Son Dakika


Ercümend Özkan (1938-1995), Türkiye İslamcılığı tarihinde, fikirlerinden zerre ödün vermeyen, “Kesin İnançlı Adam” lakabıyla anılan özgün bir figürdü. Kırşehir, Mucur’da PTT memuru bir ailenin çocuğu olarak başladığı hayatı, onu ciltçilikten Basın Haber Ajansı (BHA) kuruculuğuna ve nihayet radikal İslami düşüncenin kalbi olan İktibas Dergisi’nin başına taşıdı. Özkan’ın tavizsizliği, entelektüel hayatının temelini oluşturdu. Lise yıllarında başlayan kitap tutkusuyla binlerce ciltlik bir kütüphane kuran Özkan, maddi zorluklara rağmen siyasi ve fikri mücadelesini ömrünün son anına kadar sürdürdü.
Siyasete Kapılarını Kapattı, Hapse Girdi
Ercümend Özkan, siyasete olan net mesafesiyle döneminin diğer İslami aktörlerinden ayrıldı. 1966 yılında Adalet Partisi’nden ve 1983 yılında ANAP’tan gelen milletvekilliği tekliflerini kararlılıkla geri çevirdi. Onun için iktidar, bir amaç değil; İslami bir düzeni tesis etmek için bir araçtan ibaretti ve bu aracın kirli siyasete bulaşmaması gerekiyordu. Ancak bu keskin duruş, hukuki sorunlar yaşamasına engel olmadı. 1964-1967 yılları arasında temsilciliğini üstlendiği Hizbu’t-Tahrir faaliyetleri nedeniyle 1967 yılında tutuklanarak 4 yıl ağır hapis cezası aldı. Mahkeme salonlarını tebliğ platformuna çevirdiği bu dönemde, cezaevine girdikten kısa süre sonra Hizbu’t-Tahrir ile fikri ayrılığa düşüp yollarını ayırması, onun örgütsel bağlılıktan ziyade bağımsız hakikat arayışına ne kadar önem verdiğini gösteren kritik bir kırılma noktasıdır.
İktibas: Basın Taramasıyla Gündem Yaratan Dergi
Ercümend Özkan’ın fikri mücadelesinin en somut eseri, 1 Ocak 1981 tarihinde yayın hayatına başlayan İktibas Dergisi oldu. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, ulusal ve uluslararası basını tarayan (süreli yayınlar tarama dergisi) bu yayın organı, okuyucularının dünyadan haberdar olmasını sağladı. Özkan, dergideki yazılarında (daha sonra “İnanmak ve Yaşamak” adıyla kitaplaşmıştır) geleneksel İslam anlayışını eleştirerek insanları doğrudan Kur’an ve sahih Sünnet’e yönlendirdi.
1980’li ve 90’lı yıllarda pek çok İslamcı aktör demokratikleşme ve çok-kültürlülük gibi kavramlara yaklaşırken, Özkan ve İktibas Dergisi çizgilerini değiştirmedi. En büyük tehlikeyi komünizmde değil, Batı ve ABD emperyalizminde gören Özkan, radikal İslamcı çizgisini korudu. Dergi, yüksek tiraj yakalamasına rağmen, “yüksek yerlerin emri” ile dağıtım şirketleri tarafından gazetelerde satışı yasaklanma gibi ağır sansür ve baskılarla karşılaştı.
Son Yılları ve “42 Yıllık Dost”
Hayatının son yıllarında ağır sağlık sorunlarıyla mücadele etti. 1987’de kısmi felç geçirmesinin ardından, 1990 ve 1992’de kalp krizleri yaşadı. Sigarayı bırakma girişiminde bulunup geri dönüşünü, “42 yıllık dosta 3 aylık ayrılık zor geldi” sözleriyle açıklaması, onun ironik ve insancıl yönünü gösterir.
24 Ocak 1995’te, konferanslar vermek için gittiği Adana’da geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. Yakın çevresi tarafından “Tek Başına Bir Ordu” olarak nitelendirilen Ercümend Özkan, ardında sadece bir dergi değil, aynı zamanda İslami düşüncenin özgün ve tavizsiz bir okumasını miras bıraktı.
Fikri Duruşu ve Tavizsizliği üzerine sözleri:
Ercümend Özkan’ın fikir hayatını özetleyen ve sıkça alıntılanan en önemli sözlerinden bazıları, özellikle tavizsiz duruşunu, Kur’an merkezliliğini ve Batı eleştirisini yansıtır.
* “Şayet sapıklık; babalarımızı üzerinde bulduğumuz yolu Kur’an ölçüleri ile yargılayarak, sapılması gerekeninden sapmaksa, biz sapığız. Bu sapıklığı da Peygamberimizden öğrendik. O’nun da Kur’an’dan öğrendiğine eminiz.” (Bu söz, onun geleneksel dini anlayışa eleştirisini ve Kur’an’ı mutlak ölçü kabul eden reformist/yenilikçi duruşunu özetler.)
* “Bizim için ölçü, İslam’ın kendisidir. Ne Amerika’nın ne de Rusya’nın çizdiği sınırlar ve yaşam tarzları bizim uymamız gereken şeyler değildir.” (Bu ifade, onun Batı ve Doğu bloklarına karşı eşit mesafede duran, bağımsız ve anti-emperyalist İslami çizgisini vurgular.)
* “İnanmak ve yaşamak… Yaşadığımız gibi inanmaya değil, inandığımız gibi yaşamaya mecburuz.” (Aynı isimdeki kitabının da temel düsturu olan bu söz, ilke ve pratik arasındaki uyumu, eylemin imandan ayrılmazlığını ifade eder.)
* “Hadislerin sıhhatinden şüphe etmeyiz ama her hadisin Kitap (Kur’an) ile çatışıp çatışmadığını kontrol etme mükellefiyetimiz vardır.” (Geleneksel Sünnet yorumuna karşı Kur’an’ı merkeze koyan, Kur’an’ı hadislerin bile üzerinde bir ‘Furkan’ (ayırt edici ölçüt) olarak gören anlayışının anahtarıdır.)
* “Biz, Kur’an’ı anlamamız gereken dilde okumaz hale gelmişiz.” (Kur’an’ın sadece ritüelistik bir metin değil, anlaşılması ve hayatın her alanına uygulanması gereken bir rehber olduğunu vurgular.)
* “42 yıllık dosta 3 aylık ayrılık zor geldi.” (Sigarayı bıraktıktan sonra tekrar başlaması üzerine söylediği söz, Özkan’ın, keskin fikri mücadelesine rağmen, insana özgü zaafları ironik bir dille ifade edebilen mizahi ve samimi yönünü gösterir.)
Allah rahmet eylesin.
Etiketler: Basın Haber Ajansı » BHA » Ercümend Özkan eserleri » Ercümend Özkan kimdir » Ercümend Özkan kitapları » Ercümend Özkan sözleri » Ercümend Özkan’ın Tavizsiz Kur’an Çizgisi ve İktibas Mirasıİslamcı Düşüncenin Yalnız Savaşçısı » Fikri Duruşu ve Tavizsizliği üzerine sözleri » Hizbu’t-Tahrir » Hizbu’t-Tahrir nedir » İktibas Dergisi » İktibas: Basın Taramasıyla Gündem Yaratan Dergi » İslamcı Düşüncenin "Yalnız Savaşçısı": Ercümend Özkan'ın Tavizsiz Kur'an Çizgisi ve İktibas Mirası » Kesin İnançlı Adam » Siyasete Kapılarını Kapattı Hapse Girdi » süreli yayınlar tarama dergisi » Tek Başına Bir Ordu » Türkiye İslam Tarihi » yüksek yerlerin emriYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER