Son Dakika


BU YÜZYIL AF DİLEME YÜZYILIDIR
Ümmetin Yiğit Evladı Aliya İzzetbegoviç’i Vefatının 23. Yılında Rahmetle Anıyoruz
Bizim de Suçumuz Var
AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE İNANÇ HÜRRİYETİNİN EVRENSEL SINAVI
Bir Başörtüsünden Fazlası Var, Bilesin Azerbaycan
FIRTINA VE KARTAL’IN AVRUPA ZAFERLERİNDEN PAZARTESİ DERBİSİNE…
Bugün, dünyanın gözleri önünde Gazze’de bir insanlık dramı yaşanıyor. Her gün gazetelerin sayfalarından ve haber bültenlerinden yansıyan görüntüler, içimizi parçalıyor. Çocuklar, kadınlar ve yaşlılar başta olmak üzere, masum siviller çatışmaların en ağır bedelini ödüyor. Hastaneler, okullar ve evler enkaza dönüşürken, geride kalanlar için hayat, umutsuz bir hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor. Bu durum, sadece Gazze’nin değil, tüm insanlığın vicdanına saplanan bir hançerdir. Bu nedenle, artık susma ve seyretme lüksümüz kalmadı.
Uluslararası topluma ve tüm dünya devletlerine sesleniyoruz: Gazze’deki savaşı bir an evvel durdurun! Ya da BM ya da İslam ordularını Gazze’ye gönderin!
Uluslararası hukuk hiçe sayılıyor
Savaş, hiçbir zaman kalıcı bir çözüm olmamıştır; sadece daha fazla yıkım, daha fazla nefret ve bitmek bilmeyen bir acı döngüsü yaratır. Bu çatışmada yaşananlar, uluslararası hukukun ve insanlık değerlerinin hiçe sayıldığını gözler önüne seriyor. İnsani yardımların engellenmesi, su ve elektriğin kesilmesi gibi uygulamalar, temel insan haklarının ağır bir şekilde ihlalidir ve asla kabul edilemez.
Peki, bu acımasız döngüyü kırmak için ne yapmalıyız?
Öncelikle, devletler ve uluslararası kuruluşlar, diplomasiyi ve barışçıl çözüm yollarını tek ve gerçek seçenek olarak görmeli. Silahların susturulması, diyaloğun ve müzakerelerin önceliklendirilmesi şart. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve diğer bölgesel güçler, acilen ateşkesin sağlanması ve insani yardım koridorlarının açılması için tüm diplomatik baskı mekanizmalarını harekete geçirmeli.
İkinci olarak, sivil toplum kuruluşları ve bireyler olarak bizler de bu çağrıya kulak vermeliyiz. Sokak gösterileri, barış mitingleri ve farkındalık kampanyalarıyla sesimizi daha çok yükseltmeliyiz. Sosyal medyayı sadece haberleri tüketmek için değil, aynı zamanda barış çağrısını yaymak için güçlü bir platform olarak kullanmalıyız. Her bir barış yanlısı ses, savaşın gürültüsünü biraz daha kısıp umudun sesini yükseltir.
Son olarak, bu meselenin yalnızca siyasi liderlerin veya uluslararası kurumların sorumluluğu olmadığını anlamalıyız. Her bir birey, küresel bir vicdan hareketi başlatarak bu trajediye son vermek için elinden geleni yapabilir. İnsani yardımlara destek olmak ve savaş mağdurlarının hikayelerini dinlemek, insanlığımızı yeniden hatırlamamıza yardımcı olur.
Gazze’deki yıkımın yerini yeniden inşa, nefretin yerini ise umut ve empati almalı. Barışın, sadece bir rüya değil, birlikte çalışarak ulaşılabilecek bir hedef olduğunu göstermeliyiz.
Artık dur deyin!
Ayetullah COŞKUN
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
20 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler
20 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler