Son Dakika


Evlilik, insanoğlunun hayatındaki en mukaddes, en önemli müessesedir. Ne var ki bugün evlilik müessesesinin içine düştüğü durum, konuşurken bile dilimizi sızlatan bir boyuta ulaştı. Çevremize baktığımızda akranlarımızı, gencecik fidanlarımızı görüyoruz. Aslında hem hayatın meşakkatini sırtlayabilecek hem de evliliğin onurunu ve haysiyetini taşıyabilecek sorumlulukta nice genç kardeşimiz var. Evet, yaşadığımız çağda evlilik fikrinin ağırlığı bile kulağa ürkütücü geliyor olabilir; bunu kabul ediyorum. Süreç zor, fakat kesinlikle imkansız değil.
Geniş aile bağlarımız, nitelikli ve nicelikli o kadar büyük bir çevremiz var ki… İnsanlar “çam sakızı çoban armağanı” diyerek taşın altına elini koysa, aslında bu peygamber müjdesi olan nikah akdini hep birlikte çok kolayca icra edebiliriz.
Çevremizde bir arkadaşımız, bir kardeşimiz, bir akrabamız maddi imkansızlıklardan ötürü evlenemiyorsa suç biraz da bizimdir. Onlara evliliğin asıl maksat ve gayesinin; bir elmanın iki yarısı olmak, birbirine elbise olmak, birbirini anlamak ve tamamlamak olduğunu bir anlatabilsek, bu işin maddiyatın çok ötesinde manevi bir huzur kapısı olduğunu gösterebilsek toplum olarak nefes alacağız.
Etrafımızda sayısız dernek ve cemiyet var. Herkes kendi nafakasını bunaltmayacak derecede, bir damla misali maddi destekte bulunsa ve bu yükü tüm sevenlerin üzerine bölüştürsek, inanıyorum ki bu iş tas tamam olacak ve hiçbir genç evlenmekten korkmayacak. Gençlerin bir evi, eşyası, düğün cemiyeti hazır edilse; hatta kirasını ve ilk 6 ayını kurtaracak kadar eline bir nakit bırakılabilse fena mı olur? Sormak gerekir: Bu cemiyetlerin asıl amacı sadece yaz sezonunda piknik programları düzenlemek midir acaba?
Peki, biz bunları neden yapamıyoruz? Niye birbirimize bu kadar dirsek çeviriyoruz? “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” bencilliğini daha ne kadar izleyeceğiz? Batı’ya, onların yaşam tarzına niye bu kadar hayranız?
Sırf gösteriş uğruna kına gününde iki elbise değiştirmek, “o çekim, bu çekim” diyerek bitmek bilmeyen israflara yönelmek neden? Hayatında “bir kere olacak, bir kere yaşayacağım” yanılgısıyla, bir günlük mutluluk uğruna 10 yıllık maddi külfetlerin altına giriliyor; neticede o borçlar yüzünden nice yuvalar daha kurulmadan yıkılıyor.
Lütfen aslımıza, özümüze dönelim. Unutmayalım ki biz bu işi başarabiliriz; evliliği zorlaştıran biziz, öyleyse kolaylaştıracak olan da yine biziz.
Harun TAŞKIRAN
Etiketler: aile müessesesi » derneklerin görevleri » düğün borçları » düğün israfları » düğün masrafları » evlenmek zorlaştı » evliliği kolaylaştırmak » Evlilik Kredisi » evlilik masrafları » evlilik müessesesi » evlilikte israf » evlilikte maddiyat » gençlerin evlenmesi » Harun TAŞKIRAN » toplumsal yardımlaşma » yuva kurmakYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER