Son Dakika


Eylül, takvime düşen bir ay değil sadece.
İnsanın içine işleyen bir hüzün, bir dinginliktir.
Yazın telaşı çekilip gider, güneş sessizce vedalaşır
ve gökyüzü griye çalan renkleriyle insana derin derin düşündürür.
Yağmur başlar.
Pencereye vuran damlalar, kalbin ritmine karışır.
Sokaklarda ıslanan yapraklar, dallarından usulca ayrılırken
insana hayatın geçiciliğini fısıldar.
İşte tam o an,
bir fincan kahve koyarsın önüne.
Mis gibi kokusu, düşlerinin eşlikçisi olur.
Kitabını açarsın, sayfalar çevrilir
ve her cümle, yağmurun sesiyle yarışa girer.
Kahvenin dumanı göğe, kelimeler kalbine yürür.
Eylül, biraz vedadır aslında.
Ama her veda, yeni bir başlangıcın kapısını aralar.
Hüzün vardır içinde, evet
Ama o hüzün, insanı incitmez; aksine büyütür.
O yüzden Eylül’de yapılacak en güzel şey şudur:
Bir kitap, bir kahve ve yağmurun sesi.
Gerisini kalbin bilir.
Gönülden gelen, gönüle varır; bir kalbe dokuna bildiysek ne mutlu.
Recebiye ÇATAK SEZER
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER