Son Dakika


Son zamanlarda, bilhassa son iki yılda restoranda komi, kafede garson, markette tezgahtar, yıkamacıda pompacı, inşaatta bekçi, bağda bahçede bahçivan, evlerde çocuk bakıcısı say sayabileceğin kadar, hemen hemen her sektörde ya Afgan, yada Türkmen veya Özbek vatandaşlar istihdam edilmekte. Edilmesine edilsin de emeğe saygımız var. Bu arkadaşların çoğunun ne kimlikleri var nede sigortaları. Her taraftan kaçak. Ne kayıtları ne de kuyutları var. Ne kendilerine güvenceleri var ne de hizmet ettiği Türk vatandaşlarına güvenceleri var.
Türk iş adamı, Türk işçisini sigortasız çalıştırsa dünya kadar cezası varken yabancı yakalanınca al götür yabancı şubeye gönder memleketine. Ne cezası var ne de suçu.
İnsan merak ediyor. Bu arkadaşlara neden müsaade ediliyor. Bir zamanlar Ruslar ve Ukraynalılar üç beş dolar getirecekler diye memleketi istila ettiler. Birçok aileninde yuvasına incir ağacı diktiler. Yurtlar yuvalar harap oldu. O bitti derken arkasından Suriyeliler bastı, ülkenin sosyal ve kültürel yapısını harap etti. Şimdide daha beteri Özbekler, Türkmenler, Afganlar Türk işçisinin alın terine ihanet ederek evine asgari ücretle ekmek götürmekte olan işçinin işini elinden kaçak yollarla alıyorlar.
Bazen anlamakta zorlanıyor insan bu memlekette işçi ihtiyaç olsa amenna. Tam tersi 85.664 milyon nüfuslu ülkemizin yaklaşık 15 yaş üstü %8.2’si resmi olarak işsiz. Bunlara 15 yaş altını ve kayıtsızları da eklerseniz yaklaşık 10 milyona yakın işsizimiz varken neden yabacı işçi ve her sektörde aynı zamanda. Ülkemize ne vergisi ile ne sigortası ile bir faydası olmayan hatta burada kazandığının % 10’nu belki harcayıp kalanını ülkesine göndermesine rağmen bu istihdama neden müsaade edilir. Bu sınırlarımız neden güvence altına alınmaz.
Diyelim dereden tepen geliyorlar peki bu kadar ve alanen iş yerlerinde ve herkesin gözü önünde çalışırken kolluk kuvvetleri neden toplamazlar. Mesele sadece ekonomik de değildir aynı zamanda bir kültür ve sosyal yapı sorunu da ortaya çıkmaktadır. Gelen bu yabancı uyruklu kaçak arkadaşlar gençtirler ve Türkiye’de zor imkanlarda çalışmaktalar. Kaçak çalışmanın korku ve endişesinden dolayı çoğunda psikolojik rahatsızlık ve ahlaki dengesizliklerde ortaya çıkmaktadır yani bu arkadaşların çoğu potansiyel suç işleme ahvaline sahiptir. Peki biz Türk vatandaşlarını bu tehlikeli potansiyel güçten kim koruyacak? Her an işleyecekleri suçtan dolayı bu vatandaşları nasıl denetim ve kontrol altına alacağız? Devletimiz, kimlik yok, kayıt yok, kefil yok ortada serseri mayın gibi gezen insanlara kimi, ne zaman nerede vuracakları veya bir sıkıntı verecekleri belli değildir.
Acilen ve ivedilikle, devletimizin bu kaçak işçileri toplamaları ve kayıt altına almalarını veya çalışanımızın hakkını koruma devletimizin vergi hakkını denetim altına alma adına gerekeni yapmasını bekleriz.
Her ülkeye kolunu sallayarak girilmediği gibi ülkemize de gelen kim olursa olsun bu ülkenin izzetine ve iffetine-irfanına yakışır gelmelidir. Amacımız insanların ekmeği ile değil gayri meşru gayelerinin disipline alınmalarıdır. Dünya hepimizin, hepimize de yeter de…
Kalın sağlıcakla.
Ahmet AL
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER