Son Dakika


2026 Dünya Kupasında İspanya ve Arjantin Şampiyonluk İçin Karşı Karşıya Gelecek
İngiltere’de Gençler İçin Yeni Sosyal Medya Düzenlemesi: “Gece Yarısı Kısıtlaması” Geliyor
İnsanlık Tarihinin Kara Lekesi: Srebrenitsa Soykırımı – Asla Unutmadık, Unutturmayacağız!
TVF Spor Lisesi Erkek Voleybol Takımımız Dünya Şampiyonu Oldu
NATO Zirvesi Ankara’da Sona Erdi: Gözler Yayımlanan Ortak Bildiride
Galatasaray’ın FIBA Şampiyonlar Ligi Rakipleri Belli Oldu
Tasavvuf felsefesi, varoluşu döngüsel bir yolculuk olarak ele alır; başlangıcı Ruhlar Âlemi (Ezel), durağı bu dünya (Kevn ü Mekân) ve nihai varış noktası Ahiret (Bekâ Âlemi). Bu bakış açısına göre, insan sadece maddeden ibaret fani bir varlık değil, Ezeliyet’te yemin etmiş, Varlık Nûru’ndan süzülmüş ölümsüz bir ruhtur. İnsanın ölümsüzlüğü, zaten başlangıçta, A’râf Suresi 172. Ayette “Gâlû Belâ, Şehidnâ” (“Elbette öyle! Tanıklık ederiz”) ahdiyle tasdik edilmiş bir hakikattir. Bu dünya hayatı ise, ruhun bu ebedi yolculuğundaki geçici bir durak ve büyük bir sınav alanıdır.
Sufî düşünürlere göre, bu dünya tam anlamıyla bir rüya âlemidir. Tıpkı uykuya dalan bir insanın rüyasında yaşadığı olayların, uyandığında gerçekliğini yitirmesi gibi, dünya hayatının tüm telaşları ve zevkleri de ölüm anında bir anda hükümsüz kalacaktır. Bu rüya metaforu, insan hayatının en çarpıcı gerçeğini dile getirir: Birçok insan uyurken rüya âlemine girer, ama bir daha uyanmaz; biz de bu dünyada rüyadayız ve bir gün uyanmayacağız ve diğer âleme, Ahiret’e intikal edeceğiz.
Bu benzetme, ölümün bir son değil, sadece bir intikal olduğunu gösterir. Fiziksel ölüm, ruhun, rüyanın illüzyonlarından nihayet kurtularak, geldiği ve asıl ait olduğu hakikat âlemine doğru yaptığı büyük göçtür. Allah’ın insanoğluna bahşettiği “ölüm sıfatı” (fanilik), bu dünyanın geçiciliğini ve bir son olmadığını, aksine bir mekân ve hâl değişimi olduğunu hatırlatır.
Bu intikal anının sırrı ise zamansızlık fikrinde yatar. Aslında bütün insanlık, yaratılışın başlangıcında, Ruhlar Âlemi’nde aynı yaştadır. Yaş kavramı, sadece bu geçici dünya durağının, yani beden kalıbının bir aldanışıdır. Ruhlar, sonsuzluğa ait özlerdir. Onların ne geçmişi ne de geleceği vardır; onlar daima “Şimdi”nin, yani “Bugün”ün içindedir. Bu dünya hayatı, büyük bir sahne değil, bir anlık rüyadan ibarettir; tıpkı tiyatro sahnesine “sırası gelenin” çıkıp, “sırası gelenin” göç ettiği gibi.
Allah’ın insanoğluna bahşettiği “ölüm sıfatı” (fanilik), bu dünyanın geçiciliğini ve bir son olmadığını, aksine bir mekân ve hâl değişimi olduğunu hatırlatır. Ölüm, ruhun rüyanın illüzyonlarından kurtularak hakikat âlemine yaptığı büyük göçtür. İnsanın ölümsüzlük idrakine ulaşması, bu dünya durağındayken gerçekleşmesi gereken manevi bir arınmayı, yani “ölmeden evvel ölmek” sırrını yaşamayı gerektirir.
Bu manevi ölüm, kişinin kendi fani ve bencil benliğini (Fenâ) yok etmesi ve kendini yalnızca Hakk’ın Ebedi Varlığı’na adaması (Bekâ) ile gerçekleşir. Fenâ’ya eren, rüyanın geçiciliğini idrak etmiş, gerçek varlık kaynağı olan Allah’ta ebedî kalıcılığı yakalamıştır. Bu yolda atılacak en önemli adım ise, öz anı yaşamaktır. Varoluşun tüm ağırlığı ve sırrı, “Bugün” ve “Şu An” kavramında gizlidir. Eğer dünya bir rüyadan ibaretse, insanın tek gerçeği ve sorumluluğu, ruhun bu geçici bedeni taşıdığı anlardır. Zira kim kendini bulursa, Allah’ı bulur.
Ruhlar âleminden gelip, Ahiret’e doğru yol alan bizler için zaman, göz açıp kapatıncaya kadar tükenir. Hakikat şudur ki, biz daha bu dünyanın telaşı içinde bir sonraki nefesi almayı düşünürken, zaten gözümüzü açıp kapatıncaya kadar öbür âleme, Ahiret’e intikal etmiş olacağız. Bu fani durakta edinilen her şey, dünyalık makamlar ve zenginlikler, o son intikal anında hiçbir değer ifade etmeyecektir.
İnsan, özünde ölümsüzdür; zira ruhu zamansızdır. Dünya hayatı, bir anlık bir soluklanma, bir köprüdür. Önümüzde bizi bekleyen hakikat, yani Ahiret âlemi, sonsuzluğun asıl ve kalıcı mekânıdır.
Bize düşen, bu kısa süren rüyayı şuurlu yaşamak ve özümüzü bulmak suretiyle, bu anlık dünyada dahi Ebedî Varlık ile dirilmiş olmaktır. İnşallah.
Ayetullah COŞKUN
Etiketler: A’râf Suresi 172. Ayet » ahiret » ayetullah coşkun » Bekâ Âlemi » dünya » Dünya Bir Rüya » ebedi varlık » Elbette öyle! Tanıklık ederiz » Ezel » fanilik » Fiziksel ölüm » Gâlû Belâ Şehidnâ » İnsan Bir Yolcu » İnsanın ölümsüzlüğü » Kevn ü Mekân » ölüm » ölüm sıfatı » Ruhlar Âlemi » Ruhlar Âleminden Vuslata » Sufî düşünürler » Tasavvuf felsefesi » Varlık NûruYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
19 Temmuz 2026 Bilim ve Teknoloji, Eğitim, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
16 Temmuz 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
16 Temmuz 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tarih, Tüm Manşetler
15 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler