Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
ATATÜRK, Nutuk’ta “Türk milleti aleyhine, asırlardan beri büyük bir SUİKAST hazırlanmış olduğunu” hatırlatır. Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hep yok etme girişimi hazırlanmıştır. Bu girişimin Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmıştır. Ancak İstiklal Harbi sonrası Lozan Antlaşması ile bu büyük SUİKAST ortadan kaldırılmış oldu.
Eğer diyor Atatürk, “Bu oyun ve suikast Osmanlı aleyhine hazırlanmış olsaydı, bu devlet yıkılınca suikast girişimi kendiliğinden ortadan kalkardı. Oysa, bölücü Kürtçülük hareketi halen devam ettiğine göre, Türk milleti aleyhine olan bu büyük SUİKAST’tan vazgeçmiş değillerdir, der Atatürk.
O zaman bu suikast, bugün de geçerliliğini hatta fazlasıyla korumaktadır.
Siyasi ve askerî güvenlik erkine, bazı tarihî belgeler eşliğinde bir hatırlatma yapacağım.
Bugün tam kapının eşiğindeyiz.
Tüm tehdit ve aşağılayıcı üslup, PKK’nın tesadüfî söylemi mi sanıyorsunuz?
Geçmiş tarih süreci, 1760 tarihinde Vatikan’ın Türkiye’ye gönderdiği bir papaz ile başlar. Adı Mario Garzoni. 18 yıl Diyarbakır’da yaşar ve geri döner. Yarım yamalak bile olsa Kurmanci bir sözlük yazar. Ve Türk’ler için suikastın ilk ve en önemli mermisi namluya sürülmüş oldu. Türklerin içinden yeni bir MİLLET inşa etmek için en önemli silah DİL idi. Olaylar buradan itibaren adım adım başlar ve bugüne kadar gelir.
Ne tesadüf ki, Sayın Papa da bu arefede Türkiye’ye gelir. Ne büyük tesadüf, değil mi? Sonra nereye gitti? Lübnan’a. Bakın şu işe! Lübnan hikayesini de okuyunca “Vay arkadaş!” diyeceksiniz.
İşimize geri dönersek.
PKK’nın bunca küstahlık yapması, ülkeyi yönetenlerin hiç mi zoruna gitmiyor? Hâlen “Terörsüz Türkiye” şarkısı ile millete saz çalıyorlar.
Barzani’nin küstahlık yapmasını unutmadım. İlk ondan başlayacağım.
14 Temmuz 1958 tarihinde kanlı bir askerî darbe oldu. Abdülkerim Kasım liderliğinde ihtilalciler bir cumhuriyet ilan ettiler.
İlk affettikleri kim, biliyor musunuz? Sıkı durun!
1942 ve 1944 yıllarında Kuzey Irak’taki Kürt ayaklanmalarına elebaşlık etmiş olan Mustafa Barzani (bugünkü Mesut Barzani’nin babası), 11 yıldan beri Rusya’da sığınmacı olarak yaşadı ve korundu.
Bu Barzani, MAHABAD KÜRT CUMHURİYETİ’nin içinde olmuş bir kişiydi.
İran, 1941’de işgal edildi. Ülkenin güneyini İngilizler, kuzeyini de Ruslar işgal etmişlerdi. Ancak Ruslar, İran’dan çekilmeden önce, Urumiye Gölü’nün biraz güneyinde bir KÜRT HALK CUMHURİYETİ kurdurmuşlardı. Bu kasaba 16 bin nüfusluydu. Bu kuruluşun başına Kadı Muhammed adında birini oturttular. Ama en büyük destek Iraklı Molla Mustafa Barzani’den geldi. Bu oluşum, siyasal olarak ilk Kürt hareketidir.
Ya methiyeler düzülen Barzani (AKP milletvekili kürsüden neler söyledi, hiç unutmayacağım) tesadüf bu ya, o da Türkiye’deydi.
Neyse, arif olan anlar!
Tıpkı bugünkü Türkiye’nin yöneticileri gibi, o tarihte Abdülkerim Kasım Irak’taki iç dengeleri gözeteceğim derken, kendi elleriyle büyüttükleri Kürtçülük başlarını yedi ve bugünkü Irak Kürdistan’ı doğdu.
Ben, tesadüflere değil, planlayan akla ve ülkemdeki siyaset erkine hitaben bunları yazdım.
Türk milleti ve Kürt milleti biliniz ki, bu oyun ikinizin de sonu için hazırlandı.
Devamında daha iyi anlayacaksınız.
Necati YÜZÜAK
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler