Son Dakika


Yazının Gizli Tarihi: ANU’dan Kenger’e, Aran’dan Göktürk’e Dünyayı Saran Medeniyet
Beşiktaş ve Trabzonspor’un Avrupa’daki Rakipleri Belli Oldu
Macaristan’da Kâbus Akşamı: Trabzonspor Ferencvaros’a Farklı Boyun Eğdi
Kartal Kaybetse de Turladı: Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi’nde Lig Aşamasına Yükseldi
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu!
Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’nde!
Araştırmacılar bu insanları “Loyal Losers” yani sadık kaybedenler olarak tanımlıyor. Mantık basit: Başka yerde yükselemeyen kişiler, iktidarın sunduğu alternatif kariyer merdivenine daha kolay tutunuyor. Bu yüzden otoriter liderlerin en büyük ihtiyacı bu kesim oluyor; kendi fanatiklerine bile değil.
Nazi Almanya’sındaki Einsatzgruppen birlikleri ve komutanları ile Stalin dönemi Rusyası buna örnektir. Adı: Georgy Konstantinoviç Jukov. Bu general, 1941 yılında Nazi tanklarını Moskova banliyölerinde durduran ve ardından meşhur Stalingrad savunmasını başarılı bir şekilde yapan generaldir. Berlin’e ilk giren, Mayıs 1945’te Almanya’nın teslim belgesini bizzat imzalatan da bu generaldi.
Enteresan olan, bu generalin baş düşmanının Stalin olmasıdır. Jukov, Odessa’da küçük bir garnizona atandı; resmen tecrit edildi. Kendi halkından milyonlarca insanı katleden bu diktatör, bu generalden hem korktu hem de onu kıskandı. Stalin öldü, Kruşçev onu yeniden çağırdı. 1957’de Kruşçev’e yapılan darbeyi bizzat bu general engelledi. O Kruşçev, bu generali iki ay sonra tekrar sürgüne gönderdi. Savaşlar kazanmış böylesi bir general, her politikacıyı o kadar küçük hissettiriyordu ki, bütün Rus liderler onun karşısında yok hükmündeydi. Bunun için Stalin, kendi geleceği için NKVD’yi kurdu; tüm zulmü bunlar yaptı. Milyonlarca kendi halkından insanı öldüren “sadık kaybedenler.”
Şimdi anladık mı, niçin tüm siyasi liderlerin Atatürk düşmanlığı yaptığını?
Bir araştırma yapılmış, Hannah Arendt’in “Kötülüğün Sıradanlığı” fikrine yeni bir boyut getiriyor. Kariyeri ya hiç olmamış veya olamayacaklardan oluşan bu gruplar, tüm dünya insanlığı için en büyük tehdittir. Demokrasi sadece sandık değildir; ülkedeki bürokrasi ve bunun terfi sistemi asıl sorundur.
“Sadık kaybedenler”e itibar etmemiş iki lider: Attila ve Atatürk’tür.
Attila diyor ki: “Eğer benim emrimde olup beni dahi geçecek ve bertaraf edecek generalimi görsem ona engel olmam. Bu, devletime ve milletime büyük haksızlık olur.”
NATO toplantısı dolayısıyla ülkemize gelen liderlerden kaç tanesi “sadık kaybedenler” dışında idi? E bunlar “sadık kaybedenler” ise bunların efendileri kim? (Gelenler sıradan bürokrat bile olamayacak kişilerdi.) O da sizin bulmacanız olsun.
Ben saygıya layık olan tüm liderlere ve oyun kuruculara saygılar sunuyorum. Dilerim bu arkadaşlar da bana saygı duyarlar ve gereğini yaparlar.
Ekibin “sadık kaybedenler”den ise bilesin ki sonun çok yakındır. Çünkü onlar sıradan oldukları için sadece senin kadar düşünür ve iş yapar. Sana rağmen farklı ve güvenli bir strateji üretiyorsa, işte o zaman sen ve ailen kazanan olursunuz.
Necati YÜZÜAK
Etiketler: Atatürk liderlik vizyonu » bürokraside liyakat » bürokratik terfi sistemleri » devlet yönetimi stratejileri » Hannah Arendt felsefesi » Kötülüğün Sıradanlığı » Loyal Losers » Necati Yüzüak » NECATİ YÜZÜAK » otoriter liderlik » otoriter yönetim eleştirisi » politik oyun kurucular » Sadık Kaybedenler Teorisi » siyasi kariyer analizi » siyasi sadakat analizi » Stalin ve Jukov » tarihsel liderlik analiziYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Eylül 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Din ve Yaşam, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Siyaset, Tüm Manşetler
02 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler
01 Eylül 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler