logo

Uçmayı bilmiyor musun?

Mine GÜLŞEN

Mine GÜLŞEN
mine_2763@hotmail.com
Uçmayı bilmiyor musun?

Şu insanoğlu ne tuhaf.

Kuşun ayağına taş bağlar, uçmuyor diye şaşarlar.

Çirkine çirkin, güzele güzeldir diye ezâ ederler.

Yürüyene çelme takar, düşeni kaldırmaya tenezzül etmez, bir tekme de kendileri atarlar.

İnsanı yarı yolda bırakır, geride kaldın diye kızarlar.

Kalbini öldürürler, sonra da katilin kim olduğunu bilmiyormuş gibi herkesle beraber yas tutarlar.

Rüzgâr olur dallarınızı kırar, sonra da meyve vermiyorsunuz diye kökünüzü söker atarlar.

Sen edebinden susarsın, laf bilmiyorsun der, lüzumsuz ve acı konuşur, incitirler.

Üzerler.

Sen mahzun olunca da yüzün soğudu diye yüz çevirirler.

Seni “kederden kuyulara” kendi elleriyle atar,

Sonra bunun sebebi kendileri değilmişçesine

Sizi kurtarıyor gibi yaparlar.

Kurtarmak için sarkıttıkları ipi boynunuza dolayarak daha çok nefesinizi keserler.

İnsanı öldürürken, “kurtardık” diye alkışlarlar.

Bakıyorum da bu gidişatta bir terslik var.

Azıcık mutlu olsak bir yerlerde bir an,

Bir kabahat işledin diyor içimden bir ses sanki.

İfade edemediğim bir eksiklik hissi var içimde.

Sanki dünya eskiden böyle değildi.

İçimde bir kuyu derinliği,

Dilimde bir mezar suskunluğu.

Galiba ikinci bir şansı hak etmiyor insanlar.

Öylemi?

Öyle!

Allah’ım.

Sen içimi daraltan her şeyi unutmayı lütfet bana.

Amin.

Mine GÜLŞEN

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI