Son Dakika


İstanbul Fatih’te bulunan ve küçük bir mescit olmasına rağmen, isminin ardındaki büyük hikayeyle asırlardır dilden dile dolaşan ‘Sanki Yedim Camii’, modern dünyada tutumluluk ve nefis terbiyesi konularına dikkat çekiyor.
Bir Adamın İradesiyle Yükselen Mescit
İstanbul’un tarihi Fatih ilçesi, Zeyrek Mahallesi’nde yer alan bu mütevazı ibadethanenin adı, bir vakıf kültürünü ve bireysel iradenin gücünü yansıtıyor. Halk arasında anlatılan meşhur rivayete göre, camiyi yaptıran kişi (bazı kaynaklarda Keçecizade Hayreddin veya Adanalı Şakir Efendi) fakir veya orta halli bir esnaftı.
Bu kişi, canı bir yiyecek (bir porsiyon kebap, bir kâse tatlı vb.) çektiği zaman, o yiyeceği almaktan vazgeçerek kendi nefsine “Sanki yedim” derdi. O yiyeceğin fiyatını ise bir kenara ayırır ve biriktirmeye başlardı. Bu disiplinli tutumu, yaklaşık 20 yıl sürdürdü.

20 Yıllık Birikim Cami Oldu
Yıllar süren bu sabır ve tutumluluk sonunda, biriktirdiği paralarla mütevazı bir mescit inşa ettirdi. Bu irade örneği karşısında şaşıran ve takdir eden mahalle sakinleri, camiye resmi bir isim yerine, bu olayın hatırasına “Sanki Yedim Camii” adını verdi.
Cami, bu adıyla sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda tüketim çılgınlığının arttığı günümüzde, insanlara “birikim” ve “sabır” kavramlarının önemini hatırlatan bir anıt haline geldi.
Tarihi ve Güncel Durumu
Orijinal yapısı 17. veya 18. yüzyıla dayanan cami, geçirdiği yangınlar ve zamanla yıpranma sonucu 1959-1960 yıllarında mahalle halkının katkılarıyla yeniden inşa edildi.
Günümüzde ibadete açık olan Sanki Yedim Camii, mimari ihtişamından ziyade, taşıdığı hikayenin manevi derinliği nedeniyle yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.
Sanki Yedim Camii’nin hikayesi, bize paranın kaynağının büyüklüğünden çok, harcama şeklimizin ve niyetimizin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Büyük eserler bazen büyük servetlerle değil, büyük bir iradeyle inşa edilir.
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER