Son Dakika


Yazmamak için çok sabırlı davrandım. Lakin bu olmuyor…
PKK kendini feshetmiyor Türkiye Cumhuriyeti devletini feshediyor. Bu şartlar ve üsluba bakınca, başka bir şey görünmüyor maalesef.
Ulus devletin yok oluşu herkesin sandığı gibi sadece devletin yok oluşu değildir. Bu, Türk milletinin de yok oluşu anlamına gelir. Sevr ne demek, Sevr ile ne söylenmek isteniyor?
Bunun cevabını 1915 yılında yayınlanmış bir Fransız Sosyoloğu olan Paul Horz denen adamın kitabında buluyoruz. Derki o şahıs; “Biz bin yıllık bir plan yaptık. Türklerin Anadolu’dan ya sürülmesi ya da imhası gerek”
Anadolu, İncil toprakları olarak Hristiyanlığın, Arz-ı Mev’ud olarak da Yahudiliğin kutsal toprakları olarak geçer. Oysa hakikat öyle değil. Burası ilk önce Sümer Türklerinin sonra diğer Türk boylarının yurdu olmuştur. Bahse konu bu iki kavim ve din taraftarları bu hakikati bilirler. Gayeleri Türk düşmanlığıdır. Bu hakikat Mustafa Kemal Atatürk’ün şahsında hayat bulur ve yine Türk yurdu olur.
Buradan bir sözüm sağduyulu Kürtleredir. Biliniz ki buradan Türkler yok edilirse, sizi bu oyuna alet edenler bu toprakları size dar ederler.
Bundan beş bin yıl önce İran’ın Zagros Dağı etrafından gelip size iş ve aş veren Sümerler idi. Sonra Yahudi isyanlarına katılarak Sümerlere ihanet ettiniz. Sonra ne mi oldu? O Yahudiler sizi öldürmeye başlayınca tekrar Zagros Dağlarına kaçtınız. O gün ki adınız Gutiler idi.
Yine aynı senaryo yine aynı kavimler. Yine sonucu belli bir senaryo!
Unuttuğunuz bir şey var.
Türk milleti Allah’ı (c.c.) sever ve iman eder. Allah (c.c.) da bu milleti sever. Türkler yeryüzü durdukça payidar olacağına inanıyorum. Bizler binlerce yıl önce Hz. İbrahim (a.s.)’a Oğuz Kağan’ın kızı Kantura Hatunu vererek kan bağı ile illiyet kurmuş bir milletiz. Onun içindir ki Cenabı Allah (c.c.) Atatürk’e iki kez yardım etmiştir.
Birincisi İstiklal harbi süresince Özbekistan Devlet Başkanı Osman KOCAOĞLU’nun liderliğindeki Özbek halkının yardımları olan yüz ton altındır. Bu altınlar S.S.C.B Başkanı olan Lenin aracılığı ile olmuştur. Bize bu altının on tonu ile bir miktar silah gelmiştir. Geri kalanına Rusya çökmüştür.
İkinci büyük yardımı ise 1926 yılının Nisan ayında 6 aylık bir bebek olan ve Viyana Pallfy saray doğumlu Macar aristokrasinden asli Kuman Kıpçak Türkü olan Hristiyan MERİ adlı bir bebek gelmiş ve Türkiye’de korunmaya alınmıştır. Karşılığında ise bugün bile telaffuz edilemeyecek bir servet ile bu ülkeye gelmiştir.
Siz hiç düşündünüz mü?
Bu ülke Osmanlı borcunu ödemiş, 1928’den 1938’e kadar yüzde on ila on iki büyümüştür. Ayrıca bu dönemde tüm dünya ekonomileri yerle yeksan olmuş iken…
Daha bitmedi; 1950 yılında İsmet İnönü, iktidarı Adnan Menderes’e teslim ederken 122 ton altın hazineden devretmiştir. Dış borç sıfırdır!
Yine Dünya 2. Cihan harbinden çıkmış, yine her yer yok olmuş. Ekonomiyi bırak insan kalmamış doğru dürüst…
İşte yakın tarihimiz bu, değerli arkadaşlar!
Şimdi eline mikrofon alıp halkı kandıranlar sanmasınlar ki biz buraların sahibiyiz. Buraların gerçek sahipleri sağ ve hayattalar.
Necati YÜZÜAK

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER