Son Dakika


Dünya siyasi ve askeri tarihinin en büyük liderleri arasında gösterilen Cengiz Han ölüm döşeğindedir. Çocukluk arkadaşı Börü’ye haber gönderir; Börü gelir ancak oldukça sinirli ve sıkıntılıdır. Çünkü Cengiz Han’ın çocukluğu çok zor geçmiştir: Babası öldükten sonra annesi ikinci bir evlilik yapmıştır, üvey babası ise Cengiz’i istememiştir. Sokaklarda yokluk ve cefa çekerkenki tek dostu Börü’dür. Lakin Cengiz hakan olup devleti büyüttüğünde Börü’ye ne bir iş ne de bir makam vermiştir. Bu yüzden Börü her yerde Cengiz Han’a ağır küfürler etmiştir. Cengiz’in casusları (istihbaratçıları) durumu kendisine ilettiğinde o sadece gülüp geçmiştir.
Ancak şimdi ölüm döşeğindedir ve gerçek ile tek dostuna vedaya hazırlanmaktadır. Börü, öfkeyle şöyle der:
– Sen ki dünya hakanı oldun, en yakınındaki ben ise sefil ve zor bir hayat yaşadım. Şimdi kalkmış benden özür mü diliyorsun?
Cengiz Han şöyle yanıt verir:
– Bak, bir dinle beni. Ben Hakanım, benim yanımda hep hainler olur. Düşmanlarım en yakınındaki kişileri ya para ile ya kadın ile satın alırlar. Ben bunu öğrendiğim zaman onları bizzat kendi elimle öldürürüm. Biliyorum ki sen de satın alınabilirdin; seni öldürmek zorunda kalmamak için seni yanımdan uzak tuttum. Lider o dur ki, en yakınındaki bile olsa göz yumma ve affetme yanlışına düşmemeli.
Ne demişti Sezar: “Sen de mi Brütüs?”
Bu Cumhuriyet zorluklar içinde kuruldu; kimsenin arpalığı olamaz. Bakın size bir “liderlik sanatı” örneği daha:
Mustafa Kemal Atatürk masasında bazı devlet erkânı ile sohbet etmektedir. Yan tarafta ise Rauf Orbay ve İsmet İnönü’nün de aralarında bulunduğu dört kişi briç oynamaktadır. İçeriye bir asker girer ve Başbakan Rauf Orbay’a bir not iletir. Rauf Bey askere pusulayı iade ederek “Yarın sabah bakarız” der. Asker tam gidecekken İsmet İnönü askerden notu ister. Notta Doğu’da isyan çıktığı yazmaktadır. İnönü hemen kalkar, notla birlikte Atatürk’ün yanına gider ve “Talimatınız nedir Paşam?” diye sorar.
Atatürk bu sahneyi unutmaz ve ertesi sabah en yakın arkadaşı Rauf Orbay’ı başbakanlıktan alarak yerine İsmet Paşa’yı atar. (Bu bilgi, Genelkurmay’ın Doğu ve Güneydoğu’daki isyanları anlatan resmi yayınlarından birine dayanmaktadır.)
Günümüzde ülkemizi son yıllarda soyan, istismar eden kişiler ve yapılar varken -buna en canlı örnek FETÖ terör örgütüdür- böylesi büyük bir hırsızlık ve istismara karşı eğer sadece tek bir grubu dikkate alırsanız, biliniz ki diğer grup sizi en kısa zamanda yok edecektir.
Yukarıdaki iki misali bilerek verdim; liderlik sanatı çok başka bir sanattır. Attila ile ilgili yazdığım yazı da bu konuda en önemli kaynaktır; lütfen okuyunuz, yoksa başka yerlerde aramak zorunda kalabilirsiniz. Böylesi bir hırs ve aymazlık, maalesef tüm siyasi partilerin en büyük hastalığı haline gelmiştir.
Bir an empati yapın: Atatürk, kişisel hayatında bir çöp dahi özel çıkarları için kullanmamıştır. Oysa kendisine gelen en büyük imkânlar 1926 yılının ekim ayında doğmuş idi. O ne yaptı? Tüm bu imkânları devleti ve milleti adına kullandı. Ki bu imkânın gücünü bugün bile devleti yönetenler tam anlamıyla kavrayabilmiş değildir.
Ne diyeyim; bir gün bu imkânın bugün ki sahipleri hakkında da gereği yapılır. Oysa bu imkânın gücü, devletimizin ve milletimizin yarınlarıdır.
Liderlik zor zenaat vesselam.
Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.
Necati YÜZÜAK
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
29 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Eğitim, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Nereye Gitsem, Siyaset, Tarih, Teknoloji, Tüm Manşetler
29 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
27 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
26 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler