Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
Gün Arafat günüdür. Hayat, dur durak bilmeyen bir koşuşturmacadır. Her gün üzerimize yeni kimlikler giyiniyoruz; sosyal statülerimiz, toplum içinde oynadığımız roller ve üstlendiğimiz sorumluluklar… Öyle kalın kabuklar örüyoruz ki ruhumuzun etrafına, bir süre sonra o kabuğun altındaki asıl insanı, yani kendi özümüzü unutuyoruz. Sürekli koşan, sürekli üreten ve sürekli tüketen insanoğlu, en çok da kendine yabancılaşıyor.
İslam’ın önemli ibadetlerinden biri olan hac, sosyal hayatta taşıdığımız bütün künyelerden sıyrılıp bir zerre olduğumuz bilinciyle çölün o muazzam ahengine uyum sağlama yolculuğudur. Ve bu yolculuğun kalbi, olmazsa olmazı, tek bir kelimede gizlidir: Arafat. Peygamber Efendimiz “Hac Arafat’tır” buyuruyor.
Arafat, kök itibarıyla “arafe” kelimesinden gelir; yani bilmek, tanımak, farkına varmak demektir. Cebel-i Rahme’nin eteklerinde bu kelime, alelade bir bilginin çok ötesinde deruni bir manaya, varoluşsal bir idrake bürünür: Kişinin kendini bilmesi…
Arafat; aklıyla her şeye hükmedeceğini, doğayı evcilleştireceğini, her gizemi çözeceğini zanneden insanın, aslında gözünün hemen üzerindeki kirpiği bile görmekten aciz olduğunu anladığı o muazzam yüzleşme meydanıdır. Kişi orada sınırlarını, kulluğunu, acziyetini ve en önemlisi haddini bilir.
Arafat’a gitmek; benliğini, kazanımlarını, dünyayı ve hatta Kâbe’yi bile arkada bırakıp kendini bulmaya gitmektir. Hz. Âdem bu topraklarda “bildi”. Kendi çabasıyla değil, yalnızca Rabbinin lütfuyla isteğine erişebileceğini kavradı. O bildiği ve itiraf ettiği içindir ki tövbesi kabul gördü; cennetteki eşine, Havva’sına yeniden burada kavuştu. Âdem’in bulduğu şey Rabbin tam istediği şeydi demek ki; kıyamete kadar diğer kullarının da aynı şeyi bulmasını istedi. Şimdi milyonlar Arafat’ta Hz. Âdem’in bulduğu o hakikati arıyor.
Arafat’ta ibadet, alışılagelmişin dışındadır. Orada ne tavaftaki gibi bir dönüş ne de sa’ydaki gibi bir koşu vardır. Orada sadece durulur. Buna vakfe denir. Düşünün; milyarlarca galaksiden atom altı parçacıklara kadar tüm kâinatın muazzam bir hareket halinde olduğu o seherde Yaradan kuluna döner ve der ki “Burada dur. Hareket etme, bekle.”
Günün en aydınlık, güneşin en parlak olduğu o zaman diliminde sadece emre itaat için durursunuz. Bu duruş, Hz. Âdem’in yasak meyveyi yiyip cennetten çıkarılışını, toprak ve balçıktan ibaretken kendisine üflenen o ilahi ruhun şerefini tefekkür etme duruşudur. İnsan o mutlak sessizlikte ve yalnızlıkta idrak eder ki Allah’tan başka dayanacak, sığınacak, güvenilecek, bilinecek, yönelinecek, istenecek hiçbir makam yoktur.
Balçıktan insan olma yolculuğu engebeli ve zordur. İnsanoğlu bu yolda düşer, şaşar, yorulur. İşte haccın her bir aşaması, özellikle de Arafat, âdemoğlunun önündeki o engebeleri kaldıran en sadık yoldaşıdır. Orası, bugüne kadar heybemizde biriktirdiğimiz egoları, hırsları dağıtıp ruhumuzu yeniden yapılandırma merkezidir. İbadetin güçlü yoldaşlığı olmadan, insanın hamlıktan pişmeye doğru giden yolculuğu eksik kalır. Öyle güçlü, öyle tesirli bir duruştur ki bu; hakkıyla yapılan tek bir vakfe, koca bir ömre bedeldir.
Bugün kendi iç dünyamızda bir Arafat kurmaya, bir anlığına da olsa durup haddimizi ve kendimizi bilmeye ne kadar da ihtiyacımız var…
Selam olsun Arafat’ta durup, durulup, arif olanlara.
Şehri KILIÇ
Etiketler: Arafat » Arafat nedir » Arafat'ın önemi » arınma » hac ibadeti » hac ve Arafat » Hz. Âdem » İslam » Kendini Bilmek » kulluk bilinci » Manevi Yolculuk » maneviyat » ŞEHRİ KILIÇ » Şehri Kılıç kimdir » Şehri Kılıç yazıları » teslimiyet » vakfe » varoluşsal idrakYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler