Son Dakika


2026 Dünya Kupasında İspanya ve Arjantin Şampiyonluk İçin Karşı Karşıya Gelecek
İngiltere’de Gençler İçin Yeni Sosyal Medya Düzenlemesi: “Gece Yarısı Kısıtlaması” Geliyor
İnsanlık Tarihinin Kara Lekesi: Srebrenitsa Soykırımı – Asla Unutmadık, Unutturmayacağız!
TVF Spor Lisesi Erkek Voleybol Takımımız Dünya Şampiyonu Oldu
NATO Zirvesi Ankara’da Sona Erdi: Gözler Yayımlanan Ortak Bildiride
Galatasaray’ın FIBA Şampiyonlar Ligi Rakipleri Belli Oldu
Hayatın karmaşası içinde bazen varoluşsal sancılar çeker, nereye ait olduğumuzu ve neden huzursuzluk duyduğumuzu sorgularız. Bu durumu anlamak için doğadan basit ama vurucu bir örnek sunulabilir: Dalındaki armut.
Bir meyve, dalına bağlı olduğu sürece fırtınalara, şiddetli yağmurlara ve yakıcı güneş ışığına rağmen direnç gösterir; çünkü özüyle, yani onu besleyen hayat kaynağıyla irtibatı kopmamıştır. Doğa olayları ona zarar vermek bir yana, gelişimine ve olgunlaşmasına katkıda bulunur. Ta ki dalından kopana kadar.
Dalından kopan meyve, artık dış etkenlere karşı tamamen savunmasızdır. Buzdolabına koysanız da, koruyucu ambalajlara sarsanız da, güneşten korusanız da sonuç değişmez; meyve kaçınılmaz olarak çürür. Çünkü o, artık hayatla olan bağlantısını yitirmiştir. Ne rüzgârın serinliği ne de güneşin sıcaklığı onu yeniden yaşatabilir; artık kendi hakikatinden uzaklaşmıştır.
Bu durum, insan için de son derece kıymetli bir metafor sunmaktadır. İnsan, yaratıcısı ile olan manevi bağını koparmadıkça, hayatın zorlukları, “fırtınalar” ve “sıcaklıklar” onun ruhsal gelişimini destekleyen unsurlara dönüşür. Ancak kişi kendi özünden, yani yaratıcısından koptuğu an, tıpkı dalından kopan meyve gibi manevi bir boşluğa düşer.
İnsan, bu boşluğu dünya nimetleriyle veya dışsal koruyucularla gidermeye çalışsa da, özündeki o “çürüme” hissini durdurması mümkün değildir. Huzurun ve esenliğin anahtarı, meyvenin dalına olan sadakati gibi, insanın da kendi aslına, yani hakikate olan bağlılığında gizlidir.
Hayatın sunduğu zorluklar ancak aslına bağlı olanlar için birer olgunlaşma vesilesidir. Hakikatten kopan her şey ise, dışarıdan ne kadar korunursa korunsun, içsel anlamını yitirmeye mahkûmdur.
Sonuç olarak, asıl mesele dış koşulların ne olduğu değil, bizim o kopmaz bağa ne kadar sıkı sarıldığımızdır. Gerçek huzur, Allah’a bağlı kalmamız, iyi bir insan olmaya gayret etmemiz ve O’nun emirlerine içtenlikle uymamızla mümkündür.
Muzaffer COŞKUN
Etiketler: Allah’a bağlılık » armut hikayesi » bu armudu gördün mü » hakikat arayışı » hakikat yolu » hayat ağacı metaforu » insan ve yaratıcı » İnsanın Varoluşu » İslam ve hayat » iyi insan olma » manevi huzur » manevi kopuş » manevi olgunlaşma » Meyvenin Kaderi » muzaffer coşkun » nefis terbiyesi » özüne dönüş » ruhsal gelişim » varoluşsal sancılar » yaşam felsefesiYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
19 Temmuz 2026 Bilim ve Teknoloji, Eğitim, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
16 Temmuz 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
15 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler
12 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler