Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
Yaşam, genellikle nereye, kime, neden, niçin diye sormadan, bazen kendimize bile faydası olmayan bir hedefe kitlendiğimiz bir yolculuktur. Bu yolculukta, ister kendi hür irademizle seçtiğimiz olsun, isterse başkalarının yönlendirmesiyle bize seçtirilen olsun, ne üzerinde yürüdüğümüz yolun ne de geçtiğimiz mekanların farkında oluruz.
Çoğu zaman, unuturuz ya da bizi bize unuttururlar. Kendi varlığımızdan, potansiyelimizden ve gerçek arzularımızdan uzaklaşırız. Bazen, anlık bir uyanışla kendimize döneriz; bazen ise farkında bile olmadan, meçhul bir yolculukta kaybolup gideriz. Bu kayboluş anlarında, bizi karşılayacak veya uğurlayacak ne bir el ne de bir mendil sallayanımız olur. Bu yalnızlık, genellikle kendi iç sesimizi duymayı unuttuğumuz için yaşanır.
Ancak, bazen bir dostumuzun ya da bir rehberimizin farkında olmadan sarf ettiği birkaç kelam bizi derin bir uykudan uyandırır. O an, bir aydınlanma yaşarız ve kendi kendimize, “Aaa, bende varmışım!” deriz. Kendi içimizdeki varoluşu, gücü ve benliği yeniden keşfederiz.
Ne yazık ki, yaşamın koşuşturması içinde çoğu zaman beden ruhdan, ruh ise bedenden ayrı yaşar. Bilinçli ya da bilinçsizce, kendimize zulüm ettiğimizin dahi farkında olmayız. Gerçek mutluluktan ve huzurdan uzaklaşırız.
Büyük şairin de dediği gibi, “Bir ben vardır benden içerü.” Bu dize, bize gerçek varlığın dış dünyada değil, tam da içimizde, öz benliğimizde saklı olduğunu hatırlatır.
İşte ne zaman iç dünyamıza dönebilir veya döndürülebilirsek, o zaman gerçek insan olmayı ve gerçek mutluluğu bulabiliriz. Bu dönüş, bizi çevreleyen dünyaya karşı da daha duyarlı hale getirir. O zaman, dalganın sesini, kuşların ötüşünü, ağacın hışıltısını ve hepsinden önemlisi sevginin hazzını kalpten hissedebiliriz. Hayatın ritmini, yalnızca içsel yolculuğumuz tamamlandığında yakalarız.
Daha görerek ve bilerek adımlar atabileceğimiz, bilinçli ve anlamlı yolculuklarda buluşmak dileğiyle, hoşça kalın.
Ahmet AL
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler