Son Dakika


AVRUPA’DA ARDA TURAN FIRTINASI: ŞAMPİYONLUK VE KUPA YAKIN!
DÜNYA NEREYE DOĞRU GİDİYOR?
DİKKAT: BU BİR TESADÜF OLAMAZ! 1726 Deschauffour Skandalı ve Kapıdaki 3. Dünya Savaşı!
Rıza Kayaalp Tarih Yazdı: 13. Kez Avrupa Şampiyonu!
Japonya’da 7.4 Büyüklüğünde Şiddetli Deprem: Tsunami Alarmı Verildi
Pergelin Sabit Ayağı Antalya’da Kaydedilenler ve Çağın Eşiğinde Türkiye
Kitle iletişiminin en önemli mecralarından biri olan medya ve sosyal medya, günümüz dünyasının vazgeçilmez unsurları haline geldi. Özellikle sosyal medyanın yaygın olduğu dijital çağda, bu mecraların topluma ve insanlığa sayısız zararı olduğu kadar sayısız yararı da vardır. İnternetin yaygınlaşması, dünyayı adeta insanlığı esir alacak bir enformasyon bombardımanına dönüştürdü.
Sosyal medya, dünya tarihinde hiç olmadığı kadar kolay ve ücretsiz bir iletişim imkânı sağlıyor. Yaşanan gelişmeler, modern insanı medyasız yaşayamaz hale getirdi. Facebook, X (Twitter), Instagram, YouTube, TikTok ve WhatsApp gibi platformlar, milyonlarca insana ulaşma fırsatı tanırken aynı zamanda büyük sorumluluklar da yüklüyor.
Sosyal medya, dünya genelinde milyarlarca insanın günlük olarak kullandığı bir platform oldu. Bu durum, idealist bir insan için sosyal medyadan yararlanarak toplum ve insanlık adına büyük hizmetler yapma alanı sağladı. Davet ve tebliğ konusunda sosyal medya, güncel bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Coğrafi sınırları aşarak İslam’ın mesajını uzak diyarlara ulaştırma imkânı tanıyor. İslam’ın mesajını etkili ve kalıcı bir şekilde tebliğ ve irşat etmek için sosyal medyanın gücünü kullanmayı; Müslümanlar için hem bir görev hem de büyük bir sorumluluk alanı olarak görmeliyiz.
Sosyal medya bir araçtır. Amacına göre sosyal medyanın hükmü şekillenir. Bu aracın caiz olup olmadığı, nasıl kullanıldığına bağlıdır. Eskiden dini tebliğ işi yalnız görevli kişilerden veya cemaat mensuplarından oluşuyordu. Şimdi ise elimizin altında etkili ve hızlı bir iletişim alanı vardır. Bu sayede, değişen ve gelişen yeni dijital dünyada herkes bu imkândan yararlanabiliyor. Cep telefonu olan herkes; düşüncesini ve inancını yüz binlerce, hatta milyonlarca insana ulaştırabiliyor. İstediği anda canlı yayın yapabiliyor, kendine ait bir YouTube sayfası açıp videolarını yayınlayabiliyor.
Facebook, X (Twitter) ve Instagram gibi diğer sosyal platformlarda paylaşımlar yapılabiliyor. Böylesine bir fırsatı değerlendirmemek büyük bir vebaldir. Çünkü biz bu imkânı değerlendirmediğimizde meydan İslam düşmanlarına kalıyor. Karşı taraf bu alanı sonuna kadar kullanıyor. Özellikle terör örgütleri bütün iletişimlerini bunun üzerinden yürütüyor. Hal böyleyken Müslümanlar bu alanı niye kullanmasınlar?
Medyanın kitlelere ulaşmadaki olağanüstü gücü, sosyal medyayı irşat ve tebliğ faaliyetleri için kullanmayı bir bakıma farz kıldı. Bu açıdan modern dünyada medya ile dinin buluşması, kaçınılmaz bir süreçtir. Bu sürecin yönetiminde kişisel ego tatmininden uzak durmak gerekiyor. Bir amaç uğruna paylaşım yapıyorsanız mutlaka yeterli bilgi seviyeniz olmalıdır. Bu konunun hassasiyetini ve önemini kavrayamayanlar bu işlere hiç girmemeli.
Aklıselim bir insan, amacı ve inancı için bu konulara hassasiyetle yaklaşmalıdır. Kişisel hırslardan, saldırganlıktan ve boş paylaşımlardan uzak durmalı; kırıcı olmanın, kalp kırmanın ve küfretmenin ne insani ne de İslami olduğunu bilmelidir. Tebliğ ve irşat kavramı, yalnız Allah rızası gözetilerek yapıldığında yararlı ve etkili olur. Yalnızca beğeni veya takipçi kazanma amacıyla yapıldığında, zaman kaybından ve ego tatmininden başka bir işe yaramaz. Bu bağlamda tebliğ ve irşatta dil ve üslup büyük önem taşıyor. Pozitif, etkili ve samimi bir üslubu benimsemek, sosyal medyada daha yararlı olacaktır. Amacı ve hedefi olan bir mümin bu bilinçle hareket eder.
Ne yazık ki internet ve sosyal medyanın ne olduğunu, nasıl istifade edileceğini, fayda ve zararlarını, aslını astarını öğrenmeden kendimizi bu deryanın içinde bulduk. İletişim araçlarının insanı çektiği bu mecra, aslında dikkat edilmezse büyük bir günah çukuruna dönüşebilir. Her tarafından fitne, fesat, yalan, iftira ve ahlaksızlık akan bu yapıda, devasa problemlerin yanında çok yararlı alanların da olduğunu bilmeliyiz.
Bu deryada boğulmamak, kul hakkına girmeden ve günaha bulaşmadan sakin limanlara çıkabilmek için sosyal medyanın nasıl kullanılacağı hususunda şu maddelere dikkat edilmelidir:
Paylaşım yapacak olan kişi önce şu sorulara cevap vermelidir:
1. Allah’ın rızasını mı yoksa insanların beğenisini mi önemsiyorum?
2. Bu yaptığım paylaşım davama mı yoksa nefsime mi hizmet ediyor?
3. Popüler olmaya mı yoksa faydalı olmaya mı çalışıyorum?
4. En az zamanı harcayarak en fazla faydayı nasıl elde edebilirim?
5. Nasıl bir paylaşım yaparsam Allah benden razı olur?
Hedef Kitle: Sosyal medyayı genelde gençler daha fazla kullandığı için paylaşımlar buna uygun bir dille yapılmalıdır.
Doğruluk: Yalan ve asılsız haberler çok yaygın olduğundan, kaynağını araştırmadan paylaşım yapılmamalıdır.
Kültürel Uyum: Toplumun sosyo-kültürel ve sosyo-politik yapısına uygun paylaşımlar yapılmalıdır.
İçerik Kalitesi: Sıradanlıktan, anlamsız yazı ve görüntülerden uzak durulmalıdır.
Ahlaki Sınırlar: İslam’ın yasakladığı yalan, iftira, dedikodu ve lakap takma gibi eylemlerden kaçınılmalıdır.
Paylaşım Sıklığı: Paylaşımların etkili olması için belirli bir düzende (örneğin haftada bir veya iki gün) yapılması daha ilgi çekicidir.
Mahremiyet: Kadın-erkek arasındaki mahremiyet ilişkilerinin çiğnenmesine veya aile bağlarının zarar görmesine neden olacak yorum ve görüntülerden uzak durulmalıdır.
Özlülük ve İtidal: Az ve öz mesaj verilmeli; ihtilaflı meselelerde tek bir görüş varmış gibi keskin paylaşımlarda bulunulmamalıdır.
Saygı: Farklı inanç ve meşrep mensupları hedef alınmamalıdır.
Kayırmacılıktan Kaçınma: Bir topluluk liderini övüp diğerlerini değersizleştirme hatasına düşülmemelidir.
Evrensel Değerler: Irkçılık, nefret söylemi, farklı kültürleri aşağılama ve kışkırtıcılık gibi olumsuzluklardan uzak durulmalıdır.
İbadet Gizliliği: Şahsi ibadetler gösterişe girebileceği için paylaşılmamalıdır.
Görgüsüzlükten Kaçınma: Başkalarını özendirebileceği veya imrendirebileceği için yeme-içme ve ziyafet görüntüleri paylaşılmamalıdır.
Zorlamadan Kaçınma: İnsanlara “bunu paylaşın, yorum yapın” gibi baskıcı telkinlerde bulunulmamalıdır.
Ticari Ahlak: Yüce dinimiz, ticari gelir elde etmek için bir araç olarak kullanılmamalıdır.
Siyasi Üslup: Ne pahasına olursa olsun partizanlığa dayalı siyasi paylaşımlardan kaçınılmalıdır.
Samimiyet: Tebliğ ve irşatta pozitif, etkili ve samimi bir üslup benimsenmelidir.
Teknoloji Kullanımı: Bir bilginin doğruluğunu teyit etmek için gerekirse yapay zekâ araçlarından yararlanılmalıdır.
Değerleri Öne Çıkarma: Adalet, merhamet ve yardımlaşma gibi evrensel İslami değerler daha fazla ön plana çıkarılmalıdır.
Mustafa K. TOPALOĞLU
Araştırmacı-Eğitimci
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
29 Nisan 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler
28 Nisan 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Tüm Manşetler
28 Nisan 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
28 Nisan 2026 Bilim ve Teknoloji, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler