Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
Günlük hayatta kullandığımız eşyalar sadece fiziksel ihtiyaçlarımızı gidermez; onlar aynı zamanda birer denge aracıdır. Kültürel birikimi ve hayata bakış açısını da temsil ederler. Ancak eşyalar hayatımızdan sessiz sedasız çekilirken, onlarla birlikte taşıdıkları manaları da alıp götürüyorlar. Geçen hafta katıldığım bir düğünde, o meşhur “Bir yastıkta kocayın” duasını duyunca zihnim geçmişe; o eski çeyizlerin olmazsa olmazı, yatağı boydan boya kaplayan tek parça uzun yastıklara gitti.
Şimdilerde artık bulunmayan “Bir yastıkta kocayın” duasındaki o uzun yastık, aslında evliliğin mimarisini fısıldar gibi geldi bana. Eskilerin uzun yastıkları sadece bir uyku aracı değil; evliliğe bakış açısını, evlilikten beklentileri ve “biz olma” sanatını da ortaya koyuyordu. Amacım eskiyi güzellemek değil elbette. Hayatımızdan sessiz sedasız çıkan birçok eşyanın, kavramlarla birlikte iç dünyamızdaki anlamı ve değerleri de söküp çıkarmasına, kalpler arasına giren mesafeye dikkat çekmek istiyorum.
Fiziksel yakınlığın kalbi yakınlaştıran bir tarafı vardır. Uzun yastık, iki insanın başını koyabileceği tek bir zeminin varlığını ve eşler arasında mesafenin olmadığı mesajını verir. “Aynı yere baş koymak”; aynı yöne bakmayı ve aynı rüyayı görmeye niyet etmeyi sembolize eder.
Aynı yastığa baş koymak, “Altın Orta Nokta”da buluşmaya azmetmektir ve eşlere esneklik sağlamaktadır. Her insanın bir yatış biçimi, bir konfor alanı vardır. Biri yüksek ister, diğeri alçak; biri sağa döner, diğeri sola. İşte o tek zeminde buluşmak aslında kendi iç huzurunu talep etme sanatıdır. Farklılıklar içinde orta yolu bulmak, evliliğin genelindeki o “hüsnü kabul” halinin her gece yapılan bir provasıdır.
Zamanla çeyizlere “küstüm yastığı” girmeye başladı. Adı üstünde; eşler kavga edince yastığını alıp gitsin, ayrı yatsın diye… Evlilikte fikir ayrılıkları, çatışmalar muhakkak olacaktır; ancak daha yolun başında “ayrı yollara gitmeyi” bir alternatif olarak sunmak ne kadar manidardır!
Bir tartışma olduğunda yastığını alıp gitmek köprüleri yıkmaktır. Oysa o uzun yastıkta kalmak, “Sana kızgınım ama hâlâ senin yanındayım” demektir. Çözümün uzağa gitmekte değil; tam da o yastığın üzerinde, diz dizeyken eşinin kalbine dokunmakla gelebileceğini hatırlatır. Bir tartışmanın ardından bile aynı zemine baş koymak; “Sana kırgın olsam da seninleyim” demenin sessiz dilidir. Kendi doğrularından, alışkanlıklarından veya sevdiğin bazı şeylerden rızanla feragat etmektir. Bu feragat bir kayıp değil, aksine evliliğin ahengini korumak için gösterilen engin bir gönüllülüktür.
İnsanın evlilikteki biyolojik ihtiyaçları ile manevi yolculuğu arasındaki denge bu yastıkta somutlaşır. Bedensel bir ihtiyaç olan uyku, “Allah bana eş kıldı” bilinciyle birleştiğinde, o yastık bir nevi “sabır ve rıza” makamına dönüşür. Kendi doğrularından eşinin gönlü için bir nebze esnemek kişiyi eksiltmez; aksine “insan olma” yolculuğunda onu daha bilge kılar.
Eşyalar değişir, formlar farklılaşır; ancak insan olmanın ve “biz” olmanın o engin gönüllülüğüne bugün dünden daha çok ihtiyacımız var.
Şehri KILIÇ
Etiketler: aynı yastığa baş koymak » bir yastıkta kocamak » çeyiz gelenekleri » eşler arası iletişim » evlilikte biz olma sanatı » evlilikte fedakarlık » evlilikte fiziksel yakınlık » evlilikte huzur ve ahenk » evlilikte orta yolu bulmak » evlilikte sabır ve rıza » geleneksel evlilik kültürü » kültürel değerler ve eşyalar » küstüm yastığı nedir » modern evlilik sorunları » uzun yastık anlamıYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler