logo

İPUCU

Hatice Derin SİLAHLI

Hatice Derin SİLAHLI
silahlisahin@gmail.com
İPUCU

Sizi öz güvenli hissettirecek 3 ipucu,
Giden sevgiliyi pişman etmenin 5 yolu,
İnsanları tanımanın altın kuralı,
Erkeği/kadını aşık etme tüyoları,
Kilo vermenin püf noktası,
Bir ebeveynin bilmesi gerekenler listesi,
Seni ortamlarda parlatacak harika fikirler…

Uzayıp giden bir döngünün insan algılarını ne denli bozduğu ve insanı kısmen veya tümüyle dengesizleştirdiği akıl verme oyunları…

Oysa konu insansa her şey mümkündür; Her durum farklılık gösterir, kendi tecrübelerine göre bakış açıları değişir ve olaylar/sınırlar çoğu zaman esneyebilirken, zaman kavramı ve yaşanmışlıklar düşünülmeden kesin ve net ifadelerin kullanılması kişiyi dipsiz bir kuyuya atmaktan farksızdır.

Bugüne kadar düşündükleri, davranış şekli, iradesi ve tecrübeleri yerle bir olur. Demek ki böyle yapmam gerekirmiş derken koca bir ömrün pişmanlığı gelir çöker insanın omuzlarına.

Gün geçtikçe sayıları artan yaşam koçu diye adlandırılan ve genel olarak egoist insanların bulunduğu topluluğun empoze ettiği bıçak gibi keskin bilgilerle; sonuçları genelde ağır ruhsal hasarla sonuçlanan bilgi yığınının altında kalmış, hayat mücadelesi yetmez gibi kendisiyle de savaşan bir toplum yaratıldı.

-Bir kişinin ahlaksızlığı kendi hemcinslerinin tümüne mâledilirken,
-Çocuğuna sesini yükselten ebeveyn ilgisiz, acımasız ilân edildi.
-Kilonun sağlık sorunundan kaynaklı olabileceği değil yalnızca zihinsel iradeden kaynaklandığı kafalara çakıldı.
-Özgüvenli olun siz değerlisiniz sözüyle içi doldurulan ve etrafındaki herkese pislik gözüyle bakan zalim bir tür geliştirildi
-Herkesi kendine aşık edebileceği algısıyla ‘gönül’ denilen mabedin anlamı mezara sokuldu
-İyi olan hep kaybeder biraz kötü olun denilerek zulüm meşrulaştırıp kul hakkı arşa çıkarıldı.

Yalnızca gençlerimiz değil her yaş grubundan insanımız her fetvacıyı alim, her akıl vereni muallim bildi.
‘Horozu çok olanın sabahı geç olur’ misali birinin dediği diğerini tutmayan yaşam koçlarının peşinde sürüklenip varolan kendi benliğini de kaybetti insan.

Oysa bir ömür yaşadığı şeyler pırlanta gibi kıymetli bilgiler vermişti kendisine fakat yarı yaşındaki insanın bir çift sözüyle kişiliğini değiştirmeye çalıştı ve sarpa sardı benliği. Çözemeyeceği kördüğümlerle bağladı kendini.

İnsan yalnızca düşünceden ibaret gibi, yazılımı tek düze kodlanmış robot gibi,
İradesi ve kalbi olmayan ve sadece kendi varlığını yüceltmek için yaratılmış gibi yeniden doğdu her sabah. Her gece yeniden hüsranla uyudu.
Zira gözden kaçan ve ısrarla unutturulan bir şey vardı;
Yaradanın “OL” emri!

İnsanın Firavunlaşmasının yegâne yolu hâşâ her gücün kendi elinde olduğunu sanmasıydı. Şeytan’ı cehenneme sokan Adem’e secde etmemesinin altında yatan kibriydi. Çünkü Allah gizli ve saklı olan her şeyi bilendir.

Hal böyleyken her zehrin bir panzehiri olduğu gerçeğini bilsek de bunu kullanmak için önce zehirlenmiş olduğumuzu idrak etmemiz ve durup bir düşünmemiz gerekiyor;

Kim ne diyordan ziyâde, kendi gönlümüz ne diyor.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
2016 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bizim de Suçumuz Var

    19 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Suçu olmadığı halde dünya denen illetin cezasını bir ömür çekmekten yoruldu bıktı bu gönül sahipleri... Ne diyordu şair: "Dünya, hassas insanlar için bir cehennemdir." Bir de imtihan denen sır etrafını sararsa insanın, o zaman hayatın çilesine daha çok vâkıf oluyor, daha çok acı çekiyorsun... Yazık ki; hiç ayılmamışız, hep bir telaş, hep bir üzüntü, hep bir koşuşturma... Somut olan ne varsa hepsi ile cebelleşmiş, soyut birçok değeri görmemiş gözümüz, gönlümüz... Ya hiç güvenmemiş, boşluğa düşmüşüz... Ya çok güvenmiş, hayal kırık...
  • AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE  İNANÇ HÜRRİYETİNİN EVRENSEL SINAVI

    19 Ekim 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler

    Empati, karşımızdakini anlamak için onun yerine kendimizi koyarak düşünebilmektir. Komşusu açken tok yatmamak da böyledir, kendi yaşadıklarımızı başkaları yaşadığında geçmişin bakiyesi ile hissetmek de öyledir. Öteden beri dost meclislerinde söylediğim bir hususu tekrar etmeden önce, son günlerde “İki devlet, tek millet!” diyerek diğer devletlerden ayrı tuttuğumuz Azerbaycan'da gündem olan başörtüsü yasağı tartışmaları üzerinden yasakçı zihniyete odaklanmanızı istiyorum. 28 Şubat süreci ile tavan yapan, dönemin devletlüsü tarafından başö...
  • Bir Başörtüsünden Fazlası Var, Bilesin Azerbaycan

    17 Ekim 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler

    Bir milletin başına örtülen kumaştan korkulmaya başlanmışsa, orada artık kıyafet değil, medeniyet tartışılıyordur. Azerbaycan'dan son günlerde gelen haberler, insanı ister istemez geçmişin acı hatıralarına götürüyor. Okullarda başörtüsü üzerinden başlayan tartışmalar, öğretmenlerin kıyafetlerine kadar uzanmış durumda. Eylül ayında öğrencilerin, ekim ayında ise öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin getirilen düzenlemelerde başörtüsü açıkça yasaklanmasa da uygulamada kimi öğrencilerin ve öğretmenlerin okul kapılarından çevrildiğine ilişkin habe...
  • Yeşil Bir Gelecek İmkânsız Değil

    16 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler

    Orman Genel Müdürlüğü’nün sıklıkla vurguladığı üzere; ormanlaştırma çalışmaları ezbere değil; iklim, toprak yapısı, rakım ve ekolojik bilim ilkelerine göre yürütülür. Çam türleri coğrafyamızın ana karakteri olup kuraklığa ve zorlu iklim koşullarına dayanıklılığıyla öne çıkarken; zeytin, badem veya ceviz gibi gelir getirici ağaçlar ise tarım bitkisi niteliğindedir ve yoğun bakım ister. Bu bilimsel gerçekler ışığında Erzurum ve çevresinin iklimine uygun, planlı bir ormanlaştırma hamlesiyle çorak görünen dağlarımızın yeşermesi ve bölge ekonomisin...