Son Dakika


1 Eylül’de av yasağının sona ermesiyle birlikte denizlerimizdeki büyük sessizlik yerini coşkulu bir hareketliliğe bırakacaktır. Takalar boyanacak, ağlar onarılacak ve o muazzam emek dalgaların arasına coşkuyla bırakılacaktır. Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın ruhumuza üflediği “Aganta burina burinata” ifadesi, denizcilik kültüründe yelken açmayı ve rüzgârı arkaya alarak yola devam etmeyi simgelemektedir. Ekmek parası uğruna dalgalarla boğuşan deniz insanının kaderinde bereket kadar hüzün de yer almakta, ancak denizciler vazgeçmeyen bir istekle yeniden sulara açılmaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, her körfezi, boğazı ve koyuyla kendine has bir ruha sahip olan dünyanın en zengin denizel ekosistemlerinden birini barındırmaktadır.
İhracatın Parlayan Yıldızı Mavi Ekonomi
Türkiye, su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığında gösterdiği büyük başarı hikâyesiyle 2025 bakanlık verilerine göre Avrupa’nın ikinci büyük üreticisi konumuna yükselmiştir. Su ürünleri ihracatı 2 milyar 25 milyon dolara ulaşarak tarihi bir rekor kırmış, sektörün toplam dış satımı ise 4 milyar 46 milyon doları aşmıştır. Avcılıktan yetiştiriciliğe ve modern işleme tesislerine kadar uzanan bu devasa çark, 1 milyon 37 bin ton üretimle 130’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. Levrek ve çipura üretiminde Avrupa lideri konumunda olan Türkiye; Türk somonu, alabalık ve orkinos gibi ürünleriyle Japonya, ABD, Avrupa Birliği ve Orta Doğu sofralarına ulaşarak ülke ekonomisine milyarlarca liralık can suyu sağlamaktadır.

Filo Kapasitesi ve İstihdam Ağı
Türkiye genelinde denizlerde yaklaşık 15 bin, iç sularda ise 3 bin 200 ila 3 bin 400 arasında olmak üzere toplam 18 bin 500 civarında ruhsatlı balıkçı gemisi bulunmaktadır. Bu filonun omurgasını 12 metreden küçük geleneksel tekneler oluştururken, endüstriyel avcılığın yükünü sırtlayan profesyonel gırgır ve trol teknelerinin sayısı sezon başında 1.500 ile 1.900 arasında değişmektedir. Sezon açıldığında Türkiye genelinde 50 ile 60 bin balıkçı “Vira Bismillah” diyerek dalgalarla kucaklaşmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı raporlarına göre destek kapsamındaki aktif balıkçı gemisi sayısı 15.416’ya ulaşmıştır. Sektör, avcılığın yanı sıra fabrikalarda işleme, lojistik ağları ve tüm yan kollarıyla birlikte doğrudan ve dolaylı olarak yüz binlerce insana sürdürülebilir bir ekmek kapısı sunmaktadır.
Uzak Denizlerde Türk Şirketleri ve Küresel Aktörler
Türkiye son yıllarda yalnızca kendi denizlerindeki avcılıkla sınırlı kalmayıp, açık denizlerde özellikle yüksek ekonomik değere sahip mavi yüzgeçli orkinos avcılığı ve yetiştiriciliğinde de önemli bir aktör haline gelmiştir. Akdeniz ve çevresindeki uluslararası sularda faaliyet gösteren Türk şirketleri, yakaladıkları orkinosları canlı olarak özel taşıma sistemleriyle Türkiye’deki çiftliklere götürmekte ve burada besleyerek Japonya başta olmak üzere dış pazarlara ihraç etmektedir. Kılıç Deniz, Akua Group, Ak-Tuna Gemicilik Balıkçılık ve Başaranlar Su Ürünleri gibi öncü şirketler bu zincirin kritik aktörleri arasında yer almaktadır. Öyle ki Kılıç Deniz tek başına 2023 yılında 253 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirmiş ve toplam cirosunu 400 milyon doların üzerine çıkararak entegre su ürünleri başarısını kanıtlamıştır.

Zengin Balık Kültürü ve Çeşitlilik
Türkiye’nin balık kültürü büyük şehir tezgâhlarındaki birkaç klişe isimden ibaret olmayıp derin bir hafızaya dayanmaktadır. Boğazın asil avcısı lüferin yanı sıra çinekop, sarıkanat ve kofana bu zenginliğin simgelerindendir. Görünüşüyle korkutan ancak lezzetiyle büyüleyen fener balığı ile dülger balığı “denizlerin antrikotu” ve beyaz etin en aristokrat hali olarak sofralardaki yerini almaktadır. Sonbaharın müjdecisi palamut çingene halinden torik ve lakerdaya uzanan bir lezzet sunarken, hamsi Karadeniz’den Şile kıyılarına kadar tonlarca tutularak sağlık dağıtmaktadır. Ayrıca mezgit, sardalya, barbun, kalkan, lagos, dil balığı, orkinos, kılıç balığı ve akya gibi pek çok deniz ürünü mutfakları zenginleştirmektedir. Denizlerin yanı sıra Anadolu’nun nehir ve göllerinde avlanan sudak, yayın, turna, sazan ve kadife gibi tatlı su zenginlikleri de bu ekosistemin vazgeçilmez bir parçasıdır.
Sağlık Deposu ve Haftada İki Gün Balık
Yüksek Omega-3 yağ asitleri (EPA ve DHA), kaliteli proteinler, iyot, çinko, selenyum ve D vitamini barındıran balık tam bir sağlık deposudur. Kalp sağlığını koruyan, hafızayı güçlendiren ve bağışıklık sistemini savunan balık için dünya genelindeki sağlık otoriteleri haftada en az iki gün tüketilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca “balık pahalıdır” algısı bir yanılsamadan ibaret olup, mevsiminde yakalanan hamsi, sardalya veya mezgit market raflarındaki tavuk eti kadar uygun fiyatlı ve bütçe dostudur.
Mavi Vatan Güvenliği ve Sürdürülebilirlik
Türkiye’nin Karadeniz, Marmara, Adalar Denizi (Ege) ve Akdeniz’deki deniz yetki alanlarını kapsayan yaklaşık 462 bin kilometrekarelik Mavi Vatan, karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge haklarını içermektedir. Türk Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı, Mavi Vatan’da gece gündüz nöbet tutarak balıkçıları dış tehditlerden korumakta ve güvenle avlanmalarını sağlamaktadır. Denizlerin gelecek nesillere sağlıklı aktarılabilmesi için kaçak avcılığın önlenmesi, doğru ağ gözü açıklıklarının kullanılması ve çevreye duyarlı üretim modellerinin benimsenmesi sürdürülebilir balıkçılığın temelini oluşturmaktadır.
Cihan FULSER
Etiketler: balık mevsimi » balık sezonu » balıkçılık sektörü » Cihan FULSER » CİHAN FULSER » deniz mahsulleri » gırgır tekneleri » Halikarnas Balıkçısı » hamsi avı » Mavi Ekonomi » Mavi Vatan » orkinos avcılığı » Sahil Güvenlik » su ürünleri ihracatı » sürdürülebilir balıkçılık » taze balık çeşitleri » Türkiye balıkçılığıYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER