Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
İnsan uçağa binip gökyüzüne çıktığında, hasbelkader uçağın camından aşağı baktığında ister istemez şunu mırıldanıyor:
“Yahu bu insanlar aşağıda niçin birbirini yiyor? Kutu kutu binaların içerisinde basit bir yaşam mücadelesi ve garip bir rekabet… Bu mu altmış-yetmiş yıllık bir hayatın rekabet sahası?”
Doğal bir iç çekip gök ile yer arasında bir duygu kaymasına kapılıyor… Ülkesinden başka bir ülkeye gittiğinde; oradaki yeni kültürleri, insan tipolojilerini ve sosyolojik yapıları gördüğünde, içinden çıkıp geldiği şehrin ve kültürün artı ya da eksilerini daha iyi görebiliyor. Orijinal eleştiriler yapabiliyor; sübjektif olmadığı için daha vicdanlı davranabiliyor…
Çünkü insan; “Kendisinin dışına çıkınca kendisi olur.”
Ben de yıllar önce terk ettiğim, daha doğrusu terk etmediğim halde niçin içinde bulunduğumu sorguladığım İslamcılık ve Ehl-i Sünnet algısını bir kenara koyduğumda, hakikatlerin bir başka boyutuna vasıl olduğumu fark ettim. Dini, kitabı, insanı, ülkemi, kâinatı ve dünyayı her defasında bir başka gözle okumaya başladım… İnsan köyünün sınırlarını aşamadığı vakit, dünyanın dağın arkasında bittiğini sanırmış…
Evet sevgili Yusuf Kaplan; düşünür, kanaat önderi, Ehl-i Sünnet savunucusu… Ne garip çıkmazlar içindesin, ah bir farkında olsan… Bu zatımuhteremi yıllardır takip ediyorum. Ehl-i Sünnet çizgisi üzerindeki garip saplantısını ibretle izliyorum.
Yahu sahiden nedir bu Ehl-i Sünnet? Hz. Muhammed’den temayüz eden İslam dininin mukallitliği mi özetle… Şia da aynı şeyi söylüyor. Acaba merak edip İran’a hiç gitti mi? Avamın din anlayışıyla devletin ya da ulemanın din algısını hiç gözden geçirdi mi? Muaviye çizgisindeki Emevi saltanatının, hâlihazırda Ehl-i Sünnet dediği devletlerin saltanatçı omurgasını hiç analiz etti mi? İçi boş dinin özden ziyade kabuktan ibaret olduğunu hiç sorguladı mı? Sanmıyorum!
Bu garip fikir algısının, tarihsel derinlikler içerisinde kalmış kavgaları okuma biçimi ve ortaya koyduğu sonuç bildirgesi şu: “Batı, Ehl-i Sünnet’i bitirmek istiyor” mu?
Ne hazin, ne düşündürücü bir fikir teatrisi… Bu garip akılla sağlıklı bir sonuç bildirgesi ortaya koymanın mümkün olmadığını görmek için ulema olmaya gerek yok. Ben haddimi bilirim.
Sahi, nedir hocanın Ehl-i Sünnet’i? Peygambere ve Kur’an’a tabi olmak mı? Biraz aklı, biraz vicdanı olan bir insan; dinin zaten temel kaynağının Kur’an, uygulayıcısının ise Rasulullah olduğunu kabul eder; bunu kimse inkar etmez. Bunu bir saplantı haline getirmek neyin nesidir? Kendinden olmayan herkesi dışlamak nasıl bir akıl tutulmasıdır?
Batı, Ehl-i Sünnet’in önünü kesmek istediği için mi İslam coğrafyasının %95’i Ehl-i Sünnet? Batı, Ehl-i Sünnet’in hangi yönünün önünü kesiyor? İbadetlerin mi, kılık kıyafetin mi, Kur’an ve hadis okumanın mı? Batı, İslam adına Ehl-i Sünnet dediğimiz yapının hangi yönünün önünü kesiyor?
Ben söyleyeyim sevgili Kaplan: Batı, kendisiyle çatışma potansiyeli taşıyan ayetlerin tamamını Ehl-i Sünnet’in elinden alıyor; sana sadece biat ve kabuk kalıyor böylece…
Sevgili Yusuf Kaplan ve senin gibi düşünen zevat; İhsan Şenocak, Cübbeli, Konakçı gibi dini temsiliyet iddiasındaki isimler, sıkı birer Ehl-i Sünnetçi, tıpkı senin gibi… Üzülerek söylüyorum; içinize kaçan, kabuktan ibaret olan bu boş mezhepçilik ve taassupçu Ehl-i Sünnet algınız hiçbir şekilde hakikatin temsilcisi olmayacaktır.
Beğenmediğiniz Şia, şu an Batı’yla ve kâfirle savaşıyor. Farkında mısın bilmiyorum; ölüyorlar ve öldürüyorlar… Sahi sence bu tiyatro mu? Senin Ehl-i Sünnet dediğin Arap coğrafyasının tamamı Batı’nın karakolu olmuş; “beni koru” diye kızlarının istikbalini Trump denilen malum figürün önüne seriyor. Bu manzara mı sizin Ehl-i Sünnetçiliğiniz?
Biraz dünyayı gökyüzünden, biraz da medeniyetlerin ruhunu içlerinden anlamaya çalışsaydın, belki bu kadar tek boyutlu bir Ehl-i Sünnetçi olmazdın… Yazık!
Bu kadar kafa yorup boş işlerle iştigal etmeniz, sizin gibi bir düşünce adamına yakışmıyor.

Fatih Alim DAŞPINAR
Etiketler: Alim Daşpınar » alim daşpınar kimdir » cemaat ve tarikat eleştirisi » din sosyolojisi » dini hakikatler » Ehl-i Sünnet eleştirisi » Fatih Alim DAŞPINAR » Fatih Alim DAŞPINAR kimdir » Fatih Alim DAŞPINAR köşe yazıları » fikir teattisi » geleneksel din algısı » İslam coğrafyası analizi » İslamcılık sorgulaması » kültürel perspektif » mezhepçilik ve taassup » modern İslam düşüncesi » özden kabuğa dindarlaşma » saltanatçı din anlayışı » Şia ve Batı çatışması » Yusuf Kaplan » yusuf kaplan kimdirYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler