Son Dakika


Karma eğitim zorunluluğu, Türkiye’nin eğitimle ilgili çok büyük bir yarası. “İnsan eğitimi” dünyanın en ciddi işidir. Bu konu partiler üstü olmak zorundadır. Bu ülkede yalnız bir kesimin insanları yaşamıyor. Her kesimden, her düşünceden, her ideolojilerden insanlar yaşadığına göre, insan eğitimin “evrensel” olma mecburiyeti vardır.
Bilime, dine ve dünya gerçeklerine dayalı bir eğitim sistemi için yeniden işe koyulma vaktidir. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yoktur. Dünya devletleri arasında çağın şartlarına göre, köklü eğitim yapan birçok ülkeler var.
Bizde neden olmasın?
Sanayide, ulaşımda ve teknolojinin bütün alanlarında dünya devletlerini “model” olarak alıyoruz da “eğitimi” neden almıyoruz?
Karma eğitim, sözde kadınlara daha fazla “imkân” verilmesi amacıyla ortaya atılmış bir sistemdir. Gelinen noktada günümüzde özellikle Fransa, Japonya, ABD ve Avustralya gibi ülkeler “karma eğitimin zararlarından kurtulmak” için çeşitli arayışlara koyuldular. Saydığımız batılı ülkeler karma eğitimi “yüzyılın en büyük pedagojik yanlışı” olarak kabul ediyorlar.
“Karma eğitim” bilindiği gibi 68 kuşağının bir projesi idi ve sosyal hayatta “kadın-erkek eşitliği sağlanmak” isteniyordu. Fırsat eşitliği adı altında kız ve erkeklerin aynı sınıfta okutulması “adalet” anlayışına tamamen aykırıdır.
Bilimsel çalışmalarda açıkça görülmektedir ki; “Kızlar ve erkekler farklı öğrenmekte, farklı düşünmekte ve farklı davranmaktadırlar…”
Yapılan araştırmalar gösterdi ki “karma eğitim” kadın-erkek eşitliğini sağlamak yerine kadınların “erkeklerin hegemonyası” altında yaşamasını sağlıyor.
Bu sistem, “insanın fıtratını altüst eden ve insanın genlerini bozan bir sistem” olmasıdır. Kadın ve erkek dünyaya farklı beyinlerle geliyorlar. Erkeklerin beyni “dünyayı sistematik olarak” algılıyor. Buna karşılık kadın beyni “duyarlılık ve empati yapacak” şekilde algılıyor. Kadınlar dil konusunda daha yeteneklidir. Erkekler “sistemi düşünür.” Kadınlar empati yapar, başkasının yerine kendini koymayı tercih eder.
Kızlar da daha çok “sözel-dilsel zekâ, empatik ve duygusal” yön ağır basarken, erkeklerde “gerçekçi ve sistematik özellikler” ön plandadır. Oysa erkek ve kız öğrenciler aynı sınıfa alınmakta ve “tek tip bir eğitim ortamı” dayatılmaktadır. Böylece ikisinin de yetenekleri köreltilmektedir.
“Karma eğitimin” bedelini ağır bir şekilde ödeyen “Batı dünyası” yeni arayışlar içerisine girdiler. Hızlı bir şekilde kızları ve erkekleri ayırarak eğitim sistemlerini dizayn etme çabası içindedirler.
Aile kavramının kaybolmaya başlaması ve geleceklerini teslim edecekleri yeni neslin yetişmemesi sonucunda alarma geçmiş durumdalar.
Hollanda’da Hristiyan Eğitim kurumları, hızlı bir şekilde “kız-erkek okulları” için büyük gayretler gösteren ülkeler arasındadır. Amerika’da yüzlerce kız üniversitesi ve kız koleji bulunuyor. Almanya’da özellikle kiliselere ait kız ve erkeklerin ayrı okuduğu yüzlerce okul var.
Almanya ve Amerika’da yapılan araştırmalar; karma eğitimin erkeklere ve özellikle de kızlara zarar verdiğini ortaya koydu. Karma sınıflarda, kızların yeteneklerini tam olarak geliştiremedikleri ve hayata donanımla başlamadıkları anlaşıldı.
Araştırmalar, ayrı okullardan mezun olan kadınların, hayatta daha başarılı olduğunu gösterdi.
Batı Dünyası, karma eğitimden vazgeçerken Türkiye’de karma eğitimi savunmak tamamen ideolojik bir saplantı halini gelmiştir. Biran evvel bundan vazgeçmek gerekiyor.
Karma eğitimin en dikkat çeken yönü ise bu sistemi dünyaya tanıtan ve dayatan “Yahudi Siyonizm’i” olmasıdır. En bilimsel ve çağdaş eğitim sistemi olarak tanıtılması ve dayatılmasına rağmen Yahudi, kendi ülkesinde hiç uygulamamıştır. Aynı “laiklik sisteminde” olduğu gibi. Laikliği de, Dünya’ya dayattı ve özendirdi ama kendisi hiç uygulamadı.
Ne yazık ki her alanda olduğu gibi bu alanda da aşağı yukarı Dünya ülkelerinin pek çoğu “Yahudi Siyonizm’inin oyuncağı” olmuştur.
Vesselam.
Mustafa K.TOPALOĞLU
Araştırmacı-Eğitimci
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER