Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
Sonbahar, doğanın kaçınılmaz döngüsünde bir geçişi, gösterişli bir vedayı temsil eder. Yazın parlak enerjisi, yerini alacalı, olgun renklere bırakırken, hava serinler ve her şey yavaşça kendi içine çekilmeye başlar. Bu atmosfer, ister istemez içimizde hem bir sükûnet hem de hafif bir hüzün uyandırır.
Alman düşünür ve Şair Johann Wolfgang von Goethe’nin şu sözleri, sonbaharın ruhumuzdaki yansımasını en iyi anlatan ifadelerdendir:
“İşte böyle, doğa sonbahara doğru yönelince benim de içimde ve çevremde her şey solmaya başlıyor…”
Goethe’nin bu tespiti, insan ruhu ile doğa arasındaki ayrılmaz bağı ortaya koyar. Tıpkı ağaçların yapraklarını dökmesi gibi, insan da bu mevsimde iç dünyasında bir “soluş” yaşar. Ancak bu solma, bir yitim ya da tükeniş değil; aksine, gereksiz yüklerden arınma ve derin bir yenilenmeye hazırlıktır.
Sonbahar, bir bitiş değil, toprağı zenginleştiren bir bırakma eylemidir. Sararan ve dökülen her yaprak, bir sonraki büyüme dönemi için hayati önem taşıyan organik maddeye dönüşür. Doğa, bize bu süreçte “vazgeçmeyi” ve “kabulü” öğretir. Artık amacına hizmet etmeyen şeylerin gitmesine izin vermek, yeni başlangıçlar için zemin hazırlamanın ilk adımıdır.
Bu mevsimin melankolisi, aslında yüzeydeki gürültüden uzaklaşıp içe dönüşün davetidir. Dış dünyadaki faaliyetler yavaşlarken, kişi kendi iç sesiyle daha net bir diyalog kurma fırsatı bulur. Bu içsel sessizlik, kışın zorlu şartlarına hazırlanırken, ruhsal hesaplaşmaların ve arınmanın gerçekleştiği bir tür meditasyon vaktidir.
Hüznün bu yoğun döneminde, asıl umut gizlenir. Gönlümüzde arzulanan “som bir bahar” dileği, sonbaharın getirdiği kabullenmenin hemen ardından belirir. Çünkü kalıcı umut, dışsal gösterişte değil, derinlerde, köklerimizde saklıdır. Kışı görmeden baharın değeri ve gücü tam anlamıyla anlaşılamaz.

Yaprakları dökülmüş bir ağaç, dışarıdan zayıf görünse de, asıl yaşam enerjisini köklerinde barındırır ve yeniden yeşereceğinden emindir. Sonbahar, bize, gerçek gücümüzün geçici ve dışsal güzelliklerde değil, zorluklara dayanıklı içsel özde olduğunu hatırlatır. Olgunluk, yaşamın döngüselliğini ve her soluşun içinde bir yeniden doğuş vaadi taşıdığını idrak etmektir.
Sonbahar, doğanın bize sunduğu en büyük sabır ve teslimiyet dersidir. O, renkler solarken ruhun kalıcı değerlere odaklandığı ve dış dünya yavaşlarken içimizde sessizce yeniden doğuşun tohumlarını ektiğimiz bir mevsimdir.
Ayetullah COŞKUN
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler