Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
TRT ekranlarında yayınlanan Gönül Dağı dizisinin Selma Öğretmeni’ni izlerken çoğumuzun boğazı düğümlendi. Çocuğunu yarış atı gibi gören bir velinin; haksız, pervasız ve sadece kendi hırsına odaklı iftiraları karşısında Selma Öğretmen’in yaşadığı travma, aslında Türkiye’nin dört bir yanındaki okullarda neredeyse her gün sahnelenen o acı tiyatronun sadece küçük bir kesitiydi. Ama ne yazık ki gerçek hayat, senaryolardan çok daha sert ve acımasız.
Kanıksanmış Bir Şiddet Sarmalı
Daha geçenlerde, iki okul değiştirmek zorunda kalmış bir öğrencinin velisi, Eyüpsultan ilçesinin köklü okullarından birinde terör estirdi. Ne olduğunu anlamadan, sadece çocuk beyanıyla hareket ederek öğretmene saldıran şahsa engel olmaya çalışan bir kadın meslektaşımız şiddete maruz kaldı.
Soruyorum size:
Eğitim kurumlarının, magandaların stres atma merkezine dönüşmesini daha ne kadar izleyeceğiz?
Öğretmenin onurunu korumak için, gencecik meslektaşımız Fatmanur Çelik gibi hayatının baharında hayata veda etmesi mi gerekiyor?
Elbette yanlış yapan, öğretmen vakarına yakışmayan hareketler sergileyen eğitimcilerin yanlışlarını örtecek değiliz. Ancak; iftiraya uğrayan, koridorlarda itilen, CİMER üzerinden haksız şikayetler yapan “klavye kabadayıları”na yem edilen öğretmenlere de sahip çıkılması gerekmez mi?
Haksız şikayetler ile hırpalanan öğretmenlerin ahı, eğitim sisteminin temellerini sarsmaz mı?
Bakanlık Yazısı Neden Raflarda Bekliyor?
Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, daha geçtiğimiz Aralık ayında (2025) taşra teşkilatına çok net bir yazı gönderdi. Bu yazıda; 657 sayılı DMK’nın 25. maddesi (İsnat ve İftira) ve 4483 sayılı Kanun’un 15. maddesi hatırlatıldı. Yani denildi ki: “Eğer birisi öğretmene garazla iftira atar, asılsız ihbarda bulunursa; idare olarak sessiz kalmayın, Cumhuriyet Başsavcılığına bildirin ve kamu davası açılmasını talep edin.”
Şimdi sorma vaktidir:
Elimizde böyle bir hukuki zırh varken, Bakanlık yetkilileri ve taşra yönetimi neden personelinin uğradığı haksızlıklara kayıtsız kalıyor?
Neden öğretmenimiz mahkeme koridorlarında, devleti “baba” bilip sığınmışken kendini öksüz hissediyor?
İdarecilerimiz neden personelinin onurunu korumak yerine boşa kürek çekmeye, istatistiksel veriler üreten beyhude projelerle zaman tüketmeye devam ediyor?
Eğitim Bir-Sen Olarak İlan Ediyoruz: Sahipsiz Değilsiniz!
Buradan tüm üyelerimize ve eğitim çalışanlarımıza açıkça sesleniyorum:
Haksız bir şikayetin mağduru olan, öğretmenlik itibarı zedelenen, geçirdiği soruşturma sonucunda aklandığı halde iftiracının yanına kâr kaldığını gören kim varsa; yalnız değilsiniz!
İl Milli Eğitim Müdürlüklerini ve Bakanlığı, kendi mevzuatlarını uygulamaya zorlamak için her türlü hukuki yolu kullanacağız. Mahkeme salonlarında tek başınıza yürümeyeceksiniz. Eğitim-Bir-Sen, mevzuatın müsaade ettiği tüm hakların kullanımı ve hukuki takip konusunda tüm gücüyle yanınızdadır.
Unutmayınız!
Öğretmenin arkasında kocaman bir aile; Eğitim Bir-Sen var. Uğradığı haksızlıklar karşısında, hukuki zeminde ve hak arama mücadelesinde üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz.
İdris ŞEKERCİ
Etiketler: cimer öğretmen şikayeti » dmk 25. madde iftira » eğitim bir-sen » eğitimciye vefa » eğitimde liyakat » gönül dağı selma öğretmen » haksız şikayet yönetmeliği » İdris Şekerci » milli eğitim bakanlığı genelge » öğretmen hakları » öğretmen itibarının korunması » öğretmen onuru » öğretmene şiddet » öğretmenlere hukuki destek » öğretmenlerin çalışma şartları » okulda şiddet olaylarıYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler