logo

reklam

Doç. Dr. Ömer Bolat: YOLA DEVAM En İyi Tercihtir

Doç. Dr. Ömer Bolat: YOLA DEVAM En İyi Tercihtir

MUSİAD’ın 3.Dönem Genel Başkanlığı yapan ve halen Albayraklar Şirketler Grubunun Genel Koordinatörlüğünü yürüten Doç.Dr. Ömer Bolat, Gazeteci Yazar Sabahattin Acar’a gündeme dair açıklamalarda bulundu…

Türkiye’miz 24 Haziran 2018 tarihinde çok önemli ve kritik bir seçime gidiyor. Yaklaşık 4 haftalık bir zaman kaldı. Halkımız, kendisi için ve ülkemizin geleceği için hayati derecede önemli ve kritik bir karar verecek. Asrın seçimi yapılacak. Bir tarafta, 15,5 yıldır ülkemizi kriz ve kaos olmadan, kalkındıran, büyüten ve başarısını “İstikrar-güven ortamı, demokratik ve özgürlükçü reformlar, daha fazla refah ve kalkınma, kamu hizmetlerinde yüksek ve kaliteli standartlar sunma, dış politikada güçlü ve iddialı pozisyon, yurtiçinde ve güney sınırlarımızdaki terör örgütlerini yok etme gibi” faktörlere dayandıran mevcut hükümet ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan var. Karşı tarafta ise, tek hedefi, Recep Tayyip Erdoğan’ı ve partisini düşürmeyi amaçlayan, bunun için her türlü ilkesizliği fütursuzca ortaya koyan, yasa dışı ve şiddet yanlısı terör örgütleriyle aralarına mesafe koymayan, hatta yurtdışındaki bazı ülkelerin ve örgütlerin desteklediği bir “yıkım” müteahhitlik projesi ve onun taşeronları bulunmaktadır.

Yurtiçi ve yurtdışı muhalefetin tek hedefi, önlerinde engel gördükleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hükümetinden kurtulmaktır. Çok farklı siyasi yelpazede ve görüşlerde olsalar da Erdoğan karşıtlığında birleşebildiler, ittifak yapabildiler. Arkalarında ABD, İsrail, Avrupa Birliği ülkeleri, bazı Körfez ülkeleri, bazı komşu ülkeler, FETÖ ve PKK gibi terör örgütleri, yurtiçi ve yurtdışı yüksek faiz lobisi, küresel finans baronları, döviz kurunu arttırma lobisi yer almaktadır. Halkımız bu tabloyu iyi görmek zorundadır. Seçim ve tercih; istikrar, güven, inşa eden, üreten ve halk için çalışan zihniyet karşısında, hedefi sadece yıkmak, proje iptal etmek, yapmamak, krizi-kaosu temsil eden zihniyet arasında yapılacaktır. Bizce doğru tercih, “Allah razı olsun yaptıklarınızdan. Kendinizi geliştirip, eksiklikleri düzelterek, ülkemiz, halkımız ve ümmet için yola ve çalışmaya devam” tercihidir.

Seçime doğru yaklaşırken, fitne ve tahribat amaçlı tuzaklara karşı uyanık olmak lazımdır. 17 Nisan tarihinde seçim kararı alındığından buyana, İMF, kredi derecelendirme kuruluşları ve yabancı yatırım bankaları raporları üzerinden, Türkiye ekonomisine ve Türk Lirasının yabancı para birimleri karşısındaki döviz kuruna yönelik spekülatif saldırılar bütün şiddetiyle devam ediyor. Bu saldırıda yurtdışı ve bazı yurtiçi finans kuruluşlarının ve yüksek faiz lobisinin etkin bir rol aldığı çok açıktır. Seçime kadar TL ile döviz kuru değeri üzerine saldırılar devam edebilir. Mayıs 2013’de Gezi, FETÖ’nün 17-25 Aralık 2014 ile 15 Temmuz 2016 darbe girişimleri, PKK ve DAEŞ terör örgütlerinin bölücü saldırıları, güney bölgemizde Suriye sınırında terör devletçiği kurma çabaları, Kudüs gibi mukaddes beldemizdeki işgal ve hukuki statüsünü değiştirme çabaları, 100 yıl aradan sonra yeniden ülkemizi ve İslam coğrafyasını parçalama çabaları karşısında; teslim olmayan, dik duran, imanla cesaretle püskürten Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidarına ve Türkiye’ye diz çöktürmek için seçim ortamından yararlanmak istiyorlar. 

Bu resmi mutlaka iyi görmek, hatalı tercih yapmamak lazım. Seçmen, kendisinin, çocuklarının, ailesinin, ülkesinin geleceğini, işinin-aşının geleceğini oylayacaktır. “Yola Devam” en iyi tercihtir. Yıkım lobisinin ittifakının çabalarına “sizi istemiyorum” mesajı verilmelidir. Yanı başımızda Afganistan, Bosna, Kosova, Libya, Irak, Suriye, Yemen, Somali’nin başına örülen çoraplar hepimize ders olmalıdır. Acı dersler unutulmamalıdır. Muhalefet partilerinin duruşlarında, sözlerinde ve seçim beyannamelerinde; 28 Şubat’taki zulüm ve yolsuzluklar, ekonomik krizler yanında, bölücü terörün aktörleri ve 15 Temmuz darbe girişiminin aktörleriyle yakın ilişkileri asla gözden kaçırılmamalıdır.

Kişisel kırgınlıklar, bu seçimde bir ders verme, hesaplaşma duyguları bir kenara bırakılmalıdır. Kişi sadece kendisini bilir, bir hırsımı alayım ve ders vereyim diye düşünür, ama aynı duygularda olanların sayıları birleşir, sonuç tahrip edici olabilir. 3 yıl önce 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde 9 puanlık kayıp böyle ortaya çıkmıştı. Seçimin ertesinde ortaya çıkan fahiş faiz artışı, kur artışı ve hendekli-çukurlu bölücü terörün azması üzerine, pişman olan 9 puanlık kitle 1 Kasım 2015 seçimlerinde yeniden tek partili güçlü hükümet için oy vermişlerdi. Ancak bu defa sistem değişti ve erken genel seçim yapma ihtimali yok. Benzer şekilde “Erdoğan’a oy verin, ama partisine oy vermeyin” propagandası da tam bir aldatmacadır. Meclis’te partisi çoğunluğu kaybederse, Cumhurbaşkanı zor durumda kalacak ve Yürütme ile Yasama arasında ihtilaflar ve çatışma hali oluşabilecektir. O zaman da istikrarsızlık ve belirsizlik ortamı ülkemize daha ağır sıkıntılar getirebilir.

Türkiye yeni Cumhurbaşkanlığı hükümet modeli için ilk seçimini 24 Haziran’da yapacak. 15 yıl boyunca ülkemizde demokrasi ve özgürlüklerde, kamu hizmetlerinde, ekonomik gelişmelerde, halkın refahında sağlanan olumlu kazanımlardan sonra, yeni sistemle beraber istikrar içinde daha fazla kalkınma ve büyümenin başarılması, 24 Haziran seçimlerinden istikrarlı bir seçim sonucu çıkmasına bağlıdır.

Son pişmanlık fayda etmez. Meyve veren ağaç taşlanır. Özellikle batılı emperyalist ülkelerin ve küresel finans baronlarının Türkiye’ye bu denli şiddetli saldırmaları, Türkiye’nin gelişmesini kıskandıkları, hasetlendikleri içindir. Onların suçlamalarına, saldırılarına yurtiçinde piyon olan, işbirlikçilik yapanlar, şu acı gerçeği çok iyi düşünmelidirler. Batılı emperyalist ülkelerin, Kıbrıs, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesi, Bosna, Kosova, Suriye, Libya, Irak, Lübnan, Yemen, Filistin ve Kudüs’ün statüsü konularında,  hangi tarafta yer aldıklarına ve kimi desteklediklerine çok iyi bakmalıdırlar. Avrupa’da, ABD’de, İsrail’de Müslümanlara yönelik baskılara, dayatmalara iyi bakmalıdırlar. O batılı ülkeler, o zihniyet, Türkiye’yi, halkımızı, Müslümanları sevdikleri için değil; güçlenen, gelişen, boyun eğmeyen Türkiye’yi durdurmak için Erdoğan’dan ve iktidarından kurtulmak istiyorlar. Oyuna gelmeyelim, tuzağa düşmeyelim. 1961-2001 yılları arasındaki 40 yılda 16 kez yaşanan ekonomik krizlere, 1923-2002 yılları arasında kurulan 58 tane hükümetli yıllara geri dönmek istemeyenler, 24 Haziran’da “Evet, YOLA DEVAM” demelidirler. “Bir oyun bir Milletvekili, bir Milletvekilinin de bir hükumet” demek olduğu siyasetin ana kuralıdır. 

24 Haziran, yeni Türkiye’nin, yeni bir sistemle, daha büyük ve ileri hedeflere koşacağı, halkımıza refah ve huzur sağlayacak bir sonuç getirecek inşallah. Rabbimizin inayeti, yardımı, desteği inananların, müminlerin, halkımızın, ülkemizin, tüm İslam âleminin üzerine olsun inşallah.

Halkımızın, bütün Müslümanların ve İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramını tebrik eder, yüce Allah’tan huzur, esenlik ve selamet niyaz ederim.

Röportaj: Sabahattin Acar

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1358 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...