logo

KİN VE NEFRET

KİN VE NEFRET

Son zamanlarda, toplumun hemen hemen her katmanlarında, siyasetçisinde aydınında, bürokratında, tüccarında, esnafında, memurunda, işçisinde bir KİN ve NEFRET söylemi ve davranışı almış başını gidiyor.

KİN; zaafın ve esaretin mahsulüdür. Devamlılığı insanı kemirir ve nefsine mahkûm eder. Toplumunda canına okur. Hâlbuki merhamet ise bolluk ve sevgi dağarcığıdır. Zayıflar ve kin-nefret ehli beddua ederken, muhabbet ve samimiyet ehli dua eder. Hayata pozitif bakar ve pozitif sinerji oluşturur.

Muhabbetin fethedemeyeceği hiçbir şey yoktur. Muhabbet kinin ve nefretin panzehiridir. Muhabbet güçtür, kuvvettir!

Zola, gözyaşlarında kuvvet taşıyordu. Mevlâna, üzerimize sevgiden doğan bir kuvvetti ve sosyal yapıyı denetliyordu. Yunus, bütün gönüllere girerek huzur sağlıyordu. Onlarda bizim gibi birer insandı. Kini ve nefreti tercih etmemişlerdi. Muhabbette kalıp, KİN ve NEFRETİ izole edip toplum sağlığını korumuşlardır.

Bugün ülkemizin ve insanlığın, o günlerden daha çok sevgi ve muhabbete ihtiyacı var. Ülke ve millet sevdalıları, toplumun liderleri, makam ve mevkiniz ne olursa olsun bir muhabbet seferberliği yapmanın zamanı gelmiştir. Korkularınızdan ayrılıp, sevgi ve muhabbeti topluma tesis etmedikçe hem kendinize hem de bu millete zulüm etmiş olursunuz.  Mevlânalar, Yunuslar, Hacıbektaşiler muhabbetle toplumu olgunlaştırırken hiçbir şeylerini kaybetmediler, hatta ölümsüzleştiler. Makamları Dünyada ali oldu, ahirette de olur inşallah.

Muhabbette görüşmek üzere.

Ahmet AL

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.