Son Dakika


BU YÜZYIL AF DİLEME YÜZYILIDIR
Ümmetin Yiğit Evladı Aliya İzzetbegoviç’i Vefatının 23. Yılında Rahmetle Anıyoruz
Bizim de Suçumuz Var
AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE İNANÇ HÜRRİYETİNİN EVRENSEL SINAVI
Bir Başörtüsünden Fazlası Var, Bilesin Azerbaycan
FIRTINA VE KARTAL’IN AVRUPA ZAFERLERİNDEN PAZARTESİ DERBİSİNE…
İnsanın her şeyi, layıkıyla hak ettiğini yaşadığı bir hayat yok.
Bir yerlerde birilerine hep yazık oluyor.
Bir yerlerde hep birilerinin hakkı çiğneniyor.
Bir yerlerde hep birileri istemediği şeylere mecburen katlanıyor.
Yaşamak güzel ama birileri bunu hep zorlaştırıyor, kendilerine de bize de!
Olan olur üzülürsünüz, içiniz burkulur ama anlamazlar hislerinizi, anlamazlar gerçekleri.
Boşuna anlatmakla heba etmeyin kendinizi.
Aynı yere aynı pencereden bakmak, aynı şekilde görmek demek değildir.
Gözle görülen aynıdır da gönüllerin gördüğü bambaşkadır çoğu zaman.
Birileri bir yerlerde çaresizdir ama kimse koymaz kendini başkasının yerine.
Herkes sanır ki kalacak herkes kendi yerinde.
Ne bu devran durur hep yerinde, ne insan kalır hep aynı kararda, aynı kaderde.
Bakarsın, kiminin meramı alaya alınır,
Kiminin derdi de, “buda dert mi?” diye hafife alınır.
Karınca’nın yükü Karınca’ya dağdır ama Fil’e göre bir hiçtir.!
Zaten insan da hissettiğini hissettirmekte acizdir.
Kendi yükümüz, acımız, sevincimiz biriciktir, önemlidir, ağırdır.
Ama bir başkasının yükü diğerine “o da bir şey midir ki!”
En güzeli yapan hep bizizdir
En acısı bizim acımızdır, en ağır yük bizimkidir.
Başkası mı?
Başkasını takdir ederken sesimiz kısık, tenkitte ise oldukça cömertizdir!
İnsanız işte, hepimizde var şu olmamasını temenni ettiğimiz.
Ama var olan ve sevilmeyen hasletler
Hani, hiç bir şey dışardan göründüğü gibi değil deriz ya!
Deriz ama her şeyi de dışardan görüldüğü gibi algılar, öyle de yargılarız!
Neyse demem o ki kendinizi insana ispatlamak için paralamayın.
Acınızı, sevincinizi, gamınızı, neşenizi savurmayın ortalara.
Onlar sizin kıymetlileriniz.
Onlar, sizi siz yapan nimetleriniz.
Düştükçe öğrendikleriniz, yüklendikçe gamı kederi, kemale erdikleriniz.
Siz, sizi en çok sevene, “istediğin vakit gel, istediğini iste, daim seninleyim” diyene veriniz gönlünüzü.
Bakın göreceksiniz o vakit nasıl huzura ereceksiniz.
Kim ne demiş,
Kim beni sevmiş,
Kim varmış, kim yokmuş.
Geçelim bu amaçsız, sonuçsuz, faydasız nefsani duyguları!
Biz, bizi bizden iyi bilene, ne olursa olsun bizden bıkmayana, vazgeçmeyene meyledelim.
O vakit biz nefsimize değil, nefis bize,
Biz dünyaya değil, kâinat emrimize âmâde olacaktır.
Hem malum, hem meçhul,
Hem soyut, hem somut tüm varlıklarıyla.
Mine GÜLŞEN
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
20 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler
20 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler