Son Dakika


Görme Engelli Kadın Milli Futbol Takımı Avrupa Şampiyonu Oldu
Tarihsel Adalet Bilinci ve Günümüz Ekonomik Tehditleri
Avrupa’da İlki Başardık: Fenerbahçe arsaVev Adını Son 16’ya Yazdırdı!
Konya’daki Tarihi Maç 89. Dakikada “Filistin Özgür Olana Kadar” Ertelendi
Bursa’da Büyük Hayal Kırıklığı: İtalya’ya Boyun Eğdik
Çin ve Asya Medyasından Gündem Sarsan Analiz: Türkiye İki Satranç Tahtasında Aynı Anda Hamle Yapıyor
Kimin kazandığı umurumda değil; ben, kendim de dâhil kaybedenlere bakarım!
Niçin kaybettik?
Bu asil sorgulamanın her olayda ve kişide cevabı farklıdır.
Evet sevgili Burkay,
15 yıla yakındır süregelen bir yönetim anlayışının ardından İlhan Parseker’den devraldığınız Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) koltuğunu ve seçimleri kaybettiniz. Aslında bana göre derin bir sosyolojik travmanın, ekonomik ve siyasal bir travmanın neticesi olarak kaybettiniz.
Normal bir mücadeleyle kaybetmiş olsaydınız belki bunları yazmayacaktım.
Ankara’dan Bursa’ya uzanan tüm devlet mekanizmalarının desteğini alarak, Türkiye’nin en büyük iktidar partisinin büyük gayret ve çabalarına rağmen Bursa iş dünyasının kalbi olan BTSO’yu kaybetmek; aslında çok anlamlı ve ibretlik bir tabloyu bana ve benim gibi düşünen herkese anlatıyor.
Sizin için verilebilecek birçok örnek var. Görevde olduğunuz 15 yıl içerisinde gücün kamu yararı yerine dar kadro anlayışıyla kullanıldığı noktada konuşulabilecek çok şey var. Çok fazla detaylandırma ihtiyacı hissetmiyorum. Nihayetinde kaybetmiş bir yönetim anlayışı ve ekipsiniz; ben olayın sosyolojik tarafına bakıyorum.
Ayrıca Sayın Başkan, bu yıl içinde Ankara’nın desteklediği ticaret odalarının hepsi kaybetti. Yalnız değilsiniz, müsterih olun lütfen…
İnsanların umutlarının nasıl tükendiğini, eleştirdiğiniz yönetimlerin yerine koyduğunuz anlayışın elinizden kayıp giderken kaybetmemek için nasıl da direndiğinize baktıkça, aslında dünya hayatının zevk, eğlence ve nimetlerinin insanı ruhen nasıl köleleştirdiğini ibretle görmüş oluyoruz.
Merak etmeyin, eleştiri sadece size değil; sizin gibi koltuğu ele geçirip de din ve milliyetçilik söylemleriyle insanlara yaşam prospektüsü sunan herkesi ibretle izliyorum.
İnsanlık açısından ve insanlık adına geldiğini iddia eden, faydalı olduğunu zanneden tüm STK’lar, cemaatler ve sivil toplum kuruluşları zaman içerisinde kendi güç odaklarını kurarak ve bu konumu korumak için mücadele ederek hayat sürmeye devam ediyorlar.
İbretle seyrediyoruz.
22 yıldır yaşadığım bu şehirde iktidar mücadelesi veren, birbirinin sırtına acımasızca basan, aynı tarafta olduğunu söylese de apayrı duygu ve düşünceler içerisinde olan siyaset erkinin nasıl acımasız olduğuna ibretle tanıklık ediyorum.
Bugün sizin kaybetmenize sevinen, diğerinin kazanmasına sevinen yeni menfaat odakları da devrede. Bunu da ayrıca ibretle seyrediyorum.
Merak etmeyin, sizden sonra da çok bir şey değişmeyecek. Küçük, yeni, daha canlı ve daha heyecanlı bir yönetim anlayışı devreye girecek.
Benim konum kazananların küçük dünyası değil, kaybedenlerin büyük dünyası.
Siz umut ektiniz ama büyük ve geniş kitlelerin umudunu yerle yeksan ettiğinizin farkında bile değilsiniz. Üzücü olan da bu.
Yoksa…
Almanların 1940’lı yıllarda Avusturya Viyana’da, Rusya Grasnadar’da ve Türkiye’de yapmış olduğu sağlık sanatoryumunu (Uludağ Kirazlıyayla) aslından ve dokusundan koparıp lüks bir otele çevirmeniz; kan kanseri ve akciğer kanseri tedavisi için havası, iklimi ve ortamı özenle seçilmiş bu yapıyı keyif mekanına dönüştürüp uluslararası bir otel markasına tahsis etmeniz sorumluluk olarak size zaten yeter.
Ayrıca Sayın Başkan, sizin kişisel hatalarınızın takipçisi falan değiliz. Sosyolojik buhranlara kattığınız, manevi değerlere verdiğiniz zarar benim için her şeyden daha üzücü. Çünkü siz, bilindik Sünni bir müktesebatın, din-devlet ilişkilerinin ve dindarlık söylemlerinin beslediği bir mecradan geliyorsunuz.
Bugün kaybeden sadece siz değilsiniz. Arkasına sığındığınız büyük bir manifestonun ilmik ilmik çökertildiğini, sanırım bu şehir gibi Türkiye sathındaki her şehirde zerre zerre görüyorsunuzdur.
Biliyor musunuz Sayın Başkan, sizinle beraber hepimiz ve bu ülkenin mazlum evlatları, masum Anadolu insanları hep birlikte kaybediyoruz.
Siz belki BTSO’daki makamınızı kaybedeceksiniz; biz ise ne acı ki büyük umut ve duygularımızı…
Merak etme Sayın Başkan, hayatım boyunca hiçbir sandığa gitmedim ve demokrasi denilen sistemin bu yaştan sonra da beni hiçbir sandığa götürmeyeceğini buradan ilan edeyim.
Ülkem adına sancılarım büyük Sayın Başkan. Merak etmeyin, sadece siz kaybetmediniz, ben de kaybettim…
Kaybedip hatasını anlayıp doğru yola girip pişman olan, tövbe edip haddini bilerek kazananlara selam olsun.
Fatih Alim DAŞPINAR
Etiketler: BTSO Başkanlık Seçimleri » BTSO Meclis Seçimleri » BTSO Seçim Sonuçları » BTSO Seçimleri » BTSO Yeni Yönetim » Bursa BTSO Seçimleri » Bursa Ekonomi Politik » Bursa Gündemi » Bursa Haberleri » Bursa İş Dünyası » Bursa Ticaret ve Sanayi Odası » Bursa Yerel Siyaset » Fatih Alim Daşpınar » İbrahim Burkay » İlhan Parseker » Kaybetmeye Devam Edeceğiz » Kirazlıyayla Sanatoryumu » Sanatoryum Swissotel » Siyasi Eleştiri » sosyolojik analiz » STK Seçimleri » Ticaret Odası Seçimleri » Yerel Politika » Yerel siyasetYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
11 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler
11 Ekim 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler
09 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler
07 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Çocuk, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sağlık, Sivil Toplum, Teknoloji, Tüm Manşetler