Son Dakika


Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın, Türkiye ile ilişkilerin “doğru yönde ilerlediği” yönündeki son açıklamaları, Erivan’ın dış politikasında bölgesel gerçekçiliğin ne kadar baskın hale geldiğini gösteriyor. Bu olumlu ve yapıcı tutumun arkasında, Türkiye Cumhuriyeti’nin Güney Kafkasya’daki bölgesel gücü, ekonomik ağırlığı ve jeopolitik etkisi yatıyor.
Paşinyan’ın attığı adımlar ve olumlu söylem, Ermenistan’ın bölgesel güvenliğini ve ekonomik geleceğini Türkiye gibi büyük bir komşu devletle işbirliği zemininde kurma zorunluluğunu kabullenmesi olarak okunuyor.
Türkiye’nin Bölgesel Ağırlığına Boyun Eğdi
Paşinyan’ın söylemindeki bu dikkat çekici değişim, Ermenistan’ın bölgesel jeopolitiği yeniden değerlendirmesinin ve Türkiye’nin gücünü kabul etmesinin bir sonucudur:
* Güvenlik Denkleminde Türkiye Faktörü: 2020 Karabağ Savaşı sonrasında bölgedeki güç dengesi köklü bir şekilde değişmiştir. Türkiye, Azerbaycan ile kurduğu güçlü stratejik ortaklık sayesinde Güney Kafkasya’daki güvenlik denkleminin vazgeçilmez ve belirleyici bir aktörü haline gelmiştir. Ermenistan, güvenliğini sağlamak için Türkiye’yi ötekileştirmek yerine sürece dâhil etme gerekliliğini benimsemiştir.
* Büyük Devletle Çatışmama Zorunluluğu: Paşinyan’ın bizzat vurguladığı gibi, Ermenistan’ın Türkiye ile çatışmayı göze alacak bir gücü veya bölgesel bir meşruiyeti kalmamıştır. Türkiye gibi askeri, ekonomik ve diplomatik açıdan büyük bir devletle normalleşme, Erivan için en az maliyetli ve en kazançlı güvenlik stratejisi olarak görülmektedir.
* Ekonomik ve Lojistik Kapılar: Türkiye, uluslararası ticaret yolları ve enerji koridorları açısından bir köprü konumundadır. Türkiye ile sınırların açılması ve bölgesel ulaştırma projelerinin (özellikle “Barış Yolları” kavramı) hayata geçmesi, denize erişimi olmayan Ermenistan için hayati ticari ve ekonomik can simidi anlamına gelmektedir. Büyük devletin sunduğu bu ekonomik fırsatlar, Erivan için vazgeçilmezdir.
* Diyalogun Kurumsallaşması ve Uluslararası Tanınma: Paşinyan’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sık sık görüştüğünü açıklaması, iki ülke arasında kurumsal ve doğrudan bir diyalog mekanizmasının kurulduğunu göstermektedir. Türkiye ile bu düzeyde bir ilişki kurabilmek, Ermenistan’ın uluslararası platformdaki konumunu ve ciddiyetini güçlendiren bir faktördür.
Paşinyan’ın Türkiye hakkındaki olumlu açıklamaları, Türkiye’nin bölgesel bir büyük devlet olarak ağırlığının ve Ermenistan’ın yeni jeopolitik koşullara uyum sağlama zorunluluğunun bir sonucudur. Erivan, geleceğini Türkiye ve Azerbaycan ile çatışmada değil, pragmatik işbirliği ve diyalog zemininde aramaktadır.
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER