Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
7 Ekim 2023 tarihinden itibaren ne Gazze ne de Dünya eski Dünya. Şimdilerde insanlığın sorgulandığı bir dönemden geçiyoruz. 26 Haziran 1945 yılında kurulan ve görevi uluslararası barış ile güvenliği korumak olan BM, dünyanın sigortası konumundayken; 2. Dünya Savaşı’ndan galip çıkan beş daimi üye sadece kendi çıkarlarını korumuş, o günden beri mazlum ve hakları elinden alınmış ülkelere bir fayda sağlamamışlardır.
Bretton Woods Anlaşması ile dünya ülkelerinin para birimlerinin değeri ABD dolarına endekslenmiştir. Bu durum, dünya ülkelerinin paralarının sömürülmesine ve değer kaybına neden olmuştur. Haritalar, COVID-19 sonrası yeniden ele alınarak yeni bir dünya düzeni oluşturulmaya çalışılmış ve bu düzen çalışmaları halen devam etmektedir.
Geçenlerde Vatikan Başpiskoposu Vigano; tehlikeli ve yıkıcı bir elit grubun sadece şirketleri değil, Batı kurumları ve hükümetlerinin en üst kademelerini birer birer ele geçirdiğini belirterek “Agenda 2030” hedeflerinin arkasındaki karanlık gerçeği anlatmıştır. COVID-19 döneminde tüm insanlık karantina gibi nedenlerle evinden çıkamazken, bu elit tabakanın bir kısmı Londra’ya, bir kısmı ise ABD’deki patronlarının yanına özel jetleriyle dünyanın yeni yapısını görüşmeye gitmişlerdir.
Filistin’de resmi veya gayri resmi rakamlar farklılık göstermekle birlikte, tahminen 2,5 milyon insan evsiz kalmıştır. Tahminlere göre enkaz altından çıkarılan veya çıkarılamayan 200 bin ile 300 bin arasında insan ölmüş olabilir. Lübnan’da ise 1,5 milyon insan evinden edilmiş vaziyettedir. Geçenlerde haberlerde yer aldığı üzere İsrail Maliye Bakanı, ölenlerin önemsiz olduğunu; eğer kendisi başa geçerse Gazze, Lübnan, Ürdün ve Suriye’nin tamamını topraklarına dahil etmesi gerektiğini ve buraları ilhak edeceğini açıklamıştır.
Tüm dünya sessiz ve bir şey yapmaktan aciz durumdadır. BM Özel Raportörü Albanese doğru bilgiler verdiği için “Siyonist akıl” onu itibarsızlaştırmaya çalışmış ve hesaplarına el koymaya kadar ileri gitmiştir. İspanya ise özel olarak ona liyakat nişanı vererek sahip çıkmıştır. UCM Başsavcısı Kerim Han da aynı şekilde Netanyahu ve benzeri kişiler hakkında yakalama emri çıkarttığı için her türlü baskının hedefi olmuştur.
Dünya gerçekten yeni bir adalet arayışındadır; Siyonizm karşıtı ülkeler tarafından dünya siyasetine ve adaletine yeniden bir düzen verilmesi gerekmektedir. Gazze’deki mağdur insanlara yardım elini uzatan Sumud Filosu dahi uluslararası sularda ikinci kez tehdide ve gayriinsani tutuklamalara maruz kalmıştır. Birileri “kaşın üzerinde göz var” diyerek petrolü ve yeraltı zenginliği olan çaresiz bir ülkeye saldırıyor ve dünyada buna dur diyecek bir güç bulunmuyorsa, yarın başka bir ülke de aynı saldırıya maruz kalabilir.
Silah tüccarlarının stokları aylardır İran’a veya başka bir bölgeye acımasızca boşaltılıyorsa, BM ve dünya buna sessiz kalıyorsa bu işte bir yanlışlık yok mudur?
Dünya ticaretini bloke ederek uluslararası ticareti keyfi olarak baltalayanlara karşı yeni bir insanlık uyanışı beklemek ve buna direnecek insanların olması, geleceğimizin inşasında büyük önem arz etmektedir.
Bizim kutsalımız olan vatanımız, malımız ve canımız; bir diğeri için de aynı kutsallıktadır. Yaşlılarımız, çocuklarımız, kadınlarımız ve hastalarımız kesinlikle korunmalı, onlara huzur sağlanabilmelidir. Tarihteki Haçlı Seferleri, Moğol istilaları, Timur savaşları, I. ve II. Dünya Savaşları ile Çin hanedan savaşları çok can yakmış ve insanlık adına utanç verici sahneler yaşatmıştır. Üç yıldır devam eden bu çatışmalar daha ileriye evrilmeden ve “Arz-ı Mevud” hedefine uzanan bu savaşın durdurulması gerekir. Ortadoğu kan gölüne dönmemelidir; “Büyük İsrail” kurulmadan bu sürecin önü kesilmelidir. Filistin’de 1900’lü yıllardan beri toprakları gasp edilen kişilerin hakları geri verilmeli ve dünya huzura kavuşmalıdır.
Epstein çetesiyle adı anılan bir ABD liderinin komşumuz İran’a yönelik “O ülkeyi ait olduğu taş devrine göndereceğim, tarihten sileceğim, yok edeceğim” şeklindeki ifadeleri, ya bir kaos içinde olunduğunu ya da şahsın seviyesini gösterir. Her iki durumda da bu aşağılayıcı dil affedilemez ve dünya kamuoyunda karşılığını bulacaktır. Tarih, hepimizin bildiği gibi nice devletleri yeryüzünden silmiştir ve şu anda çoğunun esamesi dahi okunmamaktadır.
Sevgi ve saygılarımla.
Fethullah FAKIOĞLU
Etiketler: 2026 dünya geleceği » agenda 2030 nedir » bm eleştirisi » bretton woods sistemi » filistin hakları » gazze son durum » gündem analiz » insanlık uyanışı » jeopolitik analiz » küresel elitler » ortadoğu barışı » siyonizm karşıtlığı » ucm netanyahu kararı » uluslararası hukuk » yeni dünya düzeniYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler