Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
Ecdadımız o kadar ki bu iki kelime üzerinde durmuş; “Hayanın olmadığı yerde iman, imanın olmadığı yerde ise haya olmaz” demiş. Haya ve edep, görünürde modern toplumlarda masum, rafa kaldırılmış, hatta unutulmuş ve üzeri tozlanmış kelimeler gibi duruyor.
Ne yazık ki, bu değerlerin rafa kaldırılması yüzünden bugün sokaklarımız adeta yatak odası haline gelmiş, hanelerimiz viraneye dönmüş. Dostluklar ve arkadaşlıklar baykuş yuvası gibi bomboş kalıp değerini yitirmiş.
Haya ve Edep: Unutulan Değerler
Haya ve edep, etle tırnak gibidir; birbirini tamamlayan iki varlıktır. Bunlar genellikle hayvanda bulunmayan, sadece insanda kendini bulan, etkinliğini ve vasfını gösteren yegâne değerlerdir. Hatta bir eylem rehberidir. Kim onu giyinmişse sultan olmuş, kim de çıkarmışsa zelil olmuştur.
Edep bazen bir ölçü, bazen bir sınır veya hudut, bazen sevgi, bazen de saygı olmuştur. Ahmed Yesevî Hazretleri’nin dediği gibi: “Edep, haddini bilmektir. Din ise baştan başa edeptir.” Buna binaen, bazı Allah dostları da: “İman insanı insan eder, belki de sultan eder” demişlerdir.
Hazreti Yusuf Mısır’a nasıl sultan oldu? Kuyuya atılmasına, kervanlara katılmasına ve köle pazarında satılmasına rağmen hiçbir gün ne imanından ne de edep ve hayasından taviz vermedi. Züleyha, ona edebinin getirdiği güzelliğine âşık oldu. Kendisini kuyuya atan kardeşlerine bile edeple davrandı. İşte o edep, onu Mısır’a sultan etti.
Edep; bugünün mantığıyla sadece kılık kıyafette aranmamalıdır. Edep, hayatımızın her yerinde olmalıdır. Onu; sesimizin tonunda, gözümüzün bakışında, duruşumuzda, sözümüzde, özümüzde, işimizde, gücümüzde, tüm eylem, hâl ve hareketlerimizde kullanabilirsek hem kendimize hem de sosyal yapımıza katkıda bulunabiliriz. Aksi takdirde, insanı parlatan ve ihya eden sihirli anahtar olan edepten nasip alamayız. “EDEP YÂ HÛ!” der geçeriz.
Edepli günlerde buluşmak üzere, hoşça kalın.
Ahmet AL
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler