logo

reklam

Hakikat ve Evrene Dair Sorular ve İnanç

Hakikat ve Evrene Dair Sorular ve İnanç

Hakikat insani bilgiyi ve insan bilincini de aşan bir mahiyet arz ediyor ise neyi, nasıl anlamalıyız?

Sonsuzluk maddi âlemde aşılabilecek/anlaşılabilecek bir hadise mi? Evren sonsuz ise insanın evren hakkındaki bilgisi yok hükmünde midir? Evren sonsuz mu yoksa sonsuza/sonsuzluğa mı işaret eder?

Sonsuz evrenler teorisi, paralel evrenler teorisi, etkileşim halindeki evrenler teorisi, salınım, sicim teorileri vs. Bu teorilerin içerdiği sonsuzluğa/muazzamlığa işaret etme potansiyeli biz insanları elbette hayret içinde bırakıyor dolayısı ile bu teorilerin cazibesine kapılmak durumunda kalınıyor.

Kuantum mekaniği ne anlatıyor? “Bizim zihin işleyişimizi aşan” girift muamma, içerdiği belirsizliğin belirlenme olasılığı, gözlemcinin etkisi vs. gibi daha dile getirilmeyen birçok girift durumlara, biz dünya yaşamında iken vakıf olabilir miyiz?

Bu sorular derdine cevap aramaya çalışan insan için muazzam çekiciliğe sahip. Ancak bu flu ve müthiş potansiyel ile fizik mi yapıyoruz yoksa metafizik mi? Ya da fizik ile metafizik arasında ki sınırları mı kaldırmaya çalışıyoruz? Önce bunun cevabını verebilmek ve eğer “gerekiyorsa” belki de bilimin temel dayanakları ile ilişkili olan “paradigmaları” değiştirmek gerekecek. O halde bugün bilimin ihtiva ettiği paradigma doğrultusunda yukarıda sıraladığımız teoriler “somut” ve “olgusal” düzeyde neyi açıklayabilmek kudretine sahiptir?

Bugünün bilim mantalitesi açısından (belki de mümkün olabilecek) spekülasyon ile varsayımları test edebilme veya doğrudan gözlemleme şansına sahip olabilir miyiz? Okhamlı’nın usturasında -belli ölçüde de olsa spekülasyon ve oldukça tahmin/varsayım içeren bu teorilerin bazı içeriklerini törpülemek için- kaç neşter değiştirmek zorunda kalacağız? Objektif bilgi adına gözlemci insanın etkisini sıfırlayarak -bırakalım paralel evrenleri- kendi evrenimizin dahi inceleme şansı söz konusu edilebilir mi? Evreni olgusal objektifliğe indirgeyebilme şansımız var mıdır? Belirleyici olarak etkide bulunabilen insan bilincinin “objektif” olma olasılığını söz konusu edemeyenlerin “evrenin objektif verilerle” sunumunu yapabileceğine dair inancı fiziksel midir yoksa metafiziksel midir?

Bu soruları geçerek en temel sorulara geleyim.

Evrenin kendisinin ve insan bilincinin temellendirilmesinde en rasyonel olan “inanç” hangisidir?

İnanç diyorum çünkü insan “inanç” aksiyomları ile kendisine, hayata ve evrene yönelir. Temelde motivasyon kaynağı bu inançtır. Bilimin bile yapılabilir olduğuna inanmayan insan bilime tutarlı yönelemez. İnsan bilincinin ve evrenin birbirini anlama konusunda doğru orantılı bir ilişkide olduğuna inanmayan da bilim yapamaz. Peki, bu yaklaşımlar bilim ile ilişkili olmadığı halde neden bilimin ilerlemesine yol açıyor? Bilimin sınırlarını olması gerekenden daha fazla mı daralttık yoksa olması gereken düzeyde mi? Nerede hata yapıyoruz?

Bilimin sınırlarını belirlerken “her şey doğa yasaları içerisinde açıklanmalıdır” diye apriorik/dogmatik ön kabulleri bilim adamları bilimin paradigmasına dayatırken neden bugün bu paradigmayı da (henüz bilmiyorlar) altüst edecek ve kendilerinin de aslında dayandığı bilimsel kriterlerle uyuşmayan ucu açık ve sınırları belli olmayan -belki de sadece bir kısmı doğru olan- denetlenemez ve test edilemez teorilere dalma ihtiyacı hissediyor.

Bilime en kestirme yoldan ve gereksiz savrulmaların önüne geçmek için “daha basit” açıklamalardan yola çıkan ve birikimli ilerleyen bir bilim tarihini hiçe sayacak bir savrulma genişliğini dünyanın bugünkü akademik mantalitesi kaldırabilecek mi acaba?

Bu sorularla anlama konusunda ihtiyaç duymamız gereken bir çaprazlama tutarsızlığı dile getirmeye çalıştım. Sonraki aşamada kavramamız gereken husus ne olmalıdır?

Kendimce makul bir cevap vereyim; Evrenin var olması, nesnelliği ve illüzyondan bağımsız kalabilmesi ancak yaratıcı bir gözlemcinin sonsuz kudreti ve kuşatıcılığı ile “mümkün” hale gelebiliyor. Mümkün hale gelmiş olan evrenin kendisini var eden gözlemciden izler ve muazzamlıklar içermesi de gayet olağandır. Dolayısı ile sonsuz kudrete sahip bir yaratıcıya inanan bir insanın Allah’ın sonsuz bir yaratma kudretine sahip olduğunu da inkâr edemez. O halde evrene sonsuz demeye çalışan bazı fizikçiler neyi birbirine karıştırıyorlar?

Kısaca söyleyelim; Bir şeyin sonsuz olması ile sonsuzluğa işaret etmesi arasındaki farkı birbirine karıştırıyorlar. Sonsuzluğu kendinden menkul olmayan bir evrenin sonsuzluğu kendinden menkul bir yaratıcının isim ve sıfatlarının tecelli alanı olduğunu kavrayamadıktan sonra muammayı çözemeyecek ve hikmet/hakikat ilişkisini kavrayamayacaktır insanoğlu. İsteyen tasavvuftaki ayna metaforunu iyi irdelesin.

Yeni veriler ve teoriler Allah olmadan bir hiç hükmünde. Yani hakikat bilimi de aşan bir yapıda. Vâkıf olmak için hakikati var edene/vakf edene meftun olmak lazım.

Aşağıdaki soru ve cevaplara birde hakikat adına bakalım; Evrenin sonsuz olduğunu düşünen birisi evreni evren hakkındaki bilgisine böldüğünde ne çıkar ortaya? Evren hakkında hiç bir şey bilmediği. Yani bilmesinin inanç ile ilişkili olduğunu da bilmediği ortaya çıkar. O halde evren hakkında bilinmesi gereken en önemli başlangıç ilkesi nedir?

Bir şeyin sonsuz olması ile sonsuzluğa işaret etmesi farklıdır.

Çocuksu saflığı muhafaza ederek söyleyeyim: Popper, “bilim yanlışlanarak ilerler” der. Yani bilimsel ilerlemeye dair tarih bir nevi yanılgılar tarihidir. Bilim adamının yanılgısı “dokunulmazlığı”, diğer insanların yanılgıları ise “dışlanmışlığı” hatta “cezayı” gerektirir.

Bilim zümresi dışında kalan diğer insanların absürtlüğü dünyayı 1 milyon senede yok etme başarısı gösteremezken bilim zümresinin özellikle son üç asırlık ‘gerilimli ilerlemesi’ yeryüzünü yaşanılamaz kılacak tehlikeyi de beraberinde getiriyor.

Bilim entropi seviyesini neden arttırıyor? Bilim ile hakikat arasındaki dengeli ilişkiyi kurmak nasıl mümkün hale gelir? Neden çocuksu soruları da sormak zorundayız? Soruları doğru sormadan doğru cevaplarını bulabilmek mümkün müdür?

Her şeyin en iyisini Allah bilir.

Yakup Bayakır 

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
864 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...