Son Dakika


Libya’daki başarısından sonra Türk insansız hava araçlarının (SİHA) bir kez daha Afrika’da, bu kez Sudan’daki iç savaşın seyrini etkilediği yönündeki iddialar uluslararası gündemde geniş yer buldu. Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin (SAF), Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) karşı kritik bölgelerde yeniden üstünlük sağlamasında, Türkiye’den tedarik edilen SİHA’ların rolü olduğu öne sürülüyor.
SİHA İddiası ve Washington Post Raporu
Sudan’da 2023 yılından bu yana devam eden SAF ve RSF arasındaki çatışmalar, özellikle Türk savunma sanayii ürünlerinin sahaya sürülmesiyle yeni bir boyut kazandı.
120 Milyon Dolarlık Sevkiyat İddiası: Washington Post’un Mart 2025’te yayımladığı bir rapora göre, Türkiye’nin önde gelen SİHA üreticisi Baykar’ın, iç savaşın sürdüğü Sudan’a Ağustos ve Eylül 2024 aylarında, 120 milyon dolar değerinde mühimmat sevkiyatı gerçekleştirdiği iddia edildi. Raporda, sevkiyatların Port Sudan’a yapıldığı ve Bayraktar TB2 SİHA’larının etkinliği sayesinde SAF’ın kritik askeri üstünlükler elde etmeye başladığı belirtiliyor.
İki Tarafa da Silah İhracatı İddiaları: Uluslararası Af Örgütü gibi kurumların 2024 tarihli raporlarında ise, sadece SİHA tedarikçisi Baykar değil, aynı zamanda küçük ölçekli bazı Türk silah şirketlerinin de iç savaşın her iki tarafıyla da temas kurduğu ve mühimmat tedarik ettiği yönünde iddialar yer aldı.
Uluslararası Güç Dengesi ve Türkiye’nin Pozisyonu
Sudan’daki çatışma, bölgesel güçlerin vekalet savaşı olarak da görülüyor. Türkiye’nin buradaki rolü, sadece askeri tedarikçi olmanın ötesinde bir dengeleyici unsur olarak değerlendiriliyor:
BAE-RSF Bağlantısı: Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin (SAF) karşısında yer alan Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (RSF) ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Wagner destekli olduğu iddia ediliyor. Bu durum, Türkiye’nin desteğini jeopolitik bir karşı hamle olarak konumlandırıyor.
Arabuluculuk Çabaları: Türkiye, bir yandan askeri malzeme tedariki iddialarıyla gündeme gelirken, diğer yandan da Sudan’da arabuluculuk rolünü üstleniyor. Ocak 2025’te Dışişleri Bakan Yardımcısı düzeyinde Port Sudan’a yapılan ziyaretler ve Sudan Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’nin arabuluculuk teklifini kabul ettiklerini açıklaması, Ankara’nın hem diplomatik hem de güvenlik alanında ikili bir strateji izlediğini gösteriyor.
İnsani Felaket Vurgusu: Türkiye, çatışma boyunca insani yardım faaliyetlerine de odaklanarak, Sudan’daki insani felakete dikkat çekmeye devam ediyor.
Ankara’dan Resmi Açıklama Yok
Türk Savunma Sanayii şirketleri ve hükümet yetkililerinden, Sudan’a SİHA veya mühimmat satışı iddiaları hakkında net bir resmi açıklama gelmedi. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2024 yılındaki EFES tatbikatında yaptığı bir konuşmada, “Bugün 50 ülke, Türk şirketlerinin ürettiği insansız sistemleri kullanıyor,” demesi, Türkiye’nin küresel SİHA pazarındaki lider konumunu teyit ediyor.
Analistler, Türkiye’nin Sudan’daki rolünün, hem SİHA’larla çatışmanın gidişatını etkileyen askeri bir aktör hem de krizin çözümü için diplomatik kanalları açık tutan bir arabulucu olarak çok katmanlı bir politika yürüttüğünü belirtiyor.
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER