Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
Zaman değişiyor, aktörler farklılaşıyor ancak sahadaki o bildik “kurtarıcı” edalı istismar mekanizması hiç değişmiyor. Mesleğe ilk başladığım, sendikaların henüz yasal zemin arayışında olduğu o 28 Şubat arefesi yıllardan bir hatıra canlanıyor zihnimde. Bir sözde eğitimcinin, mazlum bir adamın eşine yaptığı ahlaksız teklif, jandarmanın suçüstü operasyonuyla nezarette son bulmuştu. O gün o “müsvetteyi” savunanların sığındığı liman neyse, bugün de siyaset ve sendikal alanda sıkıştıkça “Atatürk” isminin arkasına saklananların sığınağı aynıdır.
Sıkışınca Sarılınan “Kullanışlı” İstismar
Bugün bakıyoruz; birileri milletin mahrem bilgilerini dışarıya servis ediyor, suçüstü yakalanınca cevabı yapıştırıyor: “Biz Cumhuriyetin en eski partisiyiz!” Bu hastalıklı savunma mekanizması, maalesef eğitim sendikacılığına da sirayet etmiş durumda.
Özellikle Ekrem rüzgarıyla palazlanan, rüzgar kesilince ne yapacağını şaşırıp soluğu en konforlu istismar aracında alan bu yapılar, “Atatürkçülük” kasarken kendi içlerindeki çelişkileri nasıl izah edecekler?
Meydanlarda vatan-millet edebiyatı yaparken, sadece evladını isteyen Diyarbakır Annelerini ziyarete giden öz evladını (üyesini) ihraç eden siz değil misiniz?
Sizin Atatürkçülüğünüz, sadece işinize gelen ideolojik kalıplara mı hizmet ediyor?
Başöğretmenlik Sınavı ve Samimiyet Testi
Hafızalarımızı tazeleyelim: Konfederasyon başkanlarının genel merkez yöneticisi olduğu dönemde, meydanlara çıkıp “Tek başöğretmen Atatürk’tür, kariyer basamaklarına karşıyız, sınava girmeyin!” diye feryat figan üyelerine çağrı yapanlar kimlerdi? Peki, aynı şahısların gizli kapaklı sınavlara girip “Başöğretmen” unvanını ceplerine koyduklarında o dillerinden düşürmedikleri Atatürkçülük birden “puf” mu oldu?
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu! Üyesine “boykot” dedirtip kendisi “unvan” peşinde koşanların, bugün kalkıp etik değerlerden bahsetmesi trajikomik bir tiyatrodur.
Hukuktan Kaçışın Yolu İstismar Değildir
Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir. İşlenen her cürmün, kurulan her kumpasın hesabı hukuk önünde verilir. Kendi meslektaşına kumpas kurup kelepçe taktıran üyenizin kabahatini, Atatürk’ün arkasına saklanarak mı koruyacaksınız?
Hiçbir ideolojik kavram, kişisel suçların ve kurumsal basiretsizliklerin üzerini örtecek bir şal değildir.
Peki TES Başkanı Talip Geylan’ın Memur-Sen Hazımsızlığına Ne demeli?
Diğer yanda ise Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın bugün sosyal medyada Memur-Sen’e yönelik sarf ettiği hezeyan dolu açıklamaları görüyoruz. Sayın Geylan, Memur-Sen’in ve Eğitim-Bir-Sen’in kazanımlarını karalamaya çalışarak kendi sendikal durağanlığınızı örtemezsiniz.
Hodri Meydan: Minder Bellidir!
Sendikacılık; bir yanda üyesini kandırıp unvan alanların, diğer yanda rakiplerine çamur atarak prim yapmaya çalışanların alanı olamaz.
Bizim minderimiz bellidir: Çalışma hayatı ve eğitim çalışanlarının özlük hakları.
İdeolojik prangalardan ve kısır polemiklerden arınmış bir anlayışla buradayız. Eğitimcinin mutfağındaki yangını, cebindeki eksikliği ve sınıftaki itibarını konuşacaksanız buyurun sahaya. Ama yok, yine “Atatürk” diyerek veya Memur-Sen’e saldırarak kendi defolarınızı gizleyemezsiniz
Bizim için sendikacılık; slogan yarıştırmak değil, kazanım üretmektir. İdeolojik prangalardan arınmış bir anlayışla; genel anlamda 1024, eğitim hizmet kolunda ise 100’ün üzerinde kazanıma imza atmış bir irade olarak çağrımız nettir:
Gelin, eğitim çalışanlarının asıl meselesine odaklanalım. Minder bellidir: Çalışma hayatı ve eğitim çalışanlarının özlük hakları.
Eğitimcinin mutfağındaki yangını, cebindeki eksikliği ve sınıftaki itibarını konuşacaksanız buyurun sahaya. Ama yok, yine “Atatürk” diyerek kendi defolarınızı gizleyecekseniz ya da her sıkıştığınızda Memur Sen’e veya Eğitim Bir Sen’e sataşacaksanız bilin ki; bu milletin de eğitim camiası da bu bayatlamış polemiklere artık karnı tok.
İdris ŞEKERCİ
Etiketler: Asıl Mindere Gelin » Başöğretmenlik Çelişkisi » Eğitim Çalışanlarının Sesi » Eğitimcinin Mutfağı Yanıyor » Eğitimde Samimiyet Testi » Gerçek Sendikacılık Sahada » İdeolojik Maskeleri Bırakın » idris şekerci » idris şekerci kimdir » İtibar ve Hak Mücadelesi » Kariyer Basamakları Gerçeği » Kazanımların Adresi Burası » Maskeler Düşüyor » Özlük Hakları Mücadelesi » Polemik Değil Çözüm » Sendikal İstismara Son » Slogan Değil KazanımYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler