Son Dakika


Sumud filosu etrafında yaşanan tartışmalar kimin gerçekten Gazze için mücadele ettiğini kimin ise koltuk bekçiliği derdinde olduğunu açıkça göstermiştir.
Bu filonun maksadı bellidir. Gemilerin ebatları ve yük kapasiteleri ortadadır. Gazze’ye birkaç çuval un ya da birkaç kutu ilaç taşımak değildir. Esas hedef dünya kamuoyunu harekete geçirmek, devletlere baskı kurmak ve İsrail’i sıkıştırmaktır. Avrupa’dan gelen delegeler tam da bu bilinçle hareket etmektedir. Hepsi kendi ülkelerinin kamuoyunu ve yöneticilerini zorlamak için bu yola çıkmıştır.
Gazze’nin feryadını merkeze koyun
Ama Türkiye’den bazı isimler ve bazı medya mensupları işin özünü ters yüz ediyor. Filistin’i değil siyasi tarafgirliklerini merkeze alıyorlar. Filistin’i savunmak yerine koltuk bekçiliği yapmayı görev edinmiş durumdalar. Gazze’nin feryadını merkeze koymuyorlar.
Şimdi net bir şekilde soruyorum; bu gemiler Avrupa ve dünya kamuoyunu ayağa kaldırma niyeti ile yola çıkıyorsa neden aynı gemiler Türk kamuoyunu harekete geçirmesin? Portekiz, İsveç, Norveç, İngiltere, Almanya, İtalya ve İspanya halklarını harekete geçirmek “meşru” ama Türkiye’deki halkı ve idarecileri harekete geçirmek neden “tehdit” sayılıyor? Neden Türkiye kamuoyunu ayağa kaldıracak bir organizasyon talebi küfürlerle, hakaretlerle ve trollerin saldırılarıyla bastırılıyor?
Reisi yıpratmaya çalışıyorlar!
Açıkça yazayım, bu işin ana sebebi bu arkadaşların Türkiye’nin zaten Gazze için yeterince mücadele ettiği ve aksini iddia edenlerin siyasi davranarak reisi yıpratmaya çalıştıklarını düşünmeleridir. Gazze’de on binlerce insan toprağa düşerken, babalar evlatlarının parçalarını poşetlere doldururken kusura bakmayın kimsenin siyasi ikbalinin derdini güdecek değiliz, biz de açıkça yazalım bunu.
Asıl vahim nokta ise şu: “Türkiye zaten Gazze’de” safsatası. Bu mantıkla meseleye yaklaşırsanız otomatik olarak savunmaya geçersiniz. Belki “Refah Sınırına gittik” diyebiliriz artık ama Gazze’de değiliz. Hakikat apaçık ortada: Türkiye Gazze’de değil. Keşke aksi doğru olsaydı. Bu basit hakikati herkes biliyor ama birileri numara yapmaya devam ediyorlar.
Gazze’de soykırım devam ediyor. Eğer Türkiye “zaten Gazze’de” denirse bu hareketsizliği meşrulaştırmak için kullanılan bir kalkan olur. Filonun görevi işte tam da bu noktada devreye girmelidir: Türk kamuoyunu ayağa kaldırmak, Türk devletini somut adımlar atmaya zorlamak. Milli Görüş çizgisindeki isimlerin yaptığı budur ve doğrudur. Çünkü bu filo bir baskı unsuru olmalıdır. Acı ama böyle. Kabullenemeseniz de böyle. Kamuoyunu harekete geçirmeli, iktidarı adım atmaya zorlamalıdır. Sahi 2 yıldır twit atmaktan aciz bir ton milletvekili tam da bu günlerde nereden icap etti de Refah Sınır Kapısına gittiler?
Milletvekillerinin Sumud Filosunda olmalarına kimler engel oluyor
Uzun süre Türkiye’den giden milletvekillerinin Sumud Filosunda olmalarına engel olmaya çalıştılar. Hala uğraşıyorlar. Üstelik sırf siyasi hesaplar, kişisel endişeler yüzünden. Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi ve HÜDA-PAR milletvekillerinin filoda olması Gazze için hayati önemdedir. Bu isimler sadece gemiye binmiyor; kamuoyu oluşturuyor, Türkiye’de devletin ve toplumun ayağa kalkması için baskı üretiyor. Türkiye’den kimler devreye girip de engel olmaya çalıştılar? Hele bir adım öne çıksınlar da görsün millet.
Koltuk kaygılarınız, siyasi endişeleriniz bizim umurumuzda değil!
Acı olacak ama hakikat budur: Türkiye harekete geçmelidir. Türk kamuoyu harekete geçmelidir. Türk devleti harekete geçmelidir. Sumud filosu koltuk bekçiliği için değil hakikat için, Gazze için kullanılmalıdır.
Filo bizimdir. Aldığımız gemilerle, verdiğimiz ve vereceğimiz desteklerle bu filo bizimdir. Sizler küçük hesapların peşinde “Greta” gibi isimlerle uğraşırken biz her adımda Madleen’den Hanzala’ya ve özellikle hiç hatırlamak istemediğiniz Vicdan Gemisi’ne destek verdik. İsrail’in soykırımını dünyaya duyuran, duyuracak her girişimde biz vardık, yine biz olacağız. İsrail’in karşısına çıkan her çaba, her gemi, her insan bizimdir. Filo’nun da arkasındayız, sonuna kadar sahip çıkacağız.
Hakikati sonuna kadar savunacağız.
Ama birileri bu mücadeleyi koltuk bekçiliğine çevirmeye kalkıyorsa, hakikati örtmek için küfürlere, hakaretlere sarılıyorsa, bilsinler ki biz susmayacağız. Binde bilmem kaç olursak olalım o zavallıların saldırıları bizi yıldırmaz. Tam tersine hakikati daha gür sesle haykırmamız için vesile olur. Çünkü bu filo makam için, koltuk için, şahsi ikbal için değil; Gazze için vardır. Ve biz bu hakikati sonuna kadar savunacağız.
Selman Abinin müdahalesi kritik bir anda geldi ve süreci bir yere kadar rayına oturttu. Eğer o müdahale olmasaydı bugün çok daha büyük bir utanç yaşıyor olacaktık. Uzun toplantılar sonunda anlaşma sağlandı.
Filo yoluna devam ediyor. Elhamdülillah. Bütün bu girişimler, bütün bu krizler gösterdi ki bu mücadele şahısların, kliklerin, koltukların değil; hakikatin ve ümmetin mücadelesidir. Ne kadar engel koyarlarsa koysunlar ne kadar perde çekmeye çalışırlarsa çalışsınlar Sumud filosu rotasından dönmeyecek.
M.Mustafa UZUN
Gazeteci-Yazar
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER