Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
111. Zafer yılını idrak ettiğimiz bugün Rabbim olan Allah (c.c.) şehitlerimize rahmet eylesin, mekanlarını cennet eylesin.
Yıllardır süregelen bir yanlışı düzeltmek gerekir: 18 Mart’ın “Şehitler Günü” olarak anılması sanıldığı gibi bu iktidarın bir tasarrufu değil, çok daha eski ve köklü bir gelenektir. Hatta asıl gelişim, bu anlamlı güne “Çanakkale Zaferi” vurgusunun resmi olarak güçlü bir şekilde eklenerek “18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi” olmasıdır.
Benim asıl bir derdim var. Bu savaşta kayıp asker sayısının, gerçeğe en yakın rakamla 213 bin şehit olduğu yönündedir. Bunlardan 100 bin kişisi ise o zamana göre muazzam bir rakamla aydın ve okuyan insanımızdır. Bu kayıp bize sadece Osmanlı Devleti’nin yıkılması ile son bulan bir fatura olmadı; aynı zamanda yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinin kadrolaşması noktasında çok büyük zorluklar ve sıkıntılar doğurdu. Ancak Allah’ın (c.c.) yardımı ile bu sorunu çözmüş gibi görünsek de aslında ilerleyen yıllarda sanayi devrimini ıskalamamıza neden oldu. Bu, devletimizin gelecekte yaşayacağı sorunların birinci ayağı oldu.
Sonra başka bir şey daha oldu. 1940’ta başlayan Türkçü hareketimiz, her nasılsa 1965’li yıllarda sol ve sağ öğrenci hareketine evrilerek, asıl işi okumak olan bizlerin -ben de dahil- bu büyük tuzağa düşmesine neden oldu. Bu büyük kumpas sonucunda, 1980 askeri ABD darbesi sonrası tahminimce beş yüz binden fazla zeki ve akıllı gencimizin önce hapishane hayatı, sonrasında ise geçim derdi ile meşgul olmasını sağladı. Oluşturulan bu boşluğu ise adı şimdi FETÖ gibi, diğerlerinin de adı belli olan cemaat ve tarikatlar doldurmaya başladı. Tabii bu grupların gelişip güçlenmesi için bunlara uygun siyasi iklim oluşturuldu. Bir de sahte düşman yaratıldı: PKK. Aaaa bir baktık ki sahte düşman kırk yıl sonra dost oluvermiş…
Böylesine bir kurgu ve işleyiş ancak dışarıdan destek alan siyasi ve askeri kadrolar eli ile yapılabilir. Buraya niye “askeri” kelimesini koydum biliyor musunuz? Anlatayım.
15 Temmuz 2016 ABD-FETÖ isyan ve darbesinin en önemli askeri, Birinci Ordu Komutanı Dündar Paşa’dır. Eğer o, tavrını Türk devletinden ve milletinden yana koymamış olsa idi bugün ki iktidar ve diğerleri muhtemelen ya ölü ya da cezaevinde idi. Bu Paşa, niçin Kara Kuvvetleri Komutanı iken Genelkurmay Başkanı yapılmadı da emekli edildi?
Bu ve bunun gibi birçok muğlak ve belirsiz konu ülkemizi kuşatmış durumdadır. Sebebi; liyakat sahibi olmayan, eğitimleri medrese eğitimi ve biat kültürü ikliminde yetişmiş olan kadrolardır. Bakın, bu konu bize iki devlet kaybettirdi: Önce Selçuklu Devleti, sonra Osmanlı Devleti. Sebepleri aynıdır: Yetişmiş kadro olmayışı.
Sizin zorla dayattığınız İslam’da “İngiliz İslamı” dır. 1820 yılında 2 İngiliz istihbaratçı, 1 kraliyet ailesi mensubu ve 2 Oxford hocası ile kurulmuş “Oxford Hareketi” adlı yapıdır. Bizden Çanakkale Deniz Zaferi’nin intikamını alanlar bunlardır. Bu İngiliz aklı ne yapar biliyor musunuz? Basit, sıradan birini bir tarikatın başına getirir; sonra bir bakmışsın koca 100 bin kişilik Irak Cumhuriyet Muhafızları bir silah sıkmadan önce Saddam’ı, sonra Irak’ı teslim eder. Bunu da İslam dini adına yaptırırlar.
Bakın bir uyarı yapıyorum! Bizim ordu içinde FETÖ veya benzeri yapıların halen güçlü bir şekilde olduğu izlenimine sahibim. Yemin töreninin ardından takınılan tavır, bu düşüncede olmamı sağlıyor!
Size bahsi geçen akılla ilgili somut bir örnek vereyim: Koca ABD, bir garip meczup tipli adamlar tarafından yönetilir hale geldi. Son yüz yıl medeniyet ABD’nin elinde iken, bu ABD bugün sapıklık noktasındadır. Bu kurgu, bir önceki dünya imparatorluğunun sahibi gibi durmakta.
Dünya siyasi tarihi, kazanılan savaşlar kadar sonrasında kimin izler bıraktığını yazar. Buna en büyük aday, gerçek Türklerin yöneteceği Türk Devleti olacaktır Allah’ın (c.c.) izniyle.
Necati YÜZÜAK
Etiketler: 18 Mart kanun değişikliği » 18 Mart resmi adı » 18 Mart Şehitleri Anma Günü » 18 Mart zafer vurgusu » 2739 sayılı kanun » 4768 sayılı kanun » Çanakkale Deniz Zaferi » Çanakkale destanı anmaları » Çanakkale Zaferi ilanı » milli bayramlar ve genel tatiller » milli şuur ve Çanakkale. » Necati Yüzüak » Şehitler Günü tarihçesi » şehitler günü ve zafer » şehitleri anma günü kronolojisi » Türk tarihinin dönüm noktalarıYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler