Son Dakika


2026 Dünya Kupasında İspanya ve Arjantin Şampiyonluk İçin Karşı Karşıya Gelecek
İngiltere’de Gençler İçin Yeni Sosyal Medya Düzenlemesi: “Gece Yarısı Kısıtlaması” Geliyor
İnsanlık Tarihinin Kara Lekesi: Srebrenitsa Soykırımı – Asla Unutmadık, Unutturmayacağız!
TVF Spor Lisesi Erkek Voleybol Takımımız Dünya Şampiyonu Oldu
NATO Zirvesi Ankara’da Sona Erdi: Gözler Yayımlanan Ortak Bildiride
Galatasaray’ın FIBA Şampiyonlar Ligi Rakipleri Belli Oldu
Günümüz dünyası, modern yaşamın getirdiği hız ve sürekli bir “en iyisi olma” yarışı üzerine kurulu. Sosyal mecralardan iş hayatına kadar her alanda, farkında olmadan bir rekabet sarmalının içine çekiliyoruz. Ancak bu bitmek bilmeyen yarış, insan ruhunu beslemek yerine onu sinsice tüketen büyük bir hastalığı da beraberinde getiriyor: Kıskançlık.
Oysa kadim bir bilgelikle söylenmiştir ki; “Başkalarının iyi olmasına sevinirim. Çünkü güneş herkes için doğar. Hayat bir rekabet değil, bir nimettir. Kıskançlık ise küçük ruhların hastalığıdır…”
Kıskançlık ve haset, insanın kendi sahip olduğu nimetleri görmesini engelleyen kalın bir perdedir. Başkasının başarısını, mutluluğunu ya da kazancını bir tehdit olarak algılamak, ruhu daraltan ve insanı kendi içine hapseden bir prangadır. Hayatı bir savaş alanı, diğer insanları da birer rakip olarak gördüğümüz sürece, ne elimizdekilerin tadına varabiliriz ne de gerçek anlamda mutlu olabiliriz.
Unutmamak gerekir ki, gökyüzündeki güneş bir kişinin tekelinde değildir; tüm yeryüzünü aynı anda, hiç kimseden hiçbir şeyi eksiltmeden ısıtır ve aydınlatır. Bir başkasının hayatının aydınlanması, bizim dünyamızın kararacağı anlamına gelmez.
İnsan ilişkilerinde ve toplumsal yaşamda huzuru yakalamanın yolu, herkesin bu hayatta kendine has bir yürüyüşü olduğunu kabul etmekten geçer. Her insanın yolu ayrı, nasibi kendine hastır; birinin ışığı diğerinin gölgesini büyütmez. İç huzur, başkalarıyla yarışmayı bıraktığında başlar.
Kendi yolumuza odaklanmak, kendi nasibimize rıza göstermek ve başkalarının güzelliklerine sevinçle ortak olabilmek, ruhu yücelten en asil erdemlerdendir. Bir başkasının başarısı bizim gölgemizi büyütmediği gibi, onun başarısızlığı da bizi daha parlak kılmaz. Gerçek başarı, dün olduğumuz kişiden daha iyi bir insan olabilme gayretidir.
Hayatı bir yarış pisti olarak görmeyi bıraktığımızda, sırtımızdaki o ağır rekabet yükünden de kurtulmuş oluruz. Başkalarının mutluluğuyla mutlu olabilmeyi başardığımız gün, kalbimize o hep aradığımız iç huzur yerleşecektir. Çünkü hayat, birbirimizi ezerek kazanacağımız bir yarış değil; hep birlikte, paylaşarak ve nezaketle tadını çıkaracağımız büyük bir nimettir.
Ayetullah COŞKUN
Etiketler: başkalarının mutluluğuna sevinmek » hasan hoca aydınlar camii » hayat bir nimettir » hayat felsefesi » iç huzur » insani erdemler » insanın kendi yolu » kişisel gelişim yazıları » kıskançlık erdem ilişkisi » kıskançlık hastalığı » köşe yazısı yaşam » manevi huzur » modern dünya ve insan » nasip ve başarı » rekabet ve mutlulukYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
19 Temmuz 2026 Bilim ve Teknoloji, Eğitim, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
16 Temmuz 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
15 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler
12 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler