutarsız, işlerin ise karışık ve düzensiz olması” halini ifade eder.
Bugün ülkemizdeki kişi ve kurumlara ne kadarda benziyor değil mi?
HAKİM/BİLGE ise, kısaca “hiçbir şeyde hata yapmayan, fiilleri hikmetin dışına çıkmayan ve her şeyi sağlam yapan kimse” demektir. Evrende gözlenebilen her şeyde, akıllara hayret içerisinde bırakan bir hikmet ve yaratıcının eşsiz sanatına bir işaret vardır.
Sizlere bir küçük bilgi.
Evrendeki dünya mikroskop da görülebilen bir küçük bakteri kadardır. Siz kainatın büyüklüğünü hayal ediniz. Genişlemesi tahmini dokuz milyar yıl daha sürecek diye tahmin ediliyor evrenin. Sonra ki dokuz milyar yıl da da soğuması ve küçülmesi tahmin ediliyor.
Hal böyle iken insan kötülüklerden beslenmesi nankör olması ne garip değil mi?
Kötülerin öncelikle Tevhid inancını bir kez daha sorgulaması gerekir.
Şirk ve hırs sanki gözleri kör ediyor gibi.
Selam olsun Hikmet sahiplerine ve Hikmet ile olaylara bakanlara.
Not: Bu yazım kendisini Müslüman olarak tanımlayan kişi ve yöneticilere bir uyarı maksadı ile yazılmıştır.
Necati YÜZÜAK
Etiketler: Dini Bilgiler » evren » hakikat » hasbahçe » Hikmet » köşe yazısı » KÖTÜLÜK » makale » Maturudi » Necati Yüzüak » Necati Yüzüak köşe yazıları » sefehYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
25 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
20 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Spor, Tüm Manşetler
19 Temmuz 2026 Bilim ve Teknoloji, Eğitim, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
16 Temmuz 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler