Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
Bursa’nın en önemli unutulmuş lokasyonlarından biri; Pınarbaşı Parkı…
Osmanlı zamanında panayırların, gösterilerin, güreşlerin yapıldığı muhteşem bir alan. Polis Vakfı’nın aldığını duydum ve doğrusu çok sevindim. Uyuşturucu satıcılarının ve suç işlemeye meyilli insanların işgal ettiği alanın, bu vesile ile temizlendiğine şahit oldum. Gerçekten de o izbelik gitmiş, pırıl pırıl bir işletme ortaya çıkmıştı. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.
Sıraya girdim, bir çay bir su istedim. Malum; self servis. Biraz sonra çay, su geldi; para uzattım. Görevli kardeşim yüzüme baktı, gülümsedi ve “Nakit yasak abi” dedi.
“Peki nasıl yapacağız? Ben nakit yaşamaktan yanayım, kart kullanmıyorum” dedim.
“Abi, güldürme beni; kart kullansan iyi olur. Burada vatandaş WC için bile kart uzatır. Sen hangi çağda yaşıyorsun? Artık yüzde doksanın üzerinde herkeste kart var.”
Düşündürücü ifadelerin bendeki karşılığı farklıydı. Tabii ki şimdi genç kardeşimize, “Nakitsiz toplum projeksiyonu yapıp köle düzeninin ilmek ilmek nasıl işlendiğini anlatmak çok kolay olmayacaktı.” Uzatmadan, “Ne yapacağız şimdi? Ben kart kullanmıyorum” dedim.
“Bekle biraz, sıra bitsin ben bir çözüm üreteyim” dedi. Bekledim.
“Abi senin gibi tek tük insanlar çıkıyor. Aslında ‘arıza’lar diyecekti, dili varmadı. Burada wc parası bile kartla ödenir; buna alışık olman lazım.”
“Hımmm” diye bir iç çektim. Çok şey söylemek geliyordu içimden ama yeri değildi. Nakit parayı uzattım. Cebinden bozarak bana bir çözüm üretti. Çay parasını ödedim. Şimdi çayımı yudumluyorum ve derin derin düşünüyorum; nereye bu gidiş?
Aslında durum çok vahim. Tamam, dijital kontrol sistemi kapıda, nakitsiz toplum kapıda. Düşün ki benim gibi ağır iflas yaşamış, cebine koyacak kartı olmayan adam nasıl yaşayacak? Bu sisteme göre yaşayamaz. Zaten yeni neslin bu banka ve sistem köleliğine dair bir itirazı bile olmaz; onlar köleliği çoktan kabullendi.
Sanırım önümüzdeki birkaç yıl içinde Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi dijital paraya geçeceğiz, Çin modeline döneceğiz. Sözleri hiç hissettirmeden tecelli ediyor. Bu bir yönüyle belki kolaylıktır; paranın takibi, kaçışı ve denetim için elverişlidir. Ancak unutmamak lazım ki her pos cihazından çekilen para, faiz lobisinin lokomotifidir.
Şöyle düşünün; insanlar yüzde doksan kart kullanıyor, bankanın aldığı komisyon yüzde dört. Otuz kullanımdan sonra paranın tamamı bankaya geçiyor. Yani banka, senin cebindeki paranın tamamının sahibi. Aman Allah’ım! Ve sen cebindeki nakitle kel aynak gibi ortada kalıyorsun.
Hülasa-i kelam; süreç bizi hızla küresel köleliğe doğru sürüklüyor. Görünen o ki yapacak hiçbir şey yok. Gönüllü köleliğimiz vatana millete hayırlı uğurlu olsun.
Fatih Alim DAŞPINAR
Etiketler: bankacılık sistemi » dijital kölelik » dijital kontrol » dijital para » ekonomik özgürlük » Fatih Alim DAŞPINAR » finansal bağımsızlık » finansal sistem » kartlı ödeme » küresel ekonomi » nakit para kullanımı » nakitsiz hayat » nakitsiz toplum » sistem eleştirisi » tüketim toplumu » yeni dünya düzeniYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
31 Ağustos 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Tüm Manşetler